Korona 19virüs tehlikesi devam ediyor, tehlike çanları çalıyor!.

Gitti, gidecek derken, dünyayı Ahtapot gibi sarmaya çalışan VİRÜZ ilçemizden ve bölgemizden gidecek gibi gözükmüyor.

Korona 19 Virüsünün halen ne kadar tehlikeli olduğunu bilmemek mümkün değilken, bazı insanlar gerekli tedbirleri yerine getirmemekte ısrarcı olmalarını anlamak mümkün değil.

Devletimizin en yetkili makamları ve Sağlık Bakanımız sürekli halkı bilgilendirdiği halde, bazı insanlar ısrar ve inatla neden MASKE+MESAFE VE TEMİZLİK kurallarına uymamakta ısrar ederler?.

Bazı insanlar ukalaca; “bana bir şey olmaz” diyerek KENDİSİNDE SANKİ OLAĞAN ÜSTÜ BİR GÜÇ VARMIŞ GİBİ, UKALACA KONUŞMALARI İNSANLARI ÇİLEDEN ÇIKARTMAYA YETİYOR.

Bazı İnsanlar; “BANA BİRŞEY OLMAZ” dediğinde elimizde sihirli bir değnek olsa da, o sözleri sarf edip, onlarca insanın hayatını karartacak  kişilere söz konusu hastalığı yapıştırmak mümkün olsa!.

Bu sözleri sarf ederken bile rahatsızlık duyuyoruz, bazı insanlar cahilce “bana bir şey olmaz” dese de, her insanın hayatını tehlikeye atsa da, bizler onlarında hastalanmasını asla istemeyiz, lakin öyle zamanda, öyle pervasızca sözler sarf edilince, insan ister istemez “keşke sana bu hastalık bulaşsa da, nasıl çile çekildiğini anlamış olursunuz” demekten kendimizi alamıyoruz!.

Devlet yetkililerimiz; MASKE+MESAFE+TEMİZLİK konusunda sürekli uyarıcı sözler söylüyor, halkımızın sıkıntılı sürece girmemesi için olağan üstü gayret sarf ediyorlarken, insanların halen ölümcül hastalık haline gelmiş Korona19 Virüsü konusunda duyarsız olmaları düşündürücüdür.

Bugün için Korona 19 Virüsü ile yaşamak zorunda olduğumuzu, ancak yaşarken virüsün bizi hasta etmemesine, hasta ettikten sonra ölüme neden olmamsına dikkat etmeliyiz.

Bugün belki hastalık konusunda yazdıklarımız ve konuştuklarımız hikaye gibi gelebilir ama, inanın hastalana insanların çektikleri o çileli süreci anlatmak çok zor.

Niksar’da son günlerde ciddi hastalığın yükseldiğini her fırsatta yazmaya ve halkımızı uyarmaya çalışıyoruz.

Niksar’a ve bölgemizde Korona19 Hastalığından dolayı bir hayli ölüm olayı gerçekleştiğini üzülerek ifade etmek isteriz.

Saygıdeğer okuyucularımız, dostlarımız, arkadaşlarımız, işin ciddiyetinin farkına arttık varalım.

Allah korusun ölümden kaçış tabi ki mümkün değil, ölüm vademiz geldiğinde kaçınılmaz sonu yakalayacağız, ancak hastalığa yakalanınca ölüm riski çok yüksek olmasına rağmen, hastalıktan dolayı ölüm gerçekleşmediğinde Allah korusun ölüm belki kurtuluş olacak şekilde hastalığın sıkıntıları ömür boyu sürecek şekilde sıkıntıların yaşanacağı bilim insanları tarafından ifade edilmektedir.

Bazen ÖLÜM bile kurtuluş olduğu ifade ediliyor, sonuçta her canlı ölümü tadacaktır ama, çile çekmeden, acılar içinde kıvranmadan ölmek varken, Allah korusun kıvrım kıvrım şekilde ihmalkarlığın sonucu hastalanıp çile çekmek çok hatadır.

Niksar’da ciddi olarak hastalık artmıştır, insanlar olarak MASKE+MESAFE+TEMİZLİK kurallarına uygun hareket edince hastalık 10 gün içinde azalıyor, lakin caddelerde pervasızca, hoyratça; “bana bir şey olmaz”  sözleri ile dolaşan insanlar olunca hastalık aniden yükseliyor, ölümler peş peşine geliyor.

Ölüm kaçınılmaz, lakin hastalıklar asla kaçınılmaz değildir.

İşin bir başka tarafı da şudur, Sağlık Bakanımız ve yetkililer her akşam ülke genelinde var olan sıkıntıları  söylediği halde yine bazı insanlar; “vakalar insanlardan saklanıyor?, neden gerçek rakamlar açıklanmıyor?” diyerek gereksiz sözler sarf ediyor ki, bu insanları da anlamak mümkün değildir!.

Soruya bakarmısınız; “vakalar insanlardan saklanıyor?, neden gerçek rakamlar açıklanmıyor?”. Yazıklar olsun bu soruları soranlara.

Ya kardeşim işte bizlerde şehrimizdeki vakaların çokluğundan, bölgemizdeki hastalığın fazlalığından bahsediyoruz, sonuç alamadıktan sonra, Niksar’da geçen hafta Korona 19 hastalığından 10 kişi öldü” desek ne olacak?. Bazı insanlar kendilerini ölüm oranı yükseldiğindemi koruma altına alacak?, MASKE takacak?.

Şaşkınlık yaşamamak mümkün değil.

Devlet yetkililerimiz ve özellikle Sağlık Bakanımız  her akşam hastalığın tehlikesini anlatıyor, MASKA+MESAFE + TEMİZLİK konusunda uyarılar yaptığı halde halen birileri, gerekli tedbirleri almak yerine, devletin yetkililerini açıklamalarını sorguluyorsa, onlara söylenecek tek söz var; Allah sizleri bildiği gibi yapsın, Allah sizleri ıslah etsin” demekten başka söz söylemek istemiyoruz.

Sağlık Bakanlığı sürekli, “Sizi ve sevdiklerinizi, milletimizi korona virüs salgınından koruyacak uygulanması basit ama altın değerinde 14 altın kuralı izleyin,izlettirin. Videoda anlatılanları uygularsak risk azalır,başarı şansımız artar. BERABER BAŞARACAĞIZ!” diyerek uyarıyor.

Sağlık bakanı sayın Fahrettin Koca; Bugün ağır hasta sayımız 1.456’ya ulaştı. Artış hızı yavaşlamış olsa da bu sayı azalmadan huzurlu olamayız. Birlikte mücadele virüsü yenecek en önemli güç. Sağlık çalışanlarımıza vefa göstergemiz tedbirde güç birliğidir” diyor.

Sağlık Bakanımız sayın Fahrettin Koca’nın son yaptığı açıklamalara bakalım.

-Kötümserlik bugüne kadar tedbir yerine geçmemiştir. Kötümserlik yayarak, virüsün gücünü ölçüsüzce büyütenlere maske, mesafe ve temizlik önerin.

-Gribin sebebi İnfluenza virüsü, Koronavirüsle aynı şekilde bulaşır. Yakın mesafede, kapalı ortamda risk artar. Koronavirüse karşı alınan üç tedbiri sıkı uygularsak, grip vakalarını da azaltmış oluruz. Lütfen daha dikkatli olalım. Aynı anda iki virüsle savaşmak zorunda kalmayalım.

-İSPANYOL GRİBİ SALGININDA, Koronavirüsle aynı şekilde bulaşan H1N1 virüsüne karşı alınacak tedbir de aynıydı: Maske, mesafe, temizlik. Bunlar iyi bilinmiyordu, yaygın uygulanmadı. Virüs 500 Milyon insana bulaştı. 50 ila 100 Milyon can kaybı oldu. O salgından tedbir dersi alalım.

-100 YIL ÖNCE dünya bir salgın yaşadı. İspanyol Gribi salgınında tahminen 50-100 Milyon can kaybı oldu. Hastalığa yol açan H1N1 virüsü, bugünkü Koronavirüsle aynı şekilde bulaşıyordu. Sizce, can kaybı neden I. Dünya Savaşındakinden bile fazlaydı? Üzerinde düşünmeye değer bir soru.

-Bugün ağır hasta sayımız 1.432’ye ulaştı. Sağlık çalışanlarımızın en büyük mücadelesi ağır hastalarımızı iyileştirmeye yönelik. Ağır hasta sayımızı azaltmak elimizde. Tedbirlere uymamız için bu uyarılar bize yetmeli. Birlikte mücadele edelim.

-İZMİR, MANİSA, AYDIN, MUĞLA, UŞAK, DENİZLİ il sağlık müdürleri, hastane başhekimleri ve saha koordinatörlerimiz ile il bazında toplantılar yaptık. Salgında son durumu, filyasyon çalışmalarını, tamamlanan ve planlanan sağlık yatırımlarını ele aldık. Çabamıza tedbirle destek verin” diyor.

Bir ülkenin sağlık bakanı daha ne desin?, insanların sağlıklı yaşaması için daha ne yapabilir?.

Günün Sözü; MASKE+MESAFE+TEMİZLİK İNSANLARI SAĞLIKLI YAŞA HAKKI VERİR.