Cenabı Allah bizlere öyle bereketli Topraklar nasip etmiş ki, bu Topraklarda yaşamak  her millete nasip olmaz, her milletde bu Topraklarda yaşayamaz.

4 Mevsimin yaşandığı bereketli Topraklarda yaşıyoruz.

Bizler yaşadığımız Toprakların kıymetini biliyormuyuz?, bu sorunun cevabı tartışılır!.

Yaşadığımız Toprakların kıymetini bilenler tabi ki var, ama bilmeyenlerinde sayısının fazlalığı dikkat çekiyor!.

Yaşadığımız Toprakların bugüne kadarki sürecinde Toprağın üst kısmının verimli kısmı ile yetindik, bundan sonra Toprağın ve Denizlerin atındaki kıymetleri ile ilgilenmeye devam edeceğiz.

Allah bizlere hem Toprağın üstündeki, hem de altındaki kıymetleri sunmuş, yeter ki kıymetini bilelim.

Bugüne kadar Toprağın üstünün kıymetini tam bildiğimizi söylemek mümkün değil!, şayet Toprağın üstünün kıymetini bilmiş olsa idik, Niksar Ovası KAVAK Ormanı haline gelmez idi!.

Memleket meseleleri ilgilenmek çok güzel ve anlamlı, ancak ilgilenirken işin dozunu kaçırmamak gerekir.

İşin içine biraz dalmaya başlayınca da sıkıntı ortaya çıkıyor.

Niksar Yaz ve Son bahar aylarının en güzel günlerini yaşıyor. Şu an için her sebze ve meyve yetişmiş durumda. Patates, Domates, Biber, Patlıcan, Yeşil Fasulye, Salatalık, Karpuz, Kavun, Üzüm, İncir, Nar, Erik, Çilek, Ceviz, Fındık, Elma, Armut, Zeytin, Marol, Maydonoz, Dere Otu, Yeşil Soğan, Kuru Soğan, Roka, Tere, Madımak, Mısır, hem sanayilik, hem yemlik hede insanların damak zevki için haşlanmış ve közde pişirilen Mısırların tadına doyum olmuyor.

Şehrimizde veya bölgemizde Portakal ve Mandaline, Limon türleri yetişmiyor, aslında onlarda hobi şeklinde ev ve işyerlerinde yetişiyor, bu konuda çok bir çalışma yapılmadığı için tam olarak bölgemize uygun olup olmadığı bilinmeye bilir.

Bu şu günlerde şehrimiz her ürün için zirvede.

Biber ve Domates’in her çeşidi üretiliyor, Kuşburnu Doğal yollardan üretildiği için onu dikkate almadık ama çok önemli bir ürün.

Şehrimizde ve bölgemizde çok değişik Mantar türleri de yetişiyor, özellikle ormanlık alanlarda yetişen farklı mantar türleri ciddi bir Pazar oluşturuyor.

Bereketli Topraklarda yaşarken tabi ki bununda bir bedeli oluyor, özellikle terör konusunda dış etkenlerden etkileniyoruz, ülkemizde ve bölgemizde terör hareketlerinin olması ne yazık ki kaçınılmaz hale gelebiliyor, inşallah bu topraklarda bundan sonra daha mutlu ve huzurlu yaşamak için devletimizin almış olduğu güvenlik tedbirleri sayesinde huzurlu yılları yaşamaya devam edeceğiz.

İşin doğrusu dünyada 4 mevsimin yaşandığı kaç ülke vardır?  ve bizim gibi güzel şehre sahip hangi millet vardır?.

Bazen bölgemizi gezme imkanımız oluyor, bölgemiz gerçekten o kadar verimliki anlatması mümkün değil.

Bahar aylarının başlangıcında şehir merkezinde başlayan Erik çeşitleri, Eylül ve Ekim aylarına doğru yaylalarımızda ve yüksek bölgelerde devam ediyor.

Mayıs ayında Niksar’da Erik meyvesi zirve yapıp aylara göre ürün devam ederken, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yüksek iklimlerimizde çeşitli Erikler insanlara hayat vermektedir.

Niksar ve bölgesinde Çilek ürünü Mayıs ayında başlıyor, ovada ürün devam ederken, yılın son aylarında yüksek yerlerde ürün devam ediyor, bu sene Çilek ürünü 10-15 TL den aşağı satılmadı. İncir halen kilosu 15 TL den satılıyor!.

Bereketli Toprakların gerçekten kıymetini bilmek gerekir, Niksar ve Erbaa ovaları gibi ovalar başka şehirlerde olsa, o bölgede yaşayan insanlar tarım ve Hayvancılık konusunda dünyada söz sahibi şehirler olur, amma lakin bizim şehrimizde yani her iki ovamızda tam verimli ve sağlıklı ürünler alınamıyor!, neden mi?, “az olsun benim olsun” mantığı şehrimizde hakim düşünce olduğu için.

Bölgemizde ve şehrimizde, “çok olsun, hepimizin olsun” düşüncesinin hakim olmasını çok arzu ediyorum, inşallah bu düşünce Tokat valimiz sayın Ozan Balcının  desteği ile olacaktır.

Niksar bir zamanlar Ceviz Ambarı idi, 15-20 sene önce bu özelliğini kaybetti, inşallah sayın valimizin 1 sene önce başlattığı Tokat’ın kalkınma hamlesi ile yine Niksar ülkemizin Ceviz Ambarı olma özelliğini yakalayacaktır.

Ancak!. Niksar ve bölgemizde Ceviz üretimi hızla ilerlerken, Ceviz ürününü halen çok farklı şekillerde değerlendirme imkanımız olmuyor.

Ceviz ürünü hem bölgemizde, hem de ülkemizde tüketimi çok fazla, fazla oluşu nedeniyle zaman içinde yurt dışında ithal Ceviz getirilmektedir, lakin 1-2 yıl sonra ikimi yapılan Ceviz ürünü  ciddi bir artış sağlayacak, ürünün satış sıkıntısı yaşamaması için mutlaka ham maddeyi mamul olarak yapılıp satılması çalışması sağlanmalıdır.

Ceviz Kabuklu olarak satılınca kilosu 5-10 TL ye satılıyor, bazı arkadaşlar çok istisna durum içinde 15-30 TL arasında satmış olsa da bu miktar çok fazla değildir, o nedenle mutlaka ürünün gerçek anlamda değerini bulması için mutlaka ceviz’in çok farklı şekillerde mamul olarak satılması kaçınılmazdır.

Bizler bu küçük notları yazarken, aslında Tarım bakanlığı kendi teşkilatı içinde yeni dünya düzeni içinde kendisini yenilemelidir.

İlçe tarım Müdürlükleri ve İl Tarım Müdürlüklerinin çalışma alanları yeniden düzenlenmeli yapılan düzenlemeler, kağıt üzerinde kalmamalı, hayat bulması için gerçek anlamda düzenlemeler yapılmalıdır.

Tarım Bakanlığı birkaç sene önce köylerin konumuna göre Ziraat Mühendisleri atamış her bölgeyi sayılara bölerek Ziraat Mühendisi ataması yapmıştı, aslında işin yapılma amacı doğru iken, işin sonunda köylere yapılan atamalardaki Mühendisler çalışma yapacak, fiziki alan olmadığı için, köylerde yapılan çalışmalar hayat bulmadı, sonra siyasetçiler devreye girerek, köylere ataması yapılan Ziraat Mühendislerini  şehir merkezlerine çektiler, bu teknik personel kurumlarda “YAYINCI” hizmet yaparak zaman geçiriyorlar!.

Günün Sözü: ÇALIŞAN DEMİR IŞILDAR.