ÜRETMEDEN TÜKETMEYE DEVAM EDERSEK MARUL’UN BAĞINI 5 TL DEN SATILINCA ŞAŞIRMAYACAĞIZ.

Dünyanın en verimli Topraklarına sahip bir şehirde yaşıyoruz, çok fazla toprağa sahip değiliz ama, en verimli topraklara sahip olduğumuzu, topraklarımızı sulayan şimdilik yeterli suyun olduğu bir şehirde yaşıyoruz, Pazartesi pazarında Marul ürününün bağı 5 TL den satılıyor, akıl mantık almıyor!.

Marul ürünü toprakla buluşması ile birlikte 20-25  günde ürün almak mümkün olan, çok rahat büyüyen, fazla emek verilmeyen önemli bir besin maddesidir.

İktidarı sarsmaya başlayan hayat pahalılığının pek çok nedeni vardır tabi ki, bunun nedenleri içinde o kadar çok şey saymak mümkündür, bizler işin detayına bakmadan yaşadığımız şehirde hayat pahalılığına nasıl çözüm bulunur ona bakıyoruz.

Niksar iklim yapısı ile 4 mevsimin yaşandığı ender şehirlerden bir tanesidir, son yılların dikkat çeken sıkıntısı olan Küresel ısınmadan etkilenmemesi gereken bölge idi, artık bölgedeki çok sayıda yapılan HES’lerin sayesinde bölgemizde Küresel ısınmadan nasibini almaya başladı.

Niksar Ovası dünyanın en verimli toprakları arasında olduğunu biliyoruz, “İnsan eksek biçersin” sözü bu topraklar için söylenmiş olmasına rağmen, ne yazık ki insanlarımız ellerindeki bir avuç tohumu toprakla buluşturmaktan aciz!.

Pazartesi günü işyerimizin yanında Pazar kurulur bizlerde ev ihtiyaçları için alış veriş yaparız, alış veriş yaparken pek fazla fiyat sormayız, hele de pazarlık hiç yapmayız ama mesleğin gereği fiyatları sormayı da ihmal etmeyiz.

Pazartesi pazarını bir tur atalım dedik pek çok ürün üzerinde fiyatlar yazmıyor, özellikle vatandaşın ilgi duyduğu daha çok ihtiyaç duyduğu ürünlerde fiyatlar yazmıyor, aslında her tezgahta her ürün üzerinde fiyatların yazması mecburi ve zorunludur.

Pazartesi pazarında ürünleri gezerken fiyatları sorduk Maru ürünü dikkat çekiyordu, “Marul ne kadar” diye pek ço tezgaha baktım sordum; ilk önce 3 TL diyen oldu, sonra 2.5 TL, köşelere doğru gidip sorduğum tezgah sahibi; “5 TL” deyince şaşırdım, “neden 5TL?” dediğimde, Marulu eline aldı “baksana kaliteye, başka kurtarmıyor Gübre % 100 zamlanmış hayat pahalı” dedi, satıcı ile laf yarışı yapacak halimiz yok ya, seçimler başladı siyasetçilerimiz pazara gidip bir alış veriş yapsınlar da tezgahlara baksınlar orada alış veriş yapan vatandaşı dinlesinler.

Hükümetimiz yüksek fiyat artışları karşısında ciddi çalışmalar yapmalıdır, tanzim satış mağazalarını kurarak 5-6 ilde halkın ucuz ürün almasını sağlamak kısmı çözümdür, genel anlamda çözüm bulunmalıdır.

Tarım Bakanlığı konuya daha dikkatli  ve çözüm bulacak şartları ortaya koymalıdır.

Tarım bakanlığı yaşanan sıkıntılı günlerde 24 saat çalışmalı, konuşmalar kağıt ve CD üzerinde kalmamalıdır.

Bizler sıradan insanlarız, tarım ve Hayvancılık konusunda ciddi kaygılarımız oluyor, sıkıntı yaşanmaması için her fırsatta yetkililerimize dertleri söylüyor çözümlerin bulunması için mücadele yapıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Valimiz sayın ozan Balcı beyi ziyaret etmiştim, sohbetimizi Tarım konusuna getirdim, ben Tarımla meşgul olan bir insan olmadığım halde şehrimde, bölgemde var olan sıkıntıların giderilmesi için neler yapabiliriz? Çözüm üretmek üzer sohbetler yapıyoruz.

Valimizle sohbet yaparken pek çok konuyu konuştuk ama Tokat çiftçisi veya Niksar için önemli gördüğümüz, Haşhaş ve Kendir ürünlerinin bölgemizde ekilmesini istedik, talebimizi uygun gören valimiz anında Tarım İl Müdürünü arayarak konuyu kısa olarak ifade etti; “gerekli çalışmayı yapın bana bilgi verin” dedi, işte bizlerin aradığı, bulduğunda bölgenin her alanda gelişmesi için çalışan bir insan Valimiz sayın Ozan Balcı.

Bölgenin kalkınmaması için hiçbir neden yok, yeter ki işin başında olan insanlarla, hizmeti yapacak insanlar bu ülkeye ve insanlara sevdalı olsunlar.

Tokat bu dönemde mutlaka kaybettiği değerleri kazanacaktır, bölgenin kalınması için bizler elimizden gelen her şeyi yapacağız, var olan sıkıntıları ifade edeceğiz, çözüm yollarında da önerilerimizi dile getireceğiz, bölgenin kalkınmasına mani olacak kişilere de asla taviz vermeyeceğiz.

Bölgemizde 3 dönem ürün almak mümkün, bölgemizde yetişmeyecek hiçbir sebze ve meyve yoktur yeter ki insanlarımız çalışsın, aş, iş bulma çabasında olsun, üretelim ve tüketelim.

Üretmeden tüketen toplum olduk, pek çok değerimizi kaybettik kaybetmeye de devam etmemeliyiz.

Dün arkadaşlarla sohbet yaparken şu sözler bizleri üzdü; “kardeşim sen Ovada Kavak dikilmesin” diyorsun ama halen en verimli tarlalara Kavak dikimi devam ediyor” dediler.

Tarlalarına Kavak dikenler mutlaka iktidara ağır sözler sarf edenlerdendir, üretmiyor, tüketirken “nedir bu pahalılık” diyor.

“tarım ve hayvancılık bölgesinde yaşayan biz insanlar köyden şehre gelip, şehre dönerken Yumurtayı, kesilmiş Tavuğu, şehir marketlerinden alıp köyde yaşamak istenirse bu şehirde üretimin olmadığını gösterir.

Tarım bölgesinde en verimli arazilerde Kavak Ormanı haline gelmişse o şehrin kalınması mümkün değildir.

Perşembe günü sabah saat 09 da Niksar’da Kayseri Şeker Fabrikası yetkilileri tarla günü programına davet ettiler, sabah soğuk havada tarla gününe katıldık, güzel bir program oldu, soğuk havaya rağmen tarlaya gittik çiftçilerin yoğun ilgisi vardı, programı takip ederken arazideki toprağı görünce hayran olmamak mümkün değildi, ancak mükemmel tarım arazisinde yine Kavak dikildiğini görünce “lanet olsun” demekten kendimi alamadım.

Köy bağlantısı olan insanız, arazi ile pek fazla uğraşmıyoruz ama bölgemizdeki en verimli arazilerin katledilmesini istemiyoruz.

Sabah güzel bir programa katıldığımız için mutlu olduk, soğuğa rağmen program yapan insanların emeklerini görmek istedik.

Bu şehir üretmeli, bu topraklar artık üretimle insanlığa hizmet etmelidir.

YETER ARTIK ÜRETMEDEN TÜKETEN TOPLUM DEĞİL, ÜRETEN VE ÜLKESİNE KATKI SAĞLAYAN TOPLUM OLMALIYIZ.

Günün Sözü: İNSAN EKSEN BİTECEK TOPRAKLARA SAHİP ÇIKMAK GEREKİR.