Ülke olarak en başarısız olduğumuz iki alan var, 1 tanesi Eğitim, 2. Husus Tarım ve Hayvancılık konusunda.

İlginç değil mi?, ülkemiz pek çok alanda ileri hamleler yaparken, özellikle kısa zamanda çözüm bulunacak Tarım konusunda ciddi gerileme var.

Tarım da ciddi sıkıntılar var, özellikle yerli tohum konusunda sıkıntılar en üst seviyede, Tarımda neden sıkıntılar çözüm bulmuyor.

Tarım bakanımız geçen gün Mazot ve Gübre desteklerinin verileceğini, Buzağı desteği ödemelerinin de vatandaşın hesabına yatırılacağını ifade etti.

Şu gerçeği ifade etmek gerekir, toplum olarak çok konuşuluyor ama üretim konusunda çok ciddi çalışmalar yapılmıyor.

Şu hususu dikkate sunmak isterim; “ her iktidar mensubuna, “neden 2006’da çıkardığınız tohum yasasıyla yerli tohumla üretim yapan çiftçiden desteğinizi çekerek ithal tohumun piyasaya hakim olmasına yerli tohumun bitişine olanak tanıdınız?” diye sorunuz… bu soru her fırsatta iktidar milletvekillerine veya mensuplarına sorulmalıdır.

Hani ülkemiz güçlü bir sistemle yönetilecekti?, Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi ile ülkemizde ileri hamleler yapılacak, sıkıntılı konular en kısa zamanda çözüm bulacaktı!.

Sanırım şu düşünce halen ülkemizde hakim konumunda; “Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan yalnızdır” etrafında çok sayıda dost gibi gözükenler var, amma halkın dertlerine çözüm bulan, devletin ve milletin var olan dertlerine çözüm bulanların sayısı çok az!.

Peki İktidar partisinin var olan yanlışlığı görmemesi veya bilerek konuya gözlerini kapalı oluşu karşısında ülkemizdeki ana muhalefet ve diğer muhalefet partileri ne iş yapar?, sizler hiç muhalefet partilerinden “Yerli Tohumun bitmesi yok olması için 2006 yılında çıkan yasa geri çekilmeli, kısa zamanda düzenleme yapılmalı, ülke Tarımımız yabancı tohum üreten devletlerin eline geçmemeli” diye konuşan bir muhalefet partisi veya lideri gördünüz mü?, göremezsiniz çünkü ülkemizdeki muhalefet partilerinin işi çözüm üretmek değil, insanların kafasını karıştırarak iktidarı kötülemektir.

Ülkemizdeki muhalefet partileri;  “AK Parti neden 17 yıldır iktidarda?, halk neden halen AK partiyi destekliyor?”, diyerek seslenişte bulunuyor, muhalefet partileri kendi beceriksizlikleri ilk önce iktidar partisine sonrada oy alamadıkları milletimize yıkmayı görev sayıyor, kendi yanlışlarını halka yıkmaya çalışında sandıktan başarılı bir şekilde çıkamıyor’.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan konuşmaları içinde Milli eğitimde başarısız olduklarını ifade etmişti, bir devletin en tepesindeki insan “Eğitimde başarı sağlayamadık” diyorsa bu sözlere sahip çıkılması gerekmez mi?.

Eğitimde başarı olmayınca Tarım ve Hayvancılık konusunda da başarı sağlanamıyor, artık Milli Eğitim bakanımız ki sayın bakanın gelmesi ile ülke genelinde ciddi sevinç yaşanmış millet olarak; “çok şükür  yeni Milli Eğitim Bakanı mutlaka eğitimin düzelmesi için çalışmalar yapacaktır, bu bakan döneminde de milli eğitim düzelmez ise daha da düzelmez” sözleri ülke genelinde yankı yapmış idi, halkın bu sözleri dikkate alınmalıdır.

Milli eğitim bakanlığı bünyesindeki eğitim kurumları düzelmeyince, iyi bir eğitim ve öğreti alamayan nesillerin sağlıklı tarım ve hayvancılık yapması mümkün değildir.

En başarısız iki bakanlık düzelmez ise ülkenin geleceği karanlık olacaktır.

Tek başına ve her sıkıntıyı kısa zamanda çözecek bir sistem ile halkın desteğini alan bir iktidar “YERLİ TOHUM YASAKLARINI HALEN DEVAM ETDİYORSA VE ÇÖZÜM BULUNAMIYORSA ÇOK DÜŞÜNMEK GEREKİR.

“Yerli ve Milli olmak” önemli idi, AK Partinin halkımıza vaatleri arasında “Yerli ve Milli” olmak, yerli ürünlerin kullanılması için sözler sarf edilmesi halkın çok beğenisini kazanmış pek çok ülke ürününü protesto ederek kullanmamaya, almamaya özen göstermiştir.

AK Parti hükümeti yani Tarım Bakanımız konuya duyarlılık göstermeyip halen yerli Sebze ve meyve ürünlerindeki yasakların kalkması için bir çalışma yapmaz ise siyasetçinin inandırıcılığı kalmayacaktır.

YERLİ VE MİLLİ OLMAK “çok önemli, sözler eyleme geçmelidir, eyleme geçmeyen sözlerin ilerleyen zamanda güvenirliği kalmayacak insanlar ipin ucunu kaçıracaklar, “bana ne kardeşim söz verenler sözünü tutsunlar” diyerek çalışmayan toplum olacaktır.

Bu ülkenin tek kurtuluşu “ÜRETMEKTİR” üretmeyen milletler batmaya mahkumdur.

Bu ülkede Tarım ve hayvancılık konusunda gerçekten ciddi çalışmalar yapılmalı ve çok üretmek için her imkan sunulmalıdır.

Devletin yetkilileri “Çiftçiye şu kadar ödeme yaptık” diyor üretici ise “ben öyle bir para almadım” diyor, velhasıl ortada bir yanlışlık var.

Şu veya bu nedenle yapılan hataların düzeltilmesini bekliyoruz, çiftçimizin çok üretmesi için önünde var olan engeller kalkmalıdır.

Bu ülke insanın çok üretmesi için, çok çalışması için bir şeyler yapılmalı.

İhracat yapan firmalar sertifikalı ürünler eksinler biçsinler  ama ihraca yapmayan insanlarımız kendi yöntemleri ile ekim yapması kolaylaşmalı, üretime yeniden başlaması sağlanmalıdır.

Üreticilerimi birilerinin eline mahkum bırakılmamalıdır, vatandaşlarımızın şu şikayetleri vardır; “tohum pahalı, gübre pahalı, mazot pahalı ekim yaptığımızda para kazanamıyoruz, kendi yerel tohumlarımızı ekince yasaklar sıkıntı yaratıyor neden çiftçilik yapalım” diyerek seslenişte bulunuyorlar.

Tarım da mutlaka ileri hamleler yapmalıyız, Hükümetin ciddi çalışmalarının olduğunu görüyoruz ama bu çalışmaların çoğu sahaya yani vatandaşa yansımayınca sıkıntılar büyüyor.

Stratejik konumda olan ürünlerin mutlaka yeniden hayat bulması için çalışmalar yapılmalı, çiftçiyi sıkıntıya sokan nedenler mutlaka ortadan kaldırılmalıdır.

Ülkemizde muhalefet doğru muhalefet yapmadığı için hükümette yapılan yanlışları iyi göremiyor  sonuçta ülke insanı olarak hep kaybediyoruz.

Günün Sözü: Üretmek, üretmek ve çok üretmek zorundayız.