Seçimlerin sonucu 13 Nisanda belli olur, kim nereyi kazanmış ise koltuğa oturur.

Seçimlerin sonucunu hukuka saygılı olanlar beklemek zorundadır, hukuka saygısı olmayan gereksiz şekilde kırgınlıklar meydana getirmeye çalışır, insanlar arasında nifak tohumları ekmeye çalışırlar.

Bizler doğruları yazıyoruz, yazınca da birileri doğrulardan rahatsızlık duyuyor.

İstanbul da yapılan seçimlerin sonucunu belemek gerekir, bu seçime kadar her parti yapılan seçimler sonunda sandıktan çıkan sonuçlara itiraz etmişlerdi, bugünde AK Partinin itiraz ediyor, bu itiraza neden karşı çıkılıyor?.

Bırakınız koskoca İstanbul belediye başkanlığı seçimini, mahalle muhtarları bile birkaç oyla seçim kaybedince itirazları yapıyor tüm şartları zorlayarak seçimde alamadığı oyu almaya çalışıyor.

Şimdi AK Partinin itirazlarına tepki verenler, gereksiz çok ağır ifadeler kullananlar acaba CHP adayı aynı durumda olsa idi ne olurdu?.

AK Partinin itirazı haklı nedenleri var, yapılan itiraz sonucu görülüyor ki AK Parti seçmeninin vermiş olduğu oylar sandıktan çıkmış ilk oy tutanaklarına geçilmiş, sonra “birleştirme tutanaklarına” yazması gereken sandık başkanı veya yetkilisi  AK Parti hanesine yazması gereken oyları ya CHP hanesine veya başka parti hanesine yazmışlar, yapılan yanlış ortaya çıkmış bu hataların düzeltilmesi için hukuki süreçler başlatılmıştır, yapılan her şey hukuk içinde olan çalışmalardır.

Daha öncede ifade ettim; Adalet herkese lazım, Hukuk herkes için aynı şekilde işletilmelidir, hukukun üstünlüğünü sürekli gündemde tutmaya çalışanlar, hukuk süreçlerini beklemek zorundadır.

Nedir bu telaş?, İstanbul belediye başkanlığını AK Partide kazanabilir, CHP de kazanabilir, herkes tarafından bilinen hataları yok saymayı kim kabul eder?, kaldı ki her parti için İstanbul belediye başkanlığı tabi ki önemlidir.

İstanbul seçimlerini hangi parti olursa olsun kaybetmek istemez ama, sonuçta sandıktan çıkan sonuca da herkes boyun eğmek zorundadır, AK Partinin sandıktan çıkan sonuçları kabul etmemesi söz konusu değildir.

AK Parti doğru yoldadır, siyasetin kirli tarafına bakarak “AK Parti kaybetsin de nasıl kaybederse kaybetsin” diyenlere de  herhalde buyurun efendim kusura bakmayın bu makam sizin” demez.

Hani derler ya; “ İğneyi kendine, Çuval duzu karşındakine batır” denir, CHP veya AK parti karşıtı olan kişiler acaba bir mahalle muhtarlığını kazanmış olsalar biriside gelse; bu muhtarlığı sen bırak ben yapmak istiyorum” derse Muhtarlık bırakan olur mu?.

Kimse boşa nefes tüketmesin, küçük şehirlerde bile kazanılan veya kazandığı söylenen hiçbir makam veya koltuğu hiç kimse “gel ben istemiyorum sen otur” demez.

Belediye başkanlığı seçimleri 5 yılda bir yapılıyor, CHP bu makamı elinden kaçıralı 25 yıl olmuş, henüz kazandığı Yüksek Seçim Kurumu tarafından açıklanmamış bir seçimi kazanmış değildir, kazandığında hukuki süreç tamamlandığında onların önünde hiçbir engel kalmayacaktır.

AK Partinin itirazları kabul edilince açılan sandıklar da yalnızca AK Partinin oyları ortaya çıkmıyor CHP nin de oylarında az sayıda da olsa yanlışlar ortaya çıkıyor, o zaman ne yapmak gerekiyor?, herkes hukuka saygılı olmalı, hukuk sonunda ne derse o olacaktır.

CHP li bazı yetkililer acaba sandıklar açılıp sayılmaya başladıktan sonra sonuçtan mı endişe ediyorlar?.

Yok ya, endişe etmeye gerek yok 29 bin ay farkla kazanmış olan CHP adayı sayın Ekrem İmamoğlu seçimi kazanmış olacak, sandıklarda zayi olan oylar ortaya çıksın, her parti aldığı oyu çok net bilsin.

Ne olacak ki?, ha 10 gün önce, ha 10 gün sonra, 10 gün hiç kimseye bir şey olmaz, 25 yıl bekleyenler şuracıkta 10 gün beklemekten kaçınıyorlar!.

AK Partiyi savunmak bize düşmez tabi ki, lakin bu ülke de yaşayan, bu ülkenin gerçeklerini yaşayan insan olarak doğruları yazmak ve bilmek bizimde hakkımız.

Bizler bugün doğruların ortaya çıkmasını isterken ve beklerken, AK partinin ekmeğini yiyenler, akam ve mevkii sahibi olanların pek çok kişi belki de bizler kadar yaşanan haksızlık karşısında suskun kalmayı tercih ederler, ama bizler doğruları onlara rağmen yazacağız savunacağız.

Bakınız bırakın Ankara ve İstanbul’u, Tokat’ta yapılan İl Genel Meclisi seçimleri sonrasında hemen koltuk kavgasını başlatanların olduğunu görüyoruz.

Tokat İl Genel Meclisi seçimlerinde, AK Parti 20, MHP 14,  CHP  6 ve BBP 1 Meclisi üyesi kazandı, seçim sonuçları böyle olunca Tokat İl Genel Meclisi başkanı ve 2 Başkan yardımcısı ve komisyon üyeleri seçimleri yapılacak, yapılacak olan seçimlerde makamlar nasıl dağılacak?.

Gördünüz mü? sizlere kocaman bir soru sorduk cevabını verin bakalım?.

Eh ne yapalım şimdi?, Tokat İl Genel Meclisi seçimlerindeki koltukları dağıtamadan, Ankara ve İstanbul seçim sonuçlarının ne olacağını merak ediyoruz, bizlerin söyleyeceği sözler açık ve nettir, sandıktan çıkan sonuçlara herkes saygılı olacaktır.

Tokat İl Genel Meclisi seçimleri için kimsenin tereddüt etmesine gerek yok, Cumhur İttifakı neden gerçekleşti?, Cumhur İttifakının ruhunu anlayamayanlar, yapılacak seçimlerde tereddüt ederler!.

Cumhur İttifakını oluşturan iki lider vardır, iki liderin düşünceleri Tokat’ta hayat bulmak zorundadır, saygıdeğer liderlerin düşüncelerini anlayamayanlar 1 Meclisi başkanı, 2 başkan yardımcısının nasıl seçileceğini bilemezler.

Cumhur İttifakını anlayamayanlar ittifak dışında kalan partilerle iş birliği tekliflerinde bulunurlar!.

Tokat 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakını oluşturan düşünceye  zarar vermeye kalkmaları artık son bulmalıdır.

Tokat İl Genel Meclisi 41 üyeden oluşmaktadır, 41 üye 1 başkan, 2 başkan yardımcısı ve gerekli olan komisyonlara  üyelerini seçecektir, ilk toplantı Perşembe günü yani 11 Nisan tarihinde yapacak, sanırım yeni seçilen İl Genel Meclisinin içinde en yaşlı üye olarak MHP Niksar İl Genel Meclisi üyesi Atalay Karahan abim olduğunu biliyoruz, ilk açılış toplantısını Atalay Karahan abimizin yapacak olması bizler içinde mutluluk kaynağı olmuştur.

Seçimler yapıldı, mazbatalar verilmeye başlandı, yani Su akar, yatağını bulur.

Günün Sözü: “İĞNEYİ KENDİNE, ÇUVAL DIZI KARŞINDAKİNE BATIR”