Yeni Zelanda da yaşanan katliamda hayatını kaybeden  din kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize Cenabı Allah’tan acil şifalar dileriz.

Yeni Zelanda da yaşanan katliam dünya insanlığına ve özellikle devlet adamlarına ve hatta siyasetçilere ders olur mu?, sanmıyoruz, ders olsa her gün Gazze de yaşanan katliam ve insanlık zulmü durur!.

Yeni Zelanda da yaşanan insanlık dışı katliam bütün mazlum milletleri derinden üzmüştür, yaşanan katliama Yeni Zelanda halkı tepki vermesi ise en anlamlı hareketlerden bir tanesidir.

Hangi ülke olursa olsun yaşanan katliama alkış tutanlar dışında, katliamı reddeden, karşı çıkan ve fedakarca tepki verenlerin sayısı çok önemli.

Yeni Zelanda da yaşanan katliamdan sonra Yeni Zelanda halkının çoğunluğu yaşanan katliama tepki veriyorsa o ülke insanlar saygı görmeye layık insanlardır.

Bizim ülkemizde yaşanan zalimlikleri savunan hainler yok mu?, onlarcası var, o zaman Yeni Zelanda ülkesinde yaşanan vahşeti o ülkenin halkı desteklemiyorsa ve de ülkenin başbakanı İslamın kuralları içinde başını kapatarak insanlara başsağlığı dilemek için ziyaretler yapıyorsa o ülke insanına karşı zalimce saldırmak yanlıştır.

Evet Yeni Zelanda da yaşanan vahşet yani katliam insanlık adına utanç vericidir.

Camide Allah’ın huzuruna çıkarak ibadet eden insanları secdede katleden hain mutlaka cezasını bu dünyada kısmen çekecektir, ahirette çekeceği cezayı tabi ki Allah bilir.

Sanırım Fransa da bir araçlar birkaç insan ölmüştü bütün dünya liderleri Fransa’ya koştu yaşanan vahşeti protesto etti, peki Yeni Zelanda da yaşanan vahşet karşısında dünya liderleri ne yaptı?, hiç.

Şimdi bizler bu dünyadaki vahşetin karşılığının Hilal ile Haç savaşı olduğunu yazarsak yanlış mı olur?.

Dünyada yaşanan insanlık suçlarının, katliamlarının en büyük nedeni Hilal ile Haç’ın hale devam eden mücadelesidir.

Yeni Zelanda da işlenen vahşi cinayetin arkasında yine karanlık güçler vardır, bu karanlık güçlerin meydana çıkacağını sanmıyoruz, hain ve katil dünyada pek çok ülkeye de gitmiş ülkemize de gelmiş ve hatta Tokat’a da gelerek  doğru ise 2 gün Tokat’ta kalmış.

İlginç değil mi? Yeni Zelanda katliamını yapan hainin ülkemize gelmesi ilginç, Tokat’a gelmesi ise daha da ilginç.

Yeni Zelanda da 2 camiyi basarak katliam yapan hainin bilgisayardan canlı yayın yaparak katliam yapması ve gerekli tedbiri kısa zamanda almayan Yeni Zelanda emniyeti kusurludur, canlı yayında hadi bir camiyi bastın, ikinci Cami basılmadan güvenlik güçleri gerekli tedbiri alabilirdi, ama güvenlik zafiyetinden dolayı iki camiyi de basan hain yine de yakalanması insanlık adına önemli.

Yeni Zelanda ülkesini Çanakkale savaşlarından tanımaya başladık, dünyanın öbür ucundan gelerek ülkemizi işgal eden ülkelerle birlikte olan bir devlet, halen ülkemizde Çanakkale diyarında yatan onlarca Yeni Zelandalı insanlar var.

İlginç değil mi?, dedeleri ülkemizi işgal eden ülkelerle birlikte vatanımızı işgal etmeye çalıştılar, kimisi kara toprağa düştü, kimisi yaralı olarak binlerce kilometre yola geri gitti, dedelerinin otunu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Müslüman bir ülke oluşundan rahatsızlık duymuş olmalı ki Türklere sıkacağı kurşunları tüm Müslüman dünyasına sıkmış oldu.

Yeni Zelanda başbakanına söyleyecek sözümüz yok, o bir devleti temsilen üzerine düşen görevi yapıyor, bütün insanlık aleminden özür  diledikten sonra, ülkesinde olan Müslümanların huzurlu bir şekilde ibadetlerini yapmalarını için ciddi tedbirler alıyorlar.

Hiç yaşanmaması gereken bir olay bakalım dünyadaki son yankıları ne olacak?, insanlığın katledildiği Avrupa ülkelerinden ses yeterli gelmemesi yukarıda ifade ettiğimiz gibi Hilal ve Haçlı savaşının başlangıcımı olacak?.

“Her nefis ölümü tadacaktır” Müslümanlar olarak bizler buna inanıyoruz.

Yeni Zelanda ülkesinde katledilen insanlarımız, inançları gereği ibadetlerini yaparken kahpe kurşunlara hedef oldular ve ebedi yolculuğa çıktılar, onlar Camide ibadet yaparken şehit oldular, ne mutlu onlara, ölüm acı ama sonuç güzel.

Allah’ın huzurunda ibadet yaparken, secdeye kapanıp Allah’la birlikte olurken ebediyete intikal etmek anlamlı ve güzeldir.

Hiçbir ölüm insanlara hoş gelmez, insanlar yaşarken daha çok yaşamak, dünya nimetlerinden daha çok faydalanmak isterler, lakin inanmış kalpler, inanan insanlar, bir an önce Allah’a kavuşmak için yaşarlar.

Dedik ya; “her nefis ölümü tadacaktır, bundan kurtuluş yoktur, o zaman çok yaşamışsın, az yaşamışsın bunun ne anlamı var?.

Dünyada çok yaşarsanız, günah defterleri daha çok dolacak, az yaşarsanız günah defterleri az dolacak.

İnsanlık dünyaya yaşamak için geliyor, daha çok yaşamak, daha çok dünya nimetlerinden faydalanmak, tabi ki bunun tersini düşünenlerde vardır, olmalıdır da, bilmiyoruz katliam sonucu hayatlarını kaybeden Müslümanlar içinde belki de bir an önce Allah’a kavuşmak isteyenler var idi.

Her nefis ölümü tadacaksa, o zaman ölüm erken geldi dememek gerekir, nasıl ki her canlı bir an önce doğmak istiyor, dünyaya gözlerini açtıktan sonra dünya nimetlerinden faydalanmak istiyor, o zaman bazı nefislerde dünyadaki zalimlikler karşısında bir an önce ebedi istiratgaha gitmek ister.

Acı ve zalimce bir ölüm ama, biz Müslümanlar kadere inanan insanlarız, kaderde camide ölüm yazıldı ise buna kimse mani olamaz.

Ölüm her kes için vardır, her canlı normal ölümler hayatı noktalanmalı, ancak bir musibet bin nasihatten iyidir sözü de burada inşallah hayat bulur, zalimce yaşanan cinayetin sonrasında insanlık ders alır.

Günün Sözü: HAÇ İLE HİLAL SAVAŞLARINI ASLA UNUTMA!.