Soğan 5-6 TL, Patates 2-3 TL, Domates ve Biberi saymıyoruz onlar mevsimin yiyecekleri değil, gerçi ülkemizde 12 ay Domates ve Biber, Hıyar, taze Kabak üretimi devam ediyor.

Hani tarım ülkesi idik!, nasıl bir Tarım ülkesiyiz de Soğan 5-6 TL ye çıkıp insanların yiyeceğine göz dikiliyor?.

Kuru Soğan 12 ay üretilen bir ürün değil, yaz aylarında hasadı yapılır, ilerleyen aylarda kullanılması için depolarda bekletilir, Hükümetimizin Kuru Soğan stokçularına yönelik olarak yaptığı seri baskınların bir anlamı yok, zaten bu işi yapanlar stok yapmak zorundadır,  Kuru Soğan normal hasat zamanında bile bu sene çok düşük fiyatlardan satılmadı ki.

Tarım politikaları konusunda ülkemizde çok büyük sıkıntıların olduğunu görüyoruz, devlet ciddi çalışmalar yapıyor, yapılan çalışmalar halka yansımıyor, üreten çiftçiler ile, destekleyen devletin arasında bir çıkmaz sokak var bunu tespit edip bir an önce çözümler üretilmelidir.

Tarlada üretim yapan çiftçi 50 kuruşa veya 1 TL ye ürün satıyor, tüketici bunu 5-10 TL arasında alarak tüketebiliyor, bu sıkıntıların çözümü marketlere bakılarak, marketlerdeki fiyatları düşürme adına yapılan ithalatla asla çözülebileceğini sanmıyoruz.

Bizler Patates, Soğan pahalandı ne olacak?, derken ülkemize giren ithal Soğanlar çözüm olmayacaktır, ithal edilen her ürün ülkemizdeki üreticiyi  sıkıntıya sokmakta üretim yapan çiftçiler her geçen gün ellerini topraktan çekerek daha az üretim yapan tarım ülkesi haline geliyoruz.

Sanırım en büyük sıkıntı şu, masa başlarında toplantı salonlarında yapılan konuşmalar ve projelerin sahaya yansıması mümkün değildir, masa başında yapılan projeler yatırımları yanlış yönlendirmektedir, ülkemiz nerede ise proje çöplüğüne dönüştü, projeler projeler derken kaynaklar projelere akıyor, çiftçi kazanamıyor, tüketici yüksek fiyatlardan ürün alıyor ve bir karmaşadır gidiyor.

Bir yerlerde hatalar zincir devam ediyor, üretici dertli, tüketici dertli ama marketçilerin işi her geçen gün hızla yükselerek devam ediyor.

Ülkemizde var olan ve her geçen günde büyüyerek devam eden marketler zinciri bu büyüme ile devam ederse, tarımda gelecek bakımından ciddi sıkıntılar olacaktır.

Bu ülkenin çok konuşan, kısır çekişmeler yapan siyasetçiye, bürokrata ihtiyacı yok, bu ülkenin ihtiyacı, az konuşan, çok üreten, çok üretene destek veren siyasetçilere ve bürokratlara ihtiyacı vardır.

Bu ülkenin üretmekten başka kurtuluşu yoktur, az sayıda üreten çiftçileri var, bunlarda her geçen gün üretim yapmaktan kendisini geriye çekmeye başladı.

Devlet başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan konuşmaları içinde; tarıma şu kadar destek verdik, Hayvancılığa şu destekleri verdik” diyor, bu konuşmaları Tarım ve Hayvancılıkla uğraşan hizmet eden insanlara sorduğumuzda insanlarımız şunu diyor; “ne desteği kardeşim, ben yüz bin TL lik masraf yaptım aldığım para yok, nerede bu paralar” diyor ve isyan edercesine sözler söylüyor!.

İlginç değil mi?, devlet başkanımız ve yetkililer, “devlet olarak üreticiye şu kadar destek verdik” diyerek konuşurken, üretim yapan tarlada bağında bahçesinde çalışan insanlar “ne desteği kardeşim ben almadım bir şey diyor, hatta; bana devlet bir destek vermesin benim önümü kapatmasın benim üretim yaptığı ürünlerin satışında sıkıntı yaratasın, bana zehir saçan tohum almamı engellesin ben başka şey istemiyorum” diyor.

Hadi bakalı çık işin içinden nasıl çıkabilirsen.

Devletin yetkilisi “ben verdim” diyor, vatandaş “almadım” diyor, aldın almadın diyenlerin arasındaki anlaşmazlıklar devam ederken Kuru Soğan 5-6 TL den yoluna devam ediyor, TV lerde çıkan haberleri dikkate alan Hükümet “tüketici ucuz ürün yesin” diyerek hemen ithalatın kapısını açıyor, ülkemize yapılan her Tarım ürün ithalatının bedelini üretim yapan çiftçi çekiyor ve üretim yapmaktan her geçen gün kaçıyor.

Patates Soğan gibi stratejik üründe ekim alanlarının küçülmesini üreticinin neden ekemediğini de araştıralım, Niksar’da Arazi toplulaştırmaları devam ediyor, bu iş bitince inşallah  daha sağlıklı ürünler alınacaktır.

Her gün çıkan ithal et problemine ve süt mamullerinin üreticinin sıkıntısı, girdi maliyetlerini de tartışmadan geçmeyin, İthal ürün girdileri her geçen gün artıyor, hammadde girdileri yüksek üretiici sıkıntı çekiyor.

Köyden göçü, boşalmış verimli toprakları Tarıma uzak duran gençliği de unutmayın, gençler her geçen gün Tarımdan uzaklaşıyor.

Gelişmiş herhangibi ilk 10 da yer alan Ülkelere bir göz atın, Tarımsal üretim kapasiteleri bizden kat ve kat fazla, yani sanayide ileri seviyede olan ülkeler Tarım alanında da  çok ileri seviyedeler.

Her yıl Sosyal Yardım alan vatandaşı artan bir Ülkeyiz, Sosyal yardımların verilmesi güçlü bir ülke için tabi ki güzel ama, Sosyal yardımların her geçen gün artan şekilde olunca gençlerin çalışma azmi azalıyor,  yine her yıl Tarım İthalatı artan bir Ülke zengin bağımsız adaletli refahı yüksek olamaz zaten olmuyor.

Tarımda ithal her geçen gün yükselerek devam ediyor, Tarım da ithal ürünler çok kontrollü şekilde olmalı, lakin her TV haberleri sonrasında ithalatın önü açılıyor, üretici korunmuyor.

Ülkemizde tüketiciyi tabi ki koruyalım, çünkü herkes tüketici, ama bu ülkenin stratejik ürünlerinin ithal edilerek üretimden vazgeçilmesi geleceğimizi tehlikeye sokacaktır, bunları tabi ki yetkililer bilir ama, bizlerin hatırlatması yine de uygun olacaktır.

Bundan sonra haftanın 2 günü Pazar yerlerindeki satışlarla, Marketlerdeki satışların kıyaslanmasını yapmaya çalışacağız, bu karşılaştırmayı yapalım ki bizlerinde yetkililerin dikkatine sunalım.

Bugün önemli bir toplantı yapıldı, toplantıyı Kayseri Şeker fabrikası yetkilileri yaptı, Niksar bölgesinde üretim yapan Pancar üreticilerinin sıkıntıları ortaya kondu, önemli ve güzel toplantı idi.

Kayseri şeker fabrikası yani Turhal Şeker Fabrikası yetkililerinin yaptığı çalışmaları yazacağız.

Günün Sözü:  ÜRETİM YAPAN ÜLKELER ZENGİNLEŞİR, HALKI MUTLU OLUR.