İLGİNÇ ZAMANDA YAŞIYORUZ.

Hani bazen diyoruz ya “İt izi At izine karıştı” diye gerçekten de, kimin ne yaptığı belli değil ama bir devran gidiyor.

Dünya her sabah yeniden doğar.

Her yeni gün yeni umutların açıldığı andır, böyle olmasını diliyoruz ve istiyoruz.

Yaşadığımız dünyada var olan gerçekleri görmek, yazmak, anlamak ve yaşamak gerekir.

Uzun zamandır yazmak istiyordum, bazen küçük notlar şekilde ifade etmeye çalıştık amma, bugüne kadar bir çözüm bulunamadı.

Milli ve manevi servetlerimiz gözlerimizin önünden akıp gidiyor, hiçbir kimsenin de GIKI çıkmıyor!.

Kurban Bayramında 3 milyona yakın küçük baş hayvan kesilmektedir, eskiden kesilen küçük baş hayvan derileri havada kapışılır satışı yapılırdı, son 3-5 yıl içinde artık küçük baş hayvan derileri satılmıyor, eskiden çeşitli hayır kurumları topladıkları derileri dericilere satarlardı artık Camiler başta olmak üzere deri toplamıyorlar, toplasalar da satışını yapamadıkları için deriler toprağa gömülüyor ve ülke ekonomisi çok ciddi kayıp ederken, dini bir vecibenin sağlıklı hale gelmesinde sıkıntı yaşanıyor.

Kurban derilerinin hem milli ekonomiye, hem de din vecibenin yerine getirilmesinde sıkıntı yaşanmaması için mutlaka çözümler üretilmelidir.

Bizler daha önce bir hatırlatma yapmış idik, yeniden hatırlatmayı yapmak istiyoruz.

THK ülke genelinde en ciddi deri toplayan kurumdur, THK topladığı derilerin mutlaka milli ekonomiye katkı sağlaması dolayısı ile  kendisine de önemli katkı sağlayacaktır.

Birinci önceliğimiz şudur, Kurban derileri yüzülürken pek çok acemi kasap tarafından kurban kesimi yapılmaktadır, hatta deriler para tutmadığı için bilinçli olarak hızlı deri yüzme işinden dolayı kasaplar derilerin kesilmesinde mahsur görmemektedirler, deri deriler yüzülürken bıçak darbeleri ile kesilmekte sağlıklı deride çıkmamaktadır, bundan dolayı 1. Derinin sağlıklı yüzülmesi için bir arkadaşımız Deri yüzen bıçak yapmış bu bıçağı Tokat Belediyesine insanlara dağıtılması için ücretsiz patentini vermiştir, Tokat belediyesi bu bıçağı yaptırarak çok sayıda dağıtmalı deriler sağlam çıkmalıdır.

İkinci önerimiz şudur; THK topladığı derileri nasıl değerlendiriyor?, bilmeyiz ama bu dönemde Derileri işleyerek ya süs malzemesi veya Namaz Seccadesi olarak satışını yapabilecek işlem yapmalıdır.

Koskoca ülke kendi değerlerini değerlendirmekten aciz konumda olmamalıdır, hayvan derileri bu ülkenin milli değeridir.

Ülke genelinde yapılması halinde önemli bir ekonomik girdi sağlanacaktır, ülke genelinde yapılamaz ise hiç değilse Tokat bölgesinde bu işlemler yapılmalı, ülke geneline örnek çalışma olarak damgasını vurmalıdır. Tokat’ta sağlıklı derinin yüzülmesi ve işlenmiş deri olarak satılması için bir çalışma yapılabilinir.

Milli bir varlık olan ve dini vecibenin de sağlıklı hale gelmesi için Kurban derilerinin mutlaka değerlendirilmesi gerekir.

Bir arkadaş şu düşüncelerini yazmış; “Esgiden koyunun yünü para ederdi çocuk luk yıllarımızda Rahmetli KADİR Emmim hemen bize her şeyi alırdı çerçiciden bizden hiç bir şey sakınmazdı Rahmetli koyunun kralını yapardı hele güvez koyuna hastaydı biz onun hakkını ödeyemeyiz yine yaz gelse gidiyom yaylaya bir yanım kırık kuzuların melemesini özlüyor insan” diyor eve  sözler tam yerel dille ifade edilmiş, bu sözlerin yerel ve anlamlı olması yanında; “Esgiden koyunun yünü para ederdi” sözü çok önemli!, şimdi Koyunun ne yünü para ediyor ve satılıyor, neden dersisi para ediyor, her ikiside boşa gidiyor, kimisi Toprağa gömülüyor, kimisi Yaylalarda çimlerin üzerini kaplıyor, şu sözlerde bir başka güzel;  “çocuk luk yıllarımızda Rahmetli KADİR Emmim hemen bize her şeyi alırdı çerçiciden bizden hiç bir şey sakınmazdı Rahmetli koyunun kralını yapardı” rahmetli koyunun kralını yapardı, şimdi koyun sürüleri artık yaylalarda melemez oldu, büyük sürüler yok denecek kadar az, yaylalarımız bomboş!.

Bir şeylerimizi kaybediyoruz, bir taraftan zenginleşirken, diğer taraftan milli değerlerimizi kaybediyoruz, nereye kadar?.

Milli olmak nasıl bir şeydir?, milli ve manevi değerlerden uzaklaşmaya çoktan başladık, kendi ülkemizin milli değerlerine sahip çıkamaz olduk.

Bir milli servet göz göre göre yok oluyor, hiçbir Allah’ın kulu vah bile demiyor.

Geçtiğimiz Kurban Bayramında kesilen yüzlerce koyun dersini görünce bunları ne yapıyorsunuz? Dediğimde, “ ne yapalım kuyu açıyoruz kuyuya kapatıyoruz, ne alan var nede isteyen” denince şaşırdım, her yıl kesilen Kurban derisini özene bezene Tuzlayıp kim istedi ise ona verdik.

Bizde mi yanlış var, yoksa bu ülkede pek çok milli değerlerimizi kaybederken artık “NEMELAZIMCI” bir toplum haline mi geldik nedir? bilmiyorum.

Bir şeyler yanlış gidiyor, yanlış belli, teşhis edecek ve tedavi edecek Doktor da var biliyoruz da!, neden bunlar konuşulup çözümler bulunmuyor?.

Aha da siyaset başladı, sahalar hızlandı, sizlere sunulan Milli ve Manevi değerlere sahip çıkan bir siyasetçi adayı gördünüz mü?, vallahi bu yazıyı azana kadar ben bir şey görmedim, bundan sonra acaba bir siyasetçi milli ve manevi meselelere değinen bir sloganı ve çözüm üreten bir sözü veya vaadi olacak mı?.

Niksar’da siyaset yapanlara bir şey demeyeceğim, işin içine girince çıkmak zor olur.

Daha öncede ifade ettim, “siyasi partilerin adayları belli olana kadar mücadele yapacağım, sonrasında ben yokum” dedim.

Şimdi kime ne diyeyim?, yazmaya başlayınca mutlaka birilerinin canı yanacak, sonrada beni iki satır yazı ile şikayet edecekler, iki satır dilekçe karşılığında ilk önce Cumhuriyet Savcılığına hesap vereceğiz, sonrası malum “basın yolu ile hakaret” davası açılacak.

Sakın ha bu ülkede “basın özgürlüğü var falan demeyin!, bunun en büyük darbesini biz yiyoruz.

Devletin ve milletin lehine mücadele yaparken bile hesabı biz veriyoruz.

Bakınız sınırları aşmaya başladım en güzeli nokta koyalım da gelecek Kurban Bayramındaki milli değerler içinde olan Koyun ve Keçi derileri katledilmesin!.

Günün Sözü: MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAYAN MİLLETLER BATMAYA MAHKUMDUR.