İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimi, belediye seçimi olmaktan çıkmış, ülke meselesi haline gelmiştir.

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimi 31 Ekim tarihinde yapıldı ancak önemli usulsüzlükler yapıldığı iddiası ile YSK seçimi iptal etti, 23 Haziran 2019 tarihinde seçim yenilenmiş olacaktır.

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili çok şeyler söylendi, işin muhataplarından İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı adayı sayın Binali Yıldırım şunları ifade etti;  “FATURAYI MİLLET KESER SİZ KESEMEZSİNİZ. BÜYÜK ŞEHİRDE “OY KAYBIMIZ OLDU” DİYE GÖRDÜĞÜMÜZ ŞAİBELER KARŞISINDA SUSACAKMIYDIK?. SANDIK KURULU ÜYEMİZİN BİZE GETİRDİĞİ SONUÇ İLE YSK EKRANINDAKİ SONUÇLAR TUTMAYINCA SANDIKLARI TEK TEK İNCELEMEYE BAŞLADIK, ELİMİZİ NEREYE ATSAK OYUMUZ İÇ EDİLMİŞ, USULSÜZLÜK VE KASITLI İHLALLER YAPILMIŞ, NE YAPSAYDIK YANİ, HAKKIMIZI ARAMAYACAKMIYDIK?” diyerek net ifadeler kullandı.

İşin aslı ortada, CHP adayı seçimi kazanamadığını bildiği halde seçimlerin başlaması ile birlikte kendisini gayet güzel sakladı, seçim öncesinde polemiklere girmedi, seçim sandıklarından hiç söz etmedi, seçimler yapıldı, akşam sandıklar açıldı, seçimlerle ilgili gece yarısı ilk açıklama sayın Binali Yıldırımdan geldi; “seçimleri 3587 oy ile kazandık” dedi, sayın Yıldırım açıklama yaptığında sandıklarda iptal edilen oylar, kazanılan rakam içinde yoktu!… sandıklarda alınan oylar sonunda sayın Yıldırım seçim kazandığını ifade etti, bu süreçten sonra ne oldu ise oldu, sabah erken saatlere CHP adayı sayın Ekrem İmamoğlu açıklama yaptı; “seçimleri biz 29 bin oy farkla kazandık” dedi.

Bu süreçleri hep birlikte yaşadık, yaşanılan süreçlerden çıkan gerçekler çok düşündürücü ve mutlaka incelenmesi, irdelenmesi gereken hususlar idi.

Seçimlerde AK Parti İstanbul İl başkanı ve yönetimi sandıklara sahip çıkamadığı kesindir, İl yönetimi ve seçim koordinatör ekibi sağlıklı çalışmış olsa idi, bugün bu sıkıntılar yaşanmamış olurdu.

BİR MUSİBET, BİN NASİHATTEN İYİDİR, sözü burada hayat buluyor, çok güzel söz.

Bizler AK Partili yetkili ve yönetici değiliz ama, bu partinin sırtından geçinen, kene gibi yapışanlardan daha çok AK partinin uğradığı haksızlığı gören, tespit eden ve gerektiğinde haksızlık karşısında susmayan ve mücadele eden insanız!.

Şunu çok net ifade edeyim ki; AK Parti yıkılırsa içindeki sülük gibi yapışkan, partili gözüküp partisine her fırsat bulduğunda kötülük yapan, oy kayıplarına neden olan asalak yüzünden yıkılacaktır!.

AK parti genel başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır, sayın Erdoğan tek bir insandır, tek başına dünya ile mi savaşsın, mücadele yapsın, yoksa içindeki fesat kişilerin yanlışlarını düzeltmek için mi uğraşsın?.

AK Parti seçim öncesinde ilçe ve il başkanlarını, teşkilatlarda değişikler yaptı ama yeterli olmadığı görülüyor, AK Partiye bir el müdahale ediyor olmalı ki çok hayati meseleler sayın Erdoğan’ın görmesine mani oluyor!.

Seçim öncesi konuşulan konular arasında AK Partinin Ankara’yı kaybedeceği söylendiğinde bizlerde inanmıştık, çünkü eldeki bilgiler bunu teyit ediyordu, Ankara adayı sayın Mehmet Özhaseki Ankaralılar tarafından beğenilmemişti, sayın Özhaseki il ve ilçelerde yaptığı aday tespitlerinden dolayı da çok eleştiriler aldığını bu eleştirilerin büyüyerek Ankara seçmenine ulaştığını anlamak gerekirdi.

Ankara seçimi İstanbul seçiminden daha mı önemsizdi?, Ankara eski belediye başkanı sayın Melih Gökçek seçim öncesinde isminden en çok bahsedilen, basın kuruluşlarında ve sosyal medyada sayın Özhasekiden daha çok konuşulan kişi idi, sayın Gökçeği yapılan seçim de, çalışma ekibinin dışında tutmak, seçim stratejisi bakımından çok yanlış idi, sayın Özhaseki; benim çalışma tarzım ile Melih beyin çalışma tarzı farklı” diyerek sayın Gökçeği çalışma ekibinin dışında tuttu, sonuç ne oldu?, belli.

CHP seçimleri kazanmak için, kendisine ne kadar muhalif kişi ve kesim var ise, bir birlerini boğazlayacak şekildeki insanları ve grupları bile seçimi kazanma uğruna yanına çekti, ülke genelinde sürprizleri gerçekleştirdi, Ankara seçimi de CHP nin stratejilerine uygun hareketle az oy farkı ile seçimi kazandı, bu oran Melih beyin çalışma stratejileri ile kaybolabilecek oy oranıdır!.

Gelelim İstanbul seçimlerine.

İstanbul seçiminde MHP evet Cumhur İttifakı ortağı idi ama, sayın Devlet Bahçeli dışında MHP de teşkilatlar bazında seçime çok katkı sağladığını düşünmüyorum, belki şartlar gereği sayın İl başkanı, yönetim kurulları çalışmalar katılmış olabilirler ama, seçimlerde can alıcı, hayat kurtaran, sandık başlarında ve sandık başında ve çevresindeki görevlendirmelerde MHP nin var olduğunu sanmıyorum, MHP sandıklarda görevli olsa, seçimlere ta destek vermiş olsa idi, CHP sandık başlarında bu kadar rahat hareket edemezdi, sandık hakimiyeti işin başından itibaren CHP yetkililerinin elinde kaldığı görülüyor.

Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi ortaya konduğunda, şunu ifade etmiştim; “%50+1 demek bundan sonra AK Parti ve MHP birlikte iktidar ortağı demektir” demiştim çokta yazdım. bizler bu düşüncenin hakim olduğunu yazarken ifade ederken, iki lider bu mesajları verirken, ne yazık ki AK Parti ve MHP içinde bu önemli mesajı alamayan, anlamayan çok sayıda insan her 3 seçimde de sıkıntılar yarattı, bu sıkıntılar bu bölgelerde yaşanınca, ülke genelinde yaşanmaması mümkün değildi!.

Bizlerin bu tespitlerinden rahatsızlık duyan, sözde Cumhur İttifakını savunanlar olacaktır, onlar zaten “sözde” olmasa idi, bugün Ankara’yı yıllar sonra CHP kazanamazdı. İstanbul  kaybetme noktasına gelmezdi.

Bizim  memlekette şu söz vardır bunu sıkça da kullanırım; “AK İTİN PAMUKÇUYA ZARARI VARDIR”, öyle ya, ak itin rengi beyaz, pamukçu alacak mal bulamaz ise, pamuk üretmek için beyaz ürüne ihtiyaç olacağı için gerekli gördüğünde ak itin yününü kırpar pamuklara karıştırır.

Bu düşüncelerimizin anlaşılacağına inanıyorum.

İstanbul seçimin AK Parti yani Cumhur İttifakı kaybetmemiştir, kazanılan seçim algılarla, oy kaymaları yapılarak kaybettirilmek istenmiştir, AK Parti teşkilatları güç zafiyetine düştüğü için, MHP yi önemli seçimde değerlendirememiştir!…

Günün Sözü: MHP SİZ İSTANBUL SEÇİMİ KAZANILAMAZ.