Bugün şöyle bir geçmişe takılı verdik, geçmişe takılınca Niksar’ın neler kaybettiğini hatırlayınca bir kez daha “eyvah” demekten kendimizi alamadım.

Bu şehrin nüfusu 46 binleri görmüştü, bugün yanlış olmaz ise 30 binler civarında olduğu ifade ediliyor, son yıllarda yapılan yüzlerce konuta rağmen bu şehir halen nüfus kaybediyor göç veriyor.

Mazide kalanlara bakınca çok şeyler kaybetmişiz, 5 tane Lastik Ayakkabı fabrikası 1 tane Naylon ayakkabı fabrikası, yüzlerce Ceviz Sergenleri, binlerce çalışan kadınlar, yüzlerce Besi ahırları, binlerce Hereke tipi Halı tezgahları, Tavuk Çiftliği, Tuğla Fabrikası, onlarca Un değirmeni, 3 tane un fabrikası, 2 Salça fabrikası, Ahşap Parke üretim tesisleri, Mahlep işletmeleri, çeşitli malzemelerden başta ayakkabı kalıbı yapan atölyeler, onlarca Toptancı Halinde bulunan komisyoncu esnafı, tüketilen binlerce cilt faturalar, ekonominin zirve yaptığı işletmeler.

Maziden günümüze kalanlara bakınca, bugün bayanların özellikle günümüzde moda olarak giydikleri Lastik çizmeler ve Naylon ayakkabıları görünce üzülmemek elde değil, üretim yapan yüzlerce insana iş kapısı aş kapısı açan fabrikalarımız yok, her yapılan yenilik Niksar’da her değerin kaybolmasına neden olmuştur.

5 Lastik Ayakkabı fabrikasında çalışan yüzlerce işçinin Niksar’da çalışıyor olması, Amasya-Erzincan arasındaki yolun şehrin  alt kısına isabet eden Petrol mevkiinden geçmesi, Ordu Tokat yolunun Niksar’ın içinden geçmesi bu şehri en cazip hale getiren önemli noktaların başında geliyordu, 12 ay ekilip üretim yapılan Niksar ovası ve köylerindeki ürünler hem Doğu bölgesindeki illeri, hem de Karadeniz bölgelerini besleyen önemli merkezdi, 1980 li yıllarda yapılan 750 tonluk Soğuk hava Deposu bugün perişan durumdadır.

1990 lı yıllarda 46 binleri gören bu şehrin nüfusu, son yıllarda yapılan yüzlerce konuta rağmen sürekli nüfus kaybediyor, bunun nedenlerini araştırması gereken yetkili kişiler ne yazık ki rahatlarından taviz vermeden koltuk sevdalarından vazgeçmiyorlar.

80-90 lı yıllarda Niksar ovasında yetişen ürünlerin satışı için toptancı sebze haline gelen onlarca çeşit ürünün satılması için binlerce cilt fatura kullanılırdı, bugün toptancı sebze halinde komisyonca varlığından söz etmek bile mümkün değil!, onlarca esnaf hatalı uygulamaların mahkumu oldu, insanlar işletmelerini kapattı, yeni yetişen nesil karşılaştıkları zorluklar karşısında başka şehirlerde yaşamaya mahkum bırakıldı!.

Lastik ayakkabı fabrikalarının kapanası siyasetin kirliği, terörün zirve yapmasından kaynaklanmıştır, son bir tane Lastik Ayakkabı fabrikası olarak Yeni Kale lastik Ayakkabı fabrikası kalmıştı, uzun yıllar bir maziyi hatırlatırken artık o binanın yerine dev beton konutların yapılması bekleniyor, şehre hayat veren işletmeler tek tek kapanmış onların yerine koca koca beton yığınlar yapılmıştır, Niksar Ovasının en verimli bağ ve bahçeleri artık beton yığını olmaktan kurtulamamıştır, geçen günlerde bir toplantıda bu şehrin en önemli makamını işgal eden belediye başkanı şunları ifade etmişti; “yol biz gelmez ise, biz yola gideriz”, diyerek D100 karayoluna yani Dönekse mevkiine doğru şehrin gitmesi gerektiğini işaret etti, ne garip değil mi?, en verimli arazilerin beton yığını haline gelmesine devam edileceğini ifade eden bir belediye başkanı, bu şehrin Tarım ve Hayvancılıkla nasıl büyümesini sağlayacaktır?.

Hadi yazma bakalım nasıl yazmayacaksan!.

Bu şehri seviyorsan bu şehrin tarihine, kültürüne, geçmişten gelen mirasına sahip çıkmak isteyen bir düşüncede isen gel de yazma!.

Yol sana gelmez ise, sen yola gidecekmişsin!.

Bu şehrin yola gitmeye ihtiyaç yok, yola yakın işletme açmak isteyenlere kapılar açık ama bir belediye başkanı şehrin en verimli arazilerini katledecek olan bir düşüncede ise, o şehirde üretimden bahsetmek mümkün değildir.

Bizler kimse ile kavga etmek istemiyoruz, ama bu şehirde yaşıyorsak, bu şehrin taşına, toprağına, suyuna sahip çıkmak ve korumak zorundayız.

Hem bu şehri seviyorum diyeceksiniz, hem de bu şehrin bütün değerlerinin kaybolması için kısa ve uzun vadeli planlar yapacaksınız.

Bu şehrin D100 Karayoluna giderek fazla bir şey kazanması mümkün değildir, bu şehrin üretmeye, satmaya ve ekonomisini büyütmeye ihtiyaç vardır, bu ekonomik büyüme bu şehirde var olan değerlerin işletilmesi ile mümkündür yani tarım ve Hayvancılık yapılmalı, Tarım ve Hayvancılığa dayalı sanayi gelişmeli, var olan sanayi yatırımları verimli hale gelmeli, işletmelerin ekonomik  sıkıntıları giderilerek işletmeler verimli hale gelmelidir.

Niksar üretmek mecburiyetindedir, Niksar üretirken etrafına enerji veren bir şehir idi, bugün ise akşam saat 19 dan sonra caddelerde kimseyi görmek mümkün değil.

Niksar Tarım ve Hayvancılık konusunda önemli yatırımlar yapabilir, var olan işletmelerin ihtiyaçları kısa zamanda karşılandığı taktir de Niksar belli ekonomik sıkıntıları atlatacak, ciddi ekonomik faydalar elde edecektir.

Niksar’da var olan lastik Ayakkabı fabrikaları kendilerini günün şartlarına uygun yatırım yapabilselerdi, özellikle yeni teknolojik ayakkabılar içinde Epa taban üretimler yapılsa idi ve bügünlere kadar işletmeler gelse idi günün modası lastik çizmeler, ayakkabılar üretilmeye devam edecekti, bu işletmelerin kapanmasının en büyük nedenlerinin başında belediye başkanları vardır.

Niksar’a değer katan, ciddi ekonomik girdiler sağlayan Salça fabrikaları birkaç yıldır üretimini durdurdu, bu işletmelerin üretimlerini durdurması bu şehre vurulmuş en büyük darbedir.

Bu şehrin en  büyük değeri en verimli toprakların, sürekli üretimden vazgeçip, betonlaşması geleceğin felaket habercisidir.

Niksar’da tüm olumsuzluklara rağmen köylerde bir avuç insanın ürettiği Süt ürünleri sayesinde Süt ürününü işleyen işletmelerin varlıklarıdır, inşallah Süt ürününe dayalı işletmelerin sıkıntıya düşmesi için yanlış işler yapılmaz.

Niksar’ın değerine değer katacak olan önemli işletmelerin başında gelen Bereket Süt ve besi çiftliğinin Niksar’a yönelik olarak yapacağı yatırımlar asla dikkatten kaçmamalı,, gündemden düşmemelidir.

Niksar’da var olan değerler kaybedilmiştir, artık kaybetmeye tahammülü kalmamıştır, işletmelere sahip çıkılmalı, tüm oluşuz  şartlar olumlu hale gelmelidir, maziyi düşününce bir hayli üzülüyoruz, artık üzülmek istemiyoruz.

Günün Sözü: VAR OLAN DEGERLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM