Günümüz için söylenen güzel bir atasözü var; KIŞ KIŞLIĞINI, PUŞT PUŞLUĞUNU YAPACAK” günümüz için söylenmiş adeta.

Her dönemde bir kış ayı, çok sayıda da puştlukların yaşandığı günler vardır, bu günlerde de bunları yaşıyoruz.

Nisan ayının 17 sinde Kar yağdı, 18 inde her taraf bembeyaz oldu, Niksar merkeze yağmadı ama, Çamiçi yaylası ve tepeler beyaza büründü, Başçiftlik, Akkuş ilçeleri yeniden Kar beyazına büründü.

Seçim bitti, artık İstanbul seçim de tam sonuçlanmamış olsa da CHP adayı sayın İmamoğlu mazbatasını geçici olarak almış oldu, şimdi bana kızacaklar olacaktır; “ne demek geçici olarak mazbata aldı” denecektir ama gerçek budur.

İstanbul seçimi henüz Yüksek Seçim Kurumu tarafından onaylanmış değil, hukuka inanıyorsak ve bu ülkede hukuk hakim olsun diyorsak, hukukun verdiği kararlara saygılı olmak zorundayız.

Bu seçim farklı bir seçim oldu, Türk halkı seçim sonuçlarında önemli mesajlar verdi, anlayan anlayacak, anlamayan bir sonraki seçimde neyle karşılaşacağını iyi bilecek.

1 Nisan tarihinden itibaren İstanbul seçimleri ülke gündemini sürekli meşgul etti, bugüne kadar yapılan itirazlar gündemi belirledi, şimdi İstanbul belediye başkanlığı mazbatası alındı ama süreç devam ediyor, gündemin ilk maddesi yine İstanbul seçimleri olacaktır.

AK Parti 17 yıllık iktidarı döneminde en garip ve şaşırtıcı seçimi Ankara’da ve İstanbul’da aldı, AK Parti bu seçimi iyi analiz yapmak zorundadır, büyürken, özellikle dünyanın en mükemmel yatırımları  İstanbul’a yapılmışken nasıl oluyor da İstanbul seçimi kaybediliyor?.

Şu ata sözü de anlamlı ve anlayan için önemli “Perşembenin gelişi, Çarşambadan belli olur” denir.

31 Mart seçimlerinde yaşanan sıkıntılar 24 haziran seçimleri öncesinde kendisini göstermeye başlamıştı, AK Parti büyüdükçe gerçekten bu davaya inanmış insanlar dışlanmış, parti kişisel hırs ve makam yalakaları tarafından işgal edilmeye başlanmış, artık AK Parti bu ülke insanına değil, kişilerin ve bazı grupların menfaati için hizmet etmeye başlamıştı.

Niksar’da, Tokatta ve bölgemizde yaşanan parti içi sıkıntılar hiç dikkate alınmamış, her geçen gün AK Parti kan kaybetmeye başlamıştı.

Niksar’da, Tokat’ta ve bölgemizde yaşanan sıkıntıları dikkate almayanlar, halka kulak tıkayanlar, Ankara’da, İstanbul’daki koltuklar için neler yapmazlar?.

Şimdi birileri av peşine çıkacak, hatalarını göstermemek için birilerini yem edecektir.

Seçimler yapılır, sonuçlanır ama önemli olan bu ülkeyi ve milleti kimin yöneteceğidir!.

İstanbul seçimleri bir hayli konuşulacaktır, Ankara seçimi çok şükür kapandı herkes işine bakıyor, bizim memleketimiz de de seçimler yapıldı, herkes işinin başına geçti, ama sonuçlar önemli.

Belediyelerde artık kaynaklar kısıtlı, bol keseden harcama yapanlar sıkıntılı  sürece girdiler.

Belediyeler sağlıklı denetlenmiyor, “denetleniyormuş” gibi yapılıyor!.

Belediyelerdeki ekonomik sıkıntıların son bulması mümkün değil ama hiç değilse 5 yıllık zaman diliminde hizmetlerin aksamaması gerekiyor.

Belediyelerin savurganlığının önüne geçilmediği müddetçe ülke ekonomisi de sarsılmaya devam edecektir.

Belediye başkanları yaptıkları harcamalardan 1. derece sorumlu olmalıdır, mesele belediyelerde çalışan personelin sayısı belediyenin geliri ile orantılı olması gerekiyor, ama hangi belediye bu kurala uyuyor?.

Belediyeler rant kapısı olmaktan çıkmak zorundadır, belediyeler halka hizmet için vardır, ama ne yazık ki bazı insanlar kaybettikleri ekonomik sıkıntılarını belediyelerden temin ediyor, iki üç yılda birden zenginleşen, belediye bağlantılı insanların olduğunu halk görüyor.

Belediye başkanları yaptıkları her harcamadan sorumlu olmalıdır, bütçesi dışında yapılacak her harcamanın sorumlusu belediye başkanları olmalıdır ki, belediye hizmetleri sağlıklı yürüsün.

Seçimler yapıldı, ülke genelinde birkaç belediye hariç seçimler sonuçlandı. Herkes şapkasını kenara koydu, düşündü karar verdi oy verdi, şimdi belediye başkanları şapkalarını kenara koymalı ve 5 yıllık süreçte halka ne hizmet yapması gerekirse ona karar vermelidir.

Seçimlerden önce Kış günleri vardı, Kış günleri kışını yaptı, puştluk düşünen insanlarda puştluklarını düşünerek gerekeni yaptılar, şimdi hizmet zamanı.

Bugünden sonra belediye başkanları mazeret üreterek hizmetten kaçamazlar, bir önceki dönemde belediye başkanı olup kazananların asla mazeret üretmeleri doğru değildir, yeni seçilenlerde fazla mazeret üretmelerine gerek yok, seçimlere isteyerek ve bilerek girdiler, belediyeler mazeret üretme yerleri değildir.

Bundan sonra tavsiye niteliğinde yazılar yazacağız, mesele 5 yıl sonra seçimler başlamadan önce her belediye başkanı belediyenin mevcut tüm borçlarını kamuoyu ile paylaşmalı, gerçekten belediyenin kaç lira borcu var bunu hem halk bilmeli, hem de aday olan belediye başkanları bilmelidir.

Şimdi bizler belediyenin gerçekten kaç lira borcu olduğunu bilmiyoruz, belediye halka açık bir kurum olmasına rağmen ne yazık ki halka tüm bilgiler kapalı.

Belediye başkanları kadar belediye meclisi üyeleri de yaptıklarından dolayı halka hesap vermeleri gerekir.

Niksar belediye meclisi 15 kişiden oluşmaktadır, 15 kişinin 3 tanesi MHP üyesi, 3 tanesi İyi Parti, 9 tanesi AK Partiden oluşuyor seçilen bu arkadaşlar ne yapmak istediklerini bilirler ise, görevleri ve yetkilerinin ne olduğu bilinci ile çalışırlar ise, belediye bundan sonra yapacağı ekonomik sıkıntıları yapmayacaktır.

Belediyelerin ekonomik borç batağına düşmelerinde belediye meclisi üyelerinin etkisinin çok olduğunu düşünüyoruz, belediye meclisi üyeleri gerçek anlamda ne için seçildiklerinin bilinci içinde hareket ederler ise, belediyeler borç batağından kurtulurlar.

Dedik ya Kış kışlığını, puşt puştluğunu gösterdi seçim bitti, genel seçimlere 4.5 sene var, yerel seçimlere 5 sene var, bu süreçte insanların mutlu, huzurlu olması için gayret etmek gerekir.

Günün Sözü: BAHAR GELDİ DERKEN, KIŞ KAPIDAN İÇERİ GİRDİ.