Ne ilginç günler yaşıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Niksar’da bir kurumda yolsuzluk iddiaları ayyuka çıktı, yaşanan sıkıntıyı uzun zaman bizler haber olarak yazmadık, yaşanan süreçler ayyuka çıkınca bizlerde kısmen sosyal medya aracılığı ile küçük bir paylaşım yaptık; NİKSAR DA VURGUN ÇETESİ KURULMUŞ 3 ÇALIŞAN AÇIĞA ALINDI, SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR, VURGUNUN BOYUTLARI SORUŞTURMA SONUNDA BELLİ OLACAK” dedik, bu not dan sonra işin kısmen detay tarafını haber yapacaktık, sonra  “birkaç gün daha geçsin her şey daha anlaşılır hale gelirse haberi de yapalım” diye düşündük.

Niksar’da vurgun çetesi kurulmuş sözleri abartı falan değil, doğal mecrasında, doğru bir anlatım.

Bizler işin detayını vermedik ama konuya vakıf insanlar haberi anladıkları için çok sayıda yorumlar gelmeye başladı hatta  telefonlar geldi, işyerimize kadar gelip bilgi veren insanlarımız oldu, sonuç değişir mi?, sanmıyoruz.

Paranın büyüğü küçüğü olmaz, küçük paralar ile yolsuzluk ve usulsüzlükler başlar, büyüyerek devam eden şu an ki görüntü, küçük paralarla başlamış, iş büyümeye başlamış, büyürken para paylaşımında anlaşmazlık olmuş ve bomba oryaya düşü  vermiş.

Evet bizler gazete olarak hem insanları hem de kurumları yıpratmamak için gayret ederiz, ancak kişiler ve kurum yetkilileri hata yapıyorsa ve uyarılara rağmen hatalar zinciri devam ediyorsa bizlerde yapılan hatayı haber yapmaya başlamış isek hata biz gazetecidemidir? .

Niksar’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Niksar Sosyal Merkez Müdürlüğünde yaşanan sıkıntı çok üzücüdür, bu kurumda olmaması gereken yolsuzluk maalesef yapılmıştır.

Niksar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünde yapılan yolsuzluk üzücüdür, fakir fukaraya gidecek olan paraların kurulan bir çete örneği kişiler tarafından kişisel çıkarları için kullanılıyor olması vahimdir.

Niksar Sosyal Hizmet merkezinde yetkililer tarafından yapılan yolsuzluk 2017 yılında başladığı ifade edilmektedir, bugüne kadar tespit edilen yanlış veya çıkar ilişkileri içinde 6 kişinin ismi geçiyor.

Söz konusu yolsuzluk ve usulsüzlük Bakanlık Müfettişi tarafından incelenmiş işin tam detayına inilmemiş ama  ciddi ip uçları tespit edilerek olay adliyeye intikal etmiştir.

Peki bir önemli kurumda meydana gelen yolsuzluk olayı haber yapılınca neden birileri gazeteyi arayarak konunun fazla irdelenmesini istemiyor? Veya neden yolsuzluğun boyutlarının tam olarak kamu oyuna yansıtılması istenmiyor?

Bizler küçük bir not yazı kıyametler kopmaya başladı, peki işin detayını yazarsak ki yazacağız, sonuç ne olur?.

Bugün küçük bir notun yayınlanmasından rahatsızlık duyanlar, yarın haberler çıkınca sanırım kıyamet kopacaktır.

Bir önemli kurumda yolsuzluk olunca nedense kıyamet kopmuyor bizler küçük bir yazdık diye kıyamet kopuyor.

Bizler hiçbir kurumu ve kişiyi zan altında bırakmadık bırakmayız da, ancak var olan bir yolsuzluğu yazmak hem şahsi olarak, hem de gazete olarak boynumuzun borcudur.

Sosyal medyadaki paylaşımımıza gelen yorumları buraya yazmış olsak hata olabilir, ancak sosyal medyaya yazılan yorumları bizlerin engellemesi mümkün değil, ancak işimize gelmeye yorumları yazıldıktan sonra okuma şansımız olursa silmek mümkündür.

Kendi özel facebook  sayfamda var olan yorumlardan beni rahatsız edenler var ama var olan olayı görmemezlikten  gelemeyiz.

Yapılan yolsuzluk ülke gündemi oturacak boyutta olmasına rağmen, bugüne kadar haber yapmadık ise bunu nedeni kurumların yıpranmaması içindir, bizler kurumları düşünerek haber yapmamaya özen gösterirken, halkımız yaşanan süreçlerin doğru bilgisine ulaşmak istemeleri ise bizleri doğru haberin yapılasına zorunlu kılıyor.

Bir okuyucumuzun yapmış olduğu yorum dikkatimizi çekti ve yorumu aynen yayınlıyoruz;” H.A. : Belki de açığa alınanlar alnı ak olanlar hırsızlık yapanlar işlerine devam ediyor olabilir.Allah bir kulunu saşiracakya olayın içinde olay çıkabilir.

Mesela izine ayrılan memurun bilgisayarından şifresini bilen birisi birilerine para çıkarabilir ama ne yazık ki izindeki memurun bundan haberi olmayabilir.parayi birilerine gönderen belki de bu durumu bilmiyor olabilir bilgisayarlar incelendiği zaman birde bakmışsınız ki açığa alınanlar görevde gorevdekiler diskalifiye olabilir.

İkincisi rahatsızlığı nedeni ile raporu bir memurun bilgisayarından kim para havelesi yapar.Bir memurun şifresini diğer memurlar nasıl öğrenir bunlar soruşturma sonu belli olur.Ak….. kara …. T Köprübaşı’nda belli olur.” diyen okuyucumuz ilginç iddialarda bulunuyor, bu okuyucumuzla bir kişinin konuşması gerekiyor ki bu kadar iddialı sözler sarf ediyor.

Bizler konunun muhatabı  birkaç kişi ile konuyu detaylı konuşmaya çalıştık, olayda isimleri karışmış ve konuya hakim kişilerle yaptığımız konuşmalar sonrasında şunu gördük halen ortada karanlık tarafların olduğunu düşünüyoruz, Halis bey konuya farklı taraftan yaklaşmış, işin içine farklı kişileri de sokmaya çalışıyor, onun yazdıklarına bizler karışmayacağız ama çok farklı iddialarda bulunması pek çok kişiyi zan altında bırakacaktır.

Bizler işin aydınlatılması tarafındayız, hatalı veya suçlu kim varsa mutlaka adalete hesap vermelidir, zaten konu adalete intikal etmiştir.

Bizler konunun tarafı değiliz aslında olmamız gerekir, edindiğimiz bilgiler ışığında konunun muhatapları ile yaptığımız konuları yazmak gerekir, bunu zamana bırakmak istiyoruz ama bizleri düşündüren nokta şudur; ortada ciddi bir yolsuzluk olayı vardır, devletin vermiş olduğu imkanları bazı yetkililer kendi çıkarları için kullanmaları ve sonrada; “ben hata yaptım kusura bakmayın” dediği zaman iş kapanmalımıdır?.

Yolsuzluğun ortaya çıkmasında en önemli neden şudur, yardıma muhtaç bir kişi evinde hasta iken yardım yapılmalı teklifine “olur”  diyor, sonra yardım yapılan kişiden kendi hesabına yatan para kurum bağlantısı olan kişi tarafından isteniyor, parayı alan yardıma muhtaç kişi; ben hesabıma yatan parayı aldım harcadım kaza geçirdim, çocuğum doğru işsiz olduğum içinde verilen yardımı harcadım” diyor, bu süreci yaşayan kişi yetkili birisine telefonla arayarak; “benim adıma para yatırılmış bu konuda bana sıkıntı olur mu?” şeklindeki soru üzerine yetkili; “hayır senin muhtaç olduğun bilgisi geldiği için yardım yapılmış para senin” deniyor, sonra aynı kişi tekrar yetkiliye soruyor aynı olumlu cevabı alıyor, iş ne zaman karışıyor?, yolsuzluğu yapan H.Y isimli kişi ile H.Ş isimli kişiler aldıkları parayı bölüşme konusunda anlaşamayınca içlerinden H.Ş konuyu başka bir yetkiliye telefonda bildiriyor iş o zaman net açığa çıkıyor.

Konu şu ana kadar belli seviyeye gelmiştir, işin içindeki kişiler yaptıkları yolsuzluğu çok basit bir işlem hatası olarak görmüş olmalılar ki, “biz nasılsa işimize geri döneriz” düşüncesinde oldukları dikkat çekiyor.

Sonuç; konu yargıya intikal etmiştir soruşturma neticesi her şey daha net ortaya çıkacaktır, önemli bir kurum gayet sağlıklı giderken kurum içinde birlerinin hata yapması, yolsuzluk yapası o kurumu yerle bir etmez, bu kurum çok kıymetli ve değerli bir kurumdur, kurumun içinde çok değerli yetkililer ve çalışanlar vardır, çürükler ayıklanacak sağlamlar görevine devam edecektir.

Günün Sözü: DEVLETİN MALINA GÖZ DİKENLERİN GÖZÜ ÇIKSIN