Geçen hafta Niksar’da değerli bir bilim insanını dinleme imkanımız oldu.

Niksar Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği “Ülke ve bölge ekonomisi” konulu konferansta konuşmacı olarak değerli hemşerimiz eski Şişe Cam Genel Koordinatörü sayın Rüştü Bozkurt katıldı.

Niksar Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği toplantı çok verimli oldu, bölgemize ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar masaya yatırıldı, önemli düşünceler paylaşıldı.

TV’lerden ve basın yolu ile ülkemizin değerlerinin dinliyor ve okuyoruz, bölgemizde neler oluyor, ülkemizde neler oluyor, sorularının muhatapları ile zaman zaman bir araya gelmek anlamlı ve de doğru oluyor.

Niksar Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Mahmut Aybak ve yönetimini kutluyorum, zaman zaman insanlarımızı bilgilendiren toplantıların yapılması bizlerin farklı pencerelerden bakmasına katkı sağlıyor.

Niksar’a gelerek bizleri bilgilendiren değerli hemşerimiz sayın Rüştü Bozkurt hocamıza da teşekkür ediyoruz, yoğun programlarına rağmen her fırsat bulduğunda bölgemizin ekonomik kalkınmasını sağlamak için vermiş olduğu bilgiler önemli ve anlamlıdır.

Ticaret ve Sanayi Odasının toplantısına çok sayıda katılım sağlanamamış olsa da katılan insanlarımızın yaşanan ekonomik sıkıntılardan ders çıkartacağı kesindir.

Bilgilendirme amaçlı yapılan toplantıda konuşan sayın Rüştü Bozkurt, samimi bir vatan sever insan olarak doğru bilgilerini bizlerle paylaştı ve halen yaşadığımız ekonomik kriz için şu ifadeleri kullandı; “ değerli hemşerilerim bir şeye inanıyorsanız onu mutlaka başarırsınız, var olan sıkıntıyı ilk önce tespit edeceksiniz, onun var olduğuna inanacaksınız sonra çözüm yolları bularak hastalığı tedavi edebilirsiniz aksi taktirde var olan hastalığa siz işin başında inanmaz iseniz hastalık her geçen gün ilerler ve tedavisi zorlaşır, bugün ülkemizde ekonomik sıkıntılar vardır, ülkemizde ve sizlerde ekonomik sıkıntı yoktur diyen bir arkadaşımız var mı? varsa burada karşılıklı soru cevap şeklinde sohbet yapacağız, buraya geliş amacımız zaten var olan sıkıntıyı ortaya koymak ve kendi çapımızda nasıl bir yol izlersek sıkıntıdan kişisel olarak işletmeler olarak ve ülke olarak nasıl kurtuluruz sorusuna cevap olacaktır” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Gerçekten de var olan sıkıntıyı ilk önce varlığına inanacağız ki, doğru teşhis ile doğru tedavi uygulanmış olsun.

Bizler küçük bir işletme olarak ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntıyı yaşıyoruz, var olan sıkıntıyı, “hayır ekonomik sıkıntı yok” diyerek reddedersek tedavisi mümkünsüz hale gelir ki dönüşü olmayan yollara girilir.

Ülkemizde var olan ekonomik sıkıntıları her işletme yaşıyor, ekonomik durumu iyi olan işletmeler kendi öz sermayesi ile belli süre ayakta kalacaktır, ama var olan sıkıntılar giderilmediği sürece mevcut kaynakların belli bir süre sonra erimeye başladığında yine var olan sıkıntılar ortaya çıkmış olacaktır.

Rüştü bey konuşmasında hastalığın varlığını ortaya koyarken, teşhisi de beraberinde ortaya koyarak mutlaka hastalığın tedavi edilebileceğini dile getirdi.

Ekonomik krizi olmasa resmi kurumlar ödemelerde neden sıkıntı yaratsın? bazı resmi kurumlar aylardan beri aldığı malların ödemelerini yapmamaktadır, resmi kurumlar aldıkları ürünlerin faturalarını kestirdiği halde ödemelerini yapamamasının nedeni ekonomik sıkıntı yaşayan devletimizin belli disiplin içinde ödeme yapması, sıkıntıların daha fazla büyümemesi için gerekli tedbirlerin alınmasından kaynaklanmaktadır, yoksa resmi kurum yetkilileri aylar önce aldıkları ürünlerin faturası kesildiği halde neden işletmelere ödeme yapmasınlar?

Resmi kurumlar artık aldıkları ürün faturalarını belli limitlerin üzerinde olduğu için ödemeleri aylar sonra sıraya koyduklarını görüyoruz, bu demektir ki, ülkede ekonomik sıkıntılar var harcamalara dikkat ediniz!.

Hükümet savurganlığı önlemek için yapmış olduğu çalışmalara ülke yönetimin içinde olan her bürokrat veya yetkili uyuyor mu? sanmıyoruz.

Değerli hemşerimiz Rüştü Bozkurt çok güzel tespitlerini ifade etti, sonuna doğru şu sözleri anlattı; bir ülkenin ekonomik sıkıntıdan kurtulması için 3 önemli başlığın hayata geçmesi ve hayat bulması gerekir. 1- Hukukun Üstünlüğü ilkesi, Kanun önünde herkesin eşit olduğu sistem mutlaka ülkemizde hayat bulmalıdır, ülkemiz ciddi sıkıntılardan geçmiştir, en önemli sıkıntılar atlatılmıştır ancak hiç değilse seçimlerden sonra Hukukun üstünlüğü ile ilgili kanunlar ve uygulamalar hayat bulmalıdır, bunun sağlanacağına inanıyorum. 2. Mesele ülkemiz artık planlı bir çalışmanın içine girmeli, 5 yıllık 10 yıllık 50 yıllık planlar yapılmalı ve hedefler tutturulmalıdır. 3. Husus ise ülkemizde dolaylı vergilerin oranı mutlaka aşağı seviyeye indirilmelidir makul hale gelecek dolaylı vergiler yatırım yapacak yerli ve yabancı şirketler için güvence olacaktır, özellikle yapancı yatırımcılar bu 3 maddeye önem verdiğini biliyor ve görüyoruz, seçimlerden sonra bıçak kemiğe dayandığı görüldüğünde var olan sıkıntıların çözümü için gerekli tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz, bunlar aşılacak problemlerdir, iç kaynaklı ekonomik sıkıntıların çözümü daha kolay olacaktır, sizlere tavsiyem son olarak şu olacaktır, kısa vadeli borçlanma yapmayın, borçlarınızı uzun vadeye yayarak bu sıkıntılardan kurtulmak mümkündür” dedi.

Güzel bir sunum idi, pek çok çeşitli örnekler ile sunum gerçekleşti özellikle şu örnek çok dikkat çekici idi; “Vietnamın milli geliri 300 dolar iken Fransa ve ABD’yi yenen ülkedir, mesele bir şeye inanmaktır, süper silahlar ve ekonomik imkanlarla Vietnama saldıran Fransa ve ABD yenilmiştir, çünkü Vietnam halkı başaracağına inanmış ve kendi topraklarının işgal edilmemesi mücadelesinde başarılı olmuştur, başarı inanmakla ortaya çıkar” diyerek var olan ekonomik sıkıntıyı ortaya koymuş, sıkıntıdan kurtulmanın yolları konusunda önerilerde bulunmuştur.

Sunumda sık sık rahmetli Süleyman Demirel’in şu sözleri ile dikkat çekmiştir; “Demokrasilerde çare tükenmez”.

Gerçekten de ortada var olan sıkıntılar tespit edilirse, çözümler de kendiliğinden ortaya çıkacaktır yeter ki var olan gerçekleri kabul edelim.

Var olan gerçeği nereye kadar inkar edeceğiz?

Niksar-Tokat arasındaki yol yapımı 1 yıldır durdu, yolu yapan firma çalışan personelleri çıkartarak geçici de olsa kapattı, nedeni “ekonomik sıkıntıdan dolayı şantiye kapandı” deniyor, ekonomik sıkıntı olmasa %70’i bitmiş olan bir yol inşaatı neden durdurulsun ki?

Hatta şu sözler konuşuldu; “bazı bankalar verdiği kredileri geri çekiyor” bankaların verdiği kredileri geri çağırması demek kredili çalışan firmaların batması demektir, acilen önlem alınmalıdır.

Günün Sözü: “İnsanın üzerine yatarken sabah Güneşi doğmamalı”