Günümüz insanın çokça kullandığı hatta ‘dürüstlük kalmadı’ diye hayıflandığı artık müzelere kaldırılması beklenen, koruma altına alınması gereken o güzel haslet.

Peki nerede kaldı? Ne oldu da artık dürüst insanları mumla arar olduk? Gazete ilanlarına düşse yine önce sahtekarların baş vuracağı bir iş ilanı olurdu sanırım…

Başkasına dürüst olmayı bırakın, insanlarımız kendilerine bile dürüst değiller artık. Oysa en büyük yalan kişinin kendisine söylediği yalandır. Bir kişi kendisine dürüst olamıyorsa, kendi öz saygısı yoksa hiç kimseye dürüst değildir. Sanılanın aksine yalanın pembesi, moru olmaz. Olamaz. Olmamalıdır. O küçük gibi gördüğünüz ve önemsemediğiniz pembeler morlar, aslında daha büyük bir tehlikenin de habercisidir.

Unutmayın küçük şey yoktur. Büyük felaketler hep küçümseyip, önemsemediğimiz olayların sonucu gelişir.

Peki! Ne oldu da biz dürüst olmayı unuttuk? Adeta arar hale geldik. Çünkü bencil, hırslı ve acımasız olduk. Hırslarımızın peşinden koşarken insan olduğumuzu unuttuk. İnsan olmayı beceremedik.

Toplumsal hayattaki en önemli değerler dürüstlük ve güvendir. Dürüstlüğün olmadığı bir yerde güvenden bahsedemeyiz. Dürüstlük beraberinde güveni de getirir. Bir insanın dürüst olması yaşadığı yerin de güven içinde olmasını sağlar. Güven de tek kullanımlıktır. İnsan o tek seferi yitirdiğinde acabalar başlar. Güvenin olduğu yerde insanların haksızlık ve adaletsizlik barınamaz. Güven toplumu bir arada tutan değerler arasındadır.

Dürüst olmak insanı her zaman aranılan kişi yapar yapar. Dürüstlük bir erdemdir, dürüst insan her zaman samimi insandır.

Dürüst insanlar dürüstlüğün yayılması için de mücadele ederler. Her alanda dürüst olmayı manevi bir kazanım olarak görürler. Dürüstlük insana her zaman kazandırır. Siyasi, sosyal, ticari, ekonomik, kültürel olarak da insanlar dürüstlük ve güveni ön şart olarak görmek isterler.

Bir toplumda dürüst ve güvenilir insanların bulunması barış ve huzur ortamının sağlanmasında etkili olur. Birlik ve beraberlik ancak bu değerlere sahip çıkılarak sağlanır.

Dürüstlük ve güven değerleri toplumda yapıcı değerler olarak toplumun kazanımlarını doğrudan etkiler. Eğitim de bu iki kriterin önemi vurgulanmalıdır. Eğitim kişide kalıcı davranış değişikliği oluşturmaktır. Böylece eğitimde önemli bir mesafe kat edilmiş olur. Eğitim ve öğretimin en temel kavramlarından biri olarak dürüstlük ve güven kavramlarının işlenmesi bireyleri hayata hazırlar.

Toplumsal olarak sağlıklı bir yapıya kavuşmak ve ülke geleceği için dürüstlük ve güveni ana kriterlerimiz arasına alıp yaşatmalıyız.

Kişinin en temel hakkı yaşama hakkıdır. Üstelik sağlıklı ve güvenli. Sağlıklı toplumun ön şartı güvene dayanır. Güven yoksa sağlıklı bir gelecek ve toplumdan bahsedemeyiz.

Güzel günler dileğiyle.

Sevgiyle kalın…