Halk arasında; “BEKARA KARI BOŞAMAK KOLAYDIR” denir.

Güzel bir söz anlayan için.

Adı üstünde BEKAR, yani evlenmemiş, karısı olmayan.

Karısı olmayan insan bol keseden atar, karısı olmadığı içinde karının adına yeminler eder, yeminde sınır varmı?

Bir arkadaşı ile konuşurken; “karım ölsün ki söz bunu yapacağım” veya “Karım ölsün ki bunu bir daha söylemeyeceğim” her iki yemini de tutmadığında karısı olmadığı için sonuç değişmeyecek, karşı taraf; “ya kardeşim karının üzerine yemin ettin yine sözünü tutmadın” demesinin bir anlamı olmayacaktır.

Bir zamanlar BTP isimli siyasi parti genel başkanı Haydar Baş isimli siyasetçi vardı vefat etti, Allah rahmet eylesin, sonra BTP isimli partinin başına oğlu Hüseyin baş geldi.

Nasıl herkes memnun mu?.

Babadan oğla saltanat kayığı gibi maşallah.

BTP genel başkanı iken rahmetli Haydar baş siyasi konuşmaları içinde asgari ücreti en az 5 milyon TL yapacağını vaad ediyordu, bol keseden atınca bizim saf insanlarımızda buna inanıp oy verdiği oldu, haydar baş vefat etti, yerine BTP genel başkanlığına oğlu Hüseyin Baş geçti, babadan oğla sanki baba evi gibi miras düşmüş!.

Bakalım baba Baş’tan sonra oğul Baş ne demiş; Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, çevrim içi olarak gerçekleştirilen “Memleketine Sahip Çık” programında yurt dışında yaşayan bazı vatandaşlarla bir araya geldi.

Toplantıda konuşan BTP Genel Başkanı Baş, “Emin olun, BTP iktidarında biz Almanya’dan ülkemize işçi getireceğiz. Biz ülkemizi cennet vatan yapacağız.” dedi.

Ne yapacakmış?. İktidar olduğunda Almanya’dan Türkiye’ye işçi getirecekmiş!…

Bu sözün önü arkası kapalı, daha açık konuşmak gerekir.

Şayet Alman’dan ülkemizde işçi olarak çalışacak insan getirecekse, ilk kıyamet bizim ülkemizde kopar, çalışmadan geçinmek isteyen kişiler bu gelişe karşı çıkacaklardır, ayrıca emekli olup ülkemize gelmek isteyenlere kolaylık sağlamak istiyorsa zaten Almanya’dan veya yurt dışında emekli olup ülkemize insanlar zaten geliyor.

Yine bir başka ilginç düşünce daha söylemiş Hüseyin Baş, bakalım ne demiş; İktidar olduklarında sınır kapılarına “Bu ülke önce Atatürk’e sonra Haydar Hoca’ya borçludur” yazacaklarını söyleyen BTP Genel Başkanı Baş, “Emin olun, BTP iktidarında biz Almanya’dan ülkemize işçi getireceğiz. Biz ülkemizi cennet vatan yapacağız. Bu yüzden genç arkadaşlarıma da sesleniyorum, çok çalışın ve kuşkunuz da olmasın ki biz iktidara geleceğiz.”  diye konuştu.

İlginç üfürmeler yapmış yine gençlere seslenmiş, “Bu yüzden genç arkadaşlarıma da sesleniyorum, çok çalışın ve kuşkunuz da olmasın ki biz iktidara geleceğiz.”  Gençler ne yapacakmış?, çok çalışacaklarmış?.

Kim çok çalışacak?  “Z” kuşağı gençler öylemi!.

Geçen gün ifade etmeye çalıştım, bu ülkede gerçek anlamda vatan, millet, ailesi  için çalışan insan oranı %10 geçmiyor, tahminen %20 lik kesimde eh işte idareyi maslahat yapıyor, geri kalan %70 lik kesim bedavadan yaşamanın sırlarını öğrenerek hayat geçiriyor.

Yazımızın başlığında; “Bekara Karı boşamak kolay” demiştik, bu söz öyle basit bir söz değil tabiki, altını iyi doldurma gerekir.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıdaroğlu’da  zaman zaman bol keseden atıp tutuyor, bedava geçinmek isteyen kitleye mesajlar veriyor, bir taraftan; “bu iktidar ülkeyi batırdı, ülke battı, halk perişan oldu” diyor, diğer taraftan, ülke gerçekleri ile hiç bağdaşmayacak vaadlerde bulunuyor.

Mademki ülke battı ise, neden bol keseden halka vaade bulunuyor?.

Buradan yapılan vaadleri sıralamaya kalkar isek vaadleri yenilemiş oluruz, Z kuşağının iştahını kapartırız.

Sahi ben anlamış değilim!. Z kuşağı nedir ne değildir?

Sanırım Z kuşağı çalışmadan ana baba parasını yiyen, hak etmediği halde, pahalı telefon kullanan, bir iş yerine girdiğinde her fırsatta elindeki telefonla oynayıp işini yapmayan, her fırsat bulduğunda  işyeri dışına çıkıp telefonu eline alarak telefon ekranına kitlenen, telefonla oynarken etrafında yaşanan ve konuşulanları duymayan, duysa da ilgilenmeyen, yolda yürürken yine telefon ekranına kitlenip, zaman zaman duvara veya işyerlerindeki camekanlara toslayan, arada bir telefon veya elektirik veya aydınlatma direklerine toslayıp kendilerine gelen!..

Gençliğimiz ne hallere sokulmak isteniyor.

Sanırım bu Z kuşağı kesiminin ortaya çıkmasında kusurlu olan siyasi partiler içinde AK Partide var!.

18 yaşında seçme hakkını verdi, sonra seçilme hakkını da verdi.

Yani artık 18 yaşını dolduran her genç anne ve babasından aldığı harçlıkla siyasete altımla hakkına sahip.

Öyleye anne ve babanın siyasi özlemi, bir seçime girip Belediye Başkanı, Milletvekili olma hayali varken, gerçekleşmeyen hayalleri, çocuğuna 18 yaşında sunulan imkanlardan faydalanmak için çocuklarını siyasete atılmaları için gerekli desteği verecektir.

Bugün birileri Z kuşağından bahsedip, böyle bir kuşağın ne olduğunu bilmeden, ikide bir Z kuşağı geldi, geliyor. Z kuşağı şu partiye oy verecek, şuna oy vermeyecek diyerek toplumun kafasını karıştırıyorsa, bu toplumun kendisine gelmesi için bir şeyler yapılmalıdır.

Ülkemizdeki gençlikten umutlu olmak zorundayız.

Mutsuzluk Müslüman Türk insanına yakışmaz, lakin gerçekleri de yazmak ve çözümler üretilmesine katkı sağlamak zorundayız.

Bir tarafta bedava yaşamak istekleri olan bir gençlik yetişirken, diğer taraftan Uzay çağını yakalayan az sayıda da olsa bir gençlik vardır.

Savaşlarda ordunun başında bir komutan vardır, sonra komutan yardımcıları ve savaşan vatan sevdalısı erler vardır.

Bugün başımızda güçlü bir komutan ve yanında az sayıda yardımcısı vardır, inançlı, inanmış asker sayısının çoğalması gerekir.

Günümüzde Gençlik boşlukta eline aldığı cep telefonları ile yetişmeye çalışıyor!.

Okullarda, vatan ve millet sevdalısı bir neslin yetişmesi için bir gayret ve çaba yok!, olmadığı gibi, yetişmesi için gayret eden bir eğitimcide yok!, var olanlarda “neme lazımcı” noktada, sınıfa giriyor, dersini anlatıyor ve evine gidiyor!….

Günün Sözü; Baba duası; Cehennemden, Anne duası; Kaza ve Belalardan korur.  Rabbim bizleri Anne ve Baba duası alanlardan eylesin.