31 Mart seçimleri yapıldı ama yansımaları daha uzun zaman devam edecektir.

31 Mart seçimlerini AK Parti ne yazık ki sağlıklı yürütememiştir, seçimin bütün yükü sayın Cumhurbaşkanımızın sırtına bırakıldı, hem devlet işi, hem de siyasetin yükü sayın Cumhurbaşkanımıza yüklenince, seçimden kaçınılmaz son ortaya çıktı.

31 Mart seçimlerinde “algı operasyonu” etkili oldu, genel anlamda yapılan seçimler de muhalefet partilerinin ve dış destekçilerinin aldı operasyonları öyle ciddi boyutlara geldi ki, insanlar TV lerden çok sosyal medyayı takip ettiği için algı operasyonu hayat buldu.

Bizler seçim öncesinde ne demiş isek aynı düşüncelerimizi muhafaza ediyoruz, adaylara yönelik bugüne kadar pek bir şey yazmadık, yani seçimleri etkileyecek hiçbir noktaya dokunmadık, seçimden sonrada aynı çizgide devam edeceğiz.

Seçimlerin sonuçlarını değerlendirirken yine adaylara dokunmadan sonuca gitmeye çalışacağız.

Bir önceki yazımda “GÜNAH KEÇİSİ ARANIYOR!” diye yazdığım yazıya birkaç yorum geldi gelen yorular; “Birisi yıllardır çalarak kazanınca şaibe yok birisi defalarca sayarak kazanınca şaibe var.

Şaibe yok sadece bu seçim oy çalınmasına izin verilmedi sandıklara sahip çıkıldı hepsi bu…

Bide Anadolu Ajansı masalına kimse inanmadı uyumadı.

Kısacası Maymun Gözünü Açtı!

Bundan sonra bu milleti zor uyutursunuz yalanlarınızla bence fazla yormayın kendinizi..” diyor.

Burada okuyucumuza cevap için yazmıyoruz ama, Anadolu Ajansı üzerinden ne seçim kazanılır, nede seçim kaybedilir, Anadolu Ajansı devlete bağlı haber ajansıdır, gelirleri muhabirleri vasıtası ile aldığı haberleri kendi abonelerine servis yaparak gelir elde eder.

Anadolu Ajansı Seçim kurullarına bağlı bir ajans değildir, devlete bağlı ajans olması dolayısı ile devlet kurumlarından rahat haber alma şansı vardır, alınan haberler bölgelerden süzgeçten geçer sonra genel merkezde de değerlendirildikten sonra abonelerine haber servis edilir, yani seçimlerin şu veya bu şekilde sonuçlanmasında Anadolu Ajansının asla bir etkisi olamaz.

Anadolu Ajansı garantici bir ajanstır, aldığı bilgiler kesin ve gerçekçi olması gerekir, seçimlerde Anadolu Ajansı seçim kurullarında görev yapar yani ilçe ve il seçim kurullarının verdiği bilgileri abonelerine servis yapar, partilerden aldığı bilgiler onlar için yeterli değildir.

Bu seçimde, Anadolu Ajansı kendi abonelerine seçim kurullarından aldığı bilgileri  verirken aksaklıklar yaşamış olabilir, bu aksaklık her ajans için geçerlidir, yani Anadolu Ajansının aldığı veya alırken zorlandığı haberleri kısa zamanda abonelerine servis yapamamasının seçimin sonucunu etkilemesi mümkün değildir.

Şu gerçeği her parti bilir, partiler ilk seçim sonuçlarını sandık başlarındaki kendi partili insanlardan alır, bu sonuçlar kesin olmayan sonuçlardır ve iptal edilen oylara dahil değildir, iptal edilen oylar çok ise müşahitler sandık başında bekler ikinci defa sonuçları partilerine iletirler, yani sandıklar sayıldıktan sonra ilk kesin olmayan sonuçları partiler bilir.

Bu kısa değerlendirmeyi  yapmak bana düşmezdi belki ama, değerli arkadaşımız habere yorum yapınca konu hakkında bilgi vermek benim görevimdir.

Bir başka arkadaşımız şunu yazıyor; “Cemalettin Abi bu seçimde olabilecek bütün önlemler alındı. Milletin iradesine sahip çıkıldı çaldırılmadı.

Hata nerde yapıldı dersen insanları ayrıştırmada ve hakaret etmede. hatayı herkes kendinde aramalı” diyor.

Yorumu yapan arkadaşımız partili bir insan duygusal yazıyor, mesela;  “Milletin iradesine sahip çıkıldı çaldırılmadı” sözü gerçekleri yansıtmıyor, kimin oy kaydırdığı belli, çaldırmadı sözü kim için söyleniyor?, oy çalmak farklı şey, verilen oyların başka partiye yazılması farklı şey, açılan sandıklar İstanbul’da %10, gerisi %90 açılan sandıklardaki oyların hangi partiye olduğu herkes tarafından görüldü, oyların tamamı sayılmış olsa idi bugüne kadar sayılırdı, şu veya bu gerekçelerle sayım yeterli olmadı ve sonuç halen bekleniyor.

İstanbul seçimini kim kazanır?, kim nasıl hareket eder bilmem beni de pek fazla ilgilendirmez, ben Niksar’da değil de İstanbul’da oy kullanmış olsa idim sayın Binali Yıldırım’a verirdim, ama olmadı sayın Binali Yıldırım İstanbul Belediye başkanlığına yakışırdı.

İstanbul seçimleri ne olur bilmiyoruz, ben şimdi “yenilenecek” desem kıyamet kopacak ama YSK nun vereceği karar ne ise buna herkes razı olacaktır, çünkü seçimlerin kazanılması veya kaybedilmesinde eldeki veriler seçimleri etkileyince seçimlerin yenilenmesi kaçınılmaz oluyor.

Daha öncede ifade ettim; AK PARTİ İKTİDAR AMA, MUKTEDİR OLAMAMIŞ”, bakınız arkadaşımız yorumunda ne diyor? “Milletin iradesine sahip çıkıldı çaldırılmadı.” İktidar gerçekten de DİKDATÖRLÜK şeklinde yönetim sergilemiş olsa idi, çalındı sözünü kimse sarf edemezdi zaten oyları çalmaya gerek olmadan seçimler tek taraflı şekilde yüksek oy farklı ile sonuçlanmış olurdu.

Seçimi İstanbul’da sayın Binali Yıldırım kaybetmemiştir, AK parti teşkilatı kendisine fazla güvendiği için sandıklara sahip çıkamamış lakayt hareket etmiş ve sonuçlarda sıkıntı yaşanmıştır.

Seçimlerde Cumhur İttifakı tam hayat bulmamıştır, özellikle İstanbul da yeterli özen gösterilmemiştir, seçimlerde MHP kanadı sandık başlarında ciddi görevlendirilmiş olsa idi sandıklarda hiç kimse hata yapamazdı, AK partili yetkililer kendi yaptıkları hatadan dolayı sıkıntı yaşatmışlardır.

Şunu bilmekte fayda var, bu seçimin en önemli özelliği algı operasyonlarının hayat bulmasıdır, algıyı yapanlar seçimde kazançlı çıkmıştır.

Günün Sözü: hayat yediğin kazıkların bileşkesidir.