Samsun ilimizin simgesi, Samsun ilinin en merkezi yerde bulunan Atatürk büstüne yapılan çirkin saldırıyı kınıyorum.

Samsun’a giden her insan, şehrin merkezinde bulunan park’taki Atatürk anıtını mutlak görür ve orada mutlaka bir hatıra fotoğrafı çekinir.

Samsun ilimize zaman zaman gideriz, o güzel şehrin güzelliğini yaşarız.

Samsun olunca yıllar öncesini hatırladım.

45-50 sene önce Samsun’a ilk gittiğimde bende park alanındaki Atatürk anıtına gittim orada gezinirken yanıma gelen bir Fotoğrafçı; resmini çekeyim mi?” dediğinde hiç tereddüt etmeden; tamam çek ama ben burada yaşamıyorum” dedim, işinin ehli Fotoğrafçı; merak etme çekim yatıktan  kısa zaman sonra Fotoğrafını vereceğim” dedi ve resmimi çekti, bir süre sonra Fotoğrafımı getirdi bende ödemesini yaptım bana hatıra kalmış idi.

Samsun ilinde yaşanan bu çirkin saldırıyı duyunca o anım aklıma geldi, resmi bulur isem hatıra olarak sakladığım resmi baş köşeye koyacağım.

Yine Samsun denince aklıma rahmetli Salih Saraç hocam geldi.

Salih Saraç Edebiyat Öğretmeni idi, Niksar imam Hatip Lisesinde görevli iken emekli oldu, daha sonra Samsun’da aldığı konutta oğlu ile yaşamaya başladı, samsun’dan Niksar’a geldiğinde her gün mutlaka gazetemizi ziyaret eder mutlaka yeşil Niksar ve Yörenin Sesi Canik gazetelerini alır noktasına varıncaya kadar okurdu, iyi bir Niksar sevdalısı idi, şartlar Samsun’da yaşamayı sağladı.

Gel zaman git zaman Salih Saraç hocamıza ait aileden gelen bir konut için konuşma gereği duydum.

Bugün Niksar Vakfı olarak hizmet veren buna mülkiyeti hocama eşinden kalan miras olduğunu öğrendim ve konuyu görüşmek üzere Salih Hocamı samsun Atatürk anıtının bulunduğu parkta bulacağım söylendi ve Samsun’a gittim, bir süre gezindim ve Salih hocamı Atatürk anıtının yanında bulunan Bankta buldum, hoş beş sohbetten sonra konuyu kendisine açtım, hocamda; tamam Niksar’a geleyim satışını sana vereyim” dedi ve bu şekilde bir başka anı olarak bunu hatırladım.

Samsun’a gidip de Atatürk anıtının bulunduğu alanda hatırası olmayan yoktur, sanırım en büyük özelliklerden biriside buranın adres olarak bildirilmesi sanırım.

Ülkemizde bugüne kadar çok defa “çeşitli saldırılar yapılarak halkı kin ve nefret duygularına kapılmaları sağlanmaktadır, yani Türkiye’nin karıştırılması için her zaman provakatörler devreye sokulur, ülkemizin kaosa sürüklenmesi sağlanır.

Samsun’daki haberi duyduğumda, il sözlerim şu oldu; “provakatör bir hareket, algı operasyonları yapılıyor, bu bölgede Güvenlik kuvvetleri eksik olmaz gereken kısa zamanda yapılır” demiştim, düşüncemizde yanılmamışız.

Peki ülkede kaostan kim faydalanmak ister?

Samsun’daki Atatürk anıtına yapılan ve yapılmak istenen çirkin saldırıdan kimler faydalanarak ülkenin karışması sağlanır?

Bu soruların cevapları zaten yakalanan kişilerin yaşantısı ve siyasi yönlerini görünce anlaşılıyor!…

Bugüne kadar kaostan kimler faydalanmıştı?, kimler faydalanmak için gayret ederler?

Tarihin çok derinliklerine inmemek gerekir. Kısa tarihi olaylara bakınca kimlerin kaos çıkarttığı ve ondan faydalandıkları belli olur!

Demokrat Parti genel başkanı ve Başbakan rahmetli Adnan menderes ne ile suçlandı? veya suçlamalardan bir tanesi ne idi?, provakatörler Atatürk’ün Selanik’teki evinin yakıldığı yalanını yayınca İstanbul karıştı, darmadağın yapıldı, sonrası malum.

Peki  mademki ortaya yine Provakatörler çıktı aklımıza takılanları not edelim. Atatürk heykeline halat bağlayıp indirme çabası tam provokasyondur,  fakat; 6 Atatürk büstünün yakılıp kırıldığı 6-8 Ekim olaylarının baş kışkırtıcısı olan Selahattin Demirtaş için, “özgürlük” diye bağırıp, sonra da Atatürkçülük oynamak iki yüzlülük değilmi?

Samsun’da Atatürk anıtına çirkin saldırı yapanlar “sarhoşmuş!”

Tamam adamlar alkol alabilir ama, alkol alan şerefsizler her düşünceden sıyrılıp Atatürk anıtını yıkmak için mi beyinlerini odakladılar!.

Şu algı operasyonlarını iyi anlamak gerekir.

Ülkemizde Atatürk ismini kullanarak halkı tahrik ederek, olayları yaratmak isteyenler, 6-8 Ekim olayları ı yaratanları neden görmezden geldi?.

6-8 Ekim tarihlerinde Selahattin Demirtaş’ın talimatları ile olay yaratanlar çok sayıda Atatürk heykelini kırdıkları halde neden  CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu “Selahatin Demirtaş’a özgürlük” diyerek sürekli gündem yaratıyor?.

Samsun’da Atatürk anıtına yapılan çirkin saldırıyı yapanlardan bir tanesi bir siyasi parti yetkilisi olduğu iddia ediliyor, bu iddialar doğru ise geçmişte yaşanan olayları yaratanlarla aynı çizgide oldukları anlaşılıyor!.

Bizler sosyal medyada yayınlanan isimleri asla kullanmayacağız, yanlış bir sim, insanları zan altında bırakır buda doğru bir habercilik olmaz.

Bizler değil ama vatandaş şunu soruyor; Peki Atatürk’ün partisiyiz diyenler, Demirtaş’ın provokasyonuyla, 6-8 Ekim olaylarında 6 Atatürk heykeli yakılırken neredeydi? Şimdi nerede? Neden Demirtaş’a özgürlük istiyorlar? Demirtaş’ın siyasi çizgisini beğeniyorlar. Hani samimiyet?

Peki; “PKK’lılar ve siyasi ayağı ile oynaşanların söz söylemeye hakkı yok” cümlemi açayım. Teröristler İstanbul’da, Güneydoğu’da Atatürk heykellerine ve büstlerine saldırırken örgütün siyasi ayağı da bu eylemlere destek vermişti.

Biz Türk ve Atatürk düşmanı herkese düşmanız, bu böyle biline.

Şu güzel sözlerle yazımıza nokta koyalım.

Bugün yine Facebooktan canlı yayın yapacağız, konuğumuz AK parti ilçe başkanı Semih Tepebaşı idi, elde olmayan bazı gelişmelerden dolayı, Semih kardeşimiz Pazartesi canlı yayın konuğumuz olacaktır.

YA İLAHEL-ALEMİN!

Yoktan var eden, varlığından haberdar eden, yaratıp imtihan eden, imtihan edip sabır veren Rabbim, bütün müminleri bağışla.

Regaip kandili hürmetine hayatın şereflisini, rızkın bereketlisini, vücudun sıhhatlisini, ahlakın faziletlisini, evladın edeplisini nasip ve müesser eyle.

Bu mübarek gece, zor günler geçirdiğimiz; fakat gelecek adına ümit’le dolu olduğumuz şu dönemlerde yeniden bir uyanışa vesile olsun.

Günün Sözü; Size saygı duyan biri ile sohbet edin, sizi seven birine danışın, size benzeyen biri ile arkadaşlık edin.