Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk yeni eğitim ve öğretim yılı dolayısı ile önemli açıklamalarda bulundu.

Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk, 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Mesleki Çalışma Programı’nın başlangıcı dolayısıyla TRT Haber ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden canlı yayında, okullarda ders başı hazırlığı yapan yaklaşık 1 milyon öğretmene seslendi.

Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk’tan beklentiler bir hayli yüksek, sayın bakan göreve başladığı kısa süre sonra eğitim camiasının hayat damarlarını kesmek üzere olan, öğrencilerin öğretmen ve idarecileri şikayet etme konusunu açıklık getirdi, artık öğrenciler kendi kusurlarını öğretmenlere atmaması için gerekli tedbiri aldı, öğretmenler rahat bir nefes almaya başladı, öğretmenlerin başında dolaşan Kılıcın öğrencilerin elinden alınmasını sağladı.

Milli Eğitim Bakanlığı en sıkıntılı bakanlık ve kurum olarak her insanın gündemini oluşturuyor, Eğitim kurumu öyle sağlıklı hale getirilmelidir ki, öğrenci öğrenciliğini, öğretmen öğretmenliği, idarecide idareciliğini bilmelidir.

Bir Milli Eğitim Bakanı TV ler karşısında; “öğrencinin saçını kesen beni karşısında bulur” derse o eğitim kurumundan fayda beklemek, eğitime katkı sağlamak mümkün değildir.

Bir idareciye ve öğretmene, öğrenci ders çalışmadığında kendisine zayıf not vermesi sonrasında, öğrenci kendi yalanları ile ailesine hatta Polise, dolayısı ile C. Savcılıklarına “öğretmen bana vurdu, bana dokundu, saçıma dokundu” sözleri ile bir öğretmenin hayatını bitirecek fırsatlar bulunca bir ülkede eğitimden bahsetmek mümkün değildir.

“Öğrenciye özgürlük, Öğretmene pranga vuran” bir sistemle eğitim yapılması söz konusu değildir.

Öğrencilik hayatımızı bir filim şeridi gibi gözden geçirdiğimizde, ailelerimizden çok öğretmenlerin hayatımızda iz bıraktığını görürüz, izin nedenleri öğretmenlerin bir anne ve baba şefkati ile veya anne ve baba  sertliği ile bizlerin hayatını şekillendirmeleridir.

Bir öğretmen öğrencisine mesafeli davranmasını bilir, öğretmen öğrencisine şefkatli davranırsa öğrenciyi kazanır, öğrencinin saçına dokunur, sırtını dokunur ona öğretmen şefkatini iletir, gerektiğinde kulağını tutar ama kopartmaz.

Milli eğitimde yapılan her hata, nesillerin zayi olmasını sağlıyor, öğrenci öğrenciliğini bilmez ve de öğretmende; “banane kardeşim, öğrencimin saçına dokunduğunda, suç, sırtına dokunduğunda suç, elini tuttuğunda suç olan eğitim sisteminde ben de bana verilen saat içinde anlatmamı yaparım çocukların  bir meselesine karışmam, çocukla yakından ilgilenmek onların yaramazlık yapmamasını istemek, hata yapan öğrenciyi uyarmanın bedeli ne yazık ki “cinsel istismara” girecek kadar tehlikeli olursa, hiçbir öğretmen hiçbir öğrencisi ile ilgilenme şansı olamaz” diyerek, bir felaketin  sonuçlarını ortaya koyar!.

Milli Eğitim Bakanımız sayın Ziya Selçuk’un yeni eğitim yılı dolayısı ile yaptığı konuşmadan alıntılar yaparak Milli Eğitimin huzura doğru yolculuk yapması bir kazanç olarak görüyoruz.

Öğrencilerin, öğretmenlerinden beklediği ilk şeyin sevgi ve saygı olduğunu ifade eden sayın Selçuk, şunları dile getirdi; “Çocuğun hayatına dokunmak, onunla her gün göz göze gelmek, onun hayatında çocuk diliyle söylersek ‘kocaman’ yer sahibi olmak, bazen anneden ve babadan dahi önemli bir yer tutmak, umut dolu çocuk dünyasının kaptanı ve kahramanı olmak. Öğretmenlik dediğimiz, tam da böyle bir şey. Öğrenmeyi “hükmedici bir öğretmen” olarak değil, “kolaylaştırıcı bir rehber” olarak yapmayı tercih etmek.

Bir öğretmen, öğrencisi için ya toprak olur ya bahçıvan. Topraksa çocuğun yetişmesi için her türlü koşulu hazırlar ve kucağında hayat bahşeder. Hayatın hediyesi ve emanetine sessizce hayranlık duyar. Bahçıvansa sürekli budamayı düşünür. ‘Şurası olmadı, burası olacak’ der. Budayamazsa uzman bulur, budattırır. Ek dersti, etüttü, takviyeydi budar. Toprak her misafire hürmet eder. Bahçıvansa ayrık otu arar durur.” Diyen sayın bakan, iyi eğitimi verecek olanların öğretmenler olduğuna dikkati çekerek;  “Doğru eğitimi büyük binalar değil, büyük insanlar verir. Bu salonun girişinde ‘İnsan, insanın gölgesinde yetişir.’ sözü misafirlerimizi karşılıyor. Zira şahsiyeti, şahsiyet bina eder. Güçlü bir şahsiyet olabilmek öğretmenin kendisini yetiştirmesinden geçiyor. Öğretmenlik çocuklara bir şey öğretmek değildir. Öncelikle ve hassaten öğretmenin kendi olgunlaşma serüvenidir. Kemalat ve kişisel gelişim yolculuğudur. Asıl yolcu öğretmendir. Çocukların gelişimi öğretmenin gelişimine doğrudan bağlıdır. Çocukları ancak ve ancak kendimize yatırım yaparak zengin kılabiliriz. Kamil bir öğretmenin koridordaki yürüyüşü bile derstir. Çocuklar ilk nazarda öğretmenlerin kalbiyle ilgilenir, beyniyle değil. O yüzden deneyimli öğretmenler bütün çocukların gözüne gözleri ve gülümsemeleri değmeden derse başlamaz. Bunun için çok yönlü öğretmenlere ihtiyacımız var.” değerlendirmesinde yaptı ve devamla.

Sayın Bakan; “Önümüzdeki süreçte, öğretmen eğitimleri, öğretmenlerin çok daha donanımlı, çok daha iyi yetişmiş bireyler olarak sistemimize girmesini sağlamak için çok büyük çaplı öğretmen eğitimi projeleri başlatacağız.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı, Bakanlık olarak bir paradigma değişikliği içinde olduklarını ve ekim ayında yapılacak makro plan sunumunda bu değişikliğin detaylarını açıklayacaklarını belirterek, “1970’lerden beri eğitim sistemimizin istikametinde bir değişiklik, bir kayıp var. Dünyanın 4’üncü büyük kırılmasına şahit olacağımız bir döneme giriyoruz. Bu, bizim için günlük operasyonlarla gerçekleştirilecek bir dönüşüm değil, çok daha büyük değişiklik, ekosistemin tümüyle değiştirilmesinin gerektiğini bir durum. Bu durumun maddi unsurlarını dönüştürmek çok zor değil. Çünkü Türkiye’nin imkanları giderek artıyor. Bugün bunu dönüştürmenin zihniyet tarafındayız.” değerlendirmesinde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk’un eğitimde reform denecek çalışmaları yapacağına inanıyoruz, bizler var olan sıkıntıları ve düzeltilen noktaları dile getiriyoruz, bu ülkeye faydalı birey olmak için herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Yeni eğitim yılının ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini dileriz.

Günün Sözü: YENİ EĞİTİM YILININ BAŞARILI GEÇMESİNİ DİLERİZ.