ABD nin Suriye topraklarından çekilme kararı ülkemiz insanların çoğunluğunda çok olumlu izlenimler bırakırken, bazı kişilerin ABD başkanının “Suriye topraklarından çekiliyoruz” sözleri karşısında şok yaşadığını görüyoruz.

“Bir Musibet Bin Nasihatten İyidir” sözünün güzelliğini daha yaşamış oluyoruz, aslında kötülükten güzellik olmaz ama, ülkemiz insanları gibi gözüküp ülkemizi kötülük yapmaya çalışanları görünce hiç değilse dost ve düşmanları daha iyi tanımış oluyoruz.

Dün “ABD nin Suriye de ne işi var” diyerek sözde ABD nin Suriye topraklarında oluşunu eleştirenler bugün ise ABD başkanı sayın Trump’un “Suriye topraklarındaki askerlerimizi geri çekiyoruz” sözleri karşısında üzülenler bu ülkenin insanı gözükenler.

Bazen musibetleri yaşamak gerekir, kendilerini yaşanan ortamlarda gizleyenler, kripto konumunda olan sözde vatandaşlar, olaylar karşısında kendi iç dünyalarındaki ihanete hakim olamıyor, hainliklerini dışa vurmak zorunda kalıyorlar.

Bizler devlet adamlarımızla gururu duyuyoruz, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun, ülkemizdeki terör örgütlerinin yok olması için gerekli her imkanı yetkililerimize sağlıyor her yetkiyi de yine devletin yetkililerine sunarak ilk önce ülkemizdeki terör hareketlerinin bitmesini sağlıyor, beraberinde ülkemiz dışından gelebilecek terör hareketlerinin gelmemesi için yoğun çalışma içinde oluyorlar.

40 senedir ülkemize terör örgütlerinin ihanetini ihraç eden Suriye devlet başkanları baba Esat ve oğul Esat’lar artık yolun sonuna geldiklerini anladılar, ülkemize karşı yaptıkları hainliklerin bedelini ödeyecektir.

Suriye sınırları ülkemiz için çok hayati önem taşıyor, yıllardır ülkemizdeki terör örgütlerinin yetişmesini sağlayan Esat ailesi yaptıklarının bedelini kendileri ödemesi gerekirken yine masum Suriye halkına ödetiyorlar, inşallah zulüm sona erecektir.

Suriye de yaşanan sıkıntılar inşallah kısa zamanda son bulacaktır, ABD nin Suriye den çekilme kararı önemlidir, bu konuda devletin zirvesi yaşanan süreçleri dikkatlice takip ediyor, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü sayın İbrahim Kalın son yaptığı basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu sayın kalın; “Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında 8. kabine toplantımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bugünkü toplantıda öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın bir takdim konuşmaları vardı. Kendileri bu takdim konuşmasında bakanlarımızın ilgili konularda icraatlarının takibiyle ilgili hem gerekli hatırlatmaları yapmışlardır, hem de bu konuları, projeleri bizzat takip edeceğini bir defa daha kayda geçirmiştir.

Tabii genel manada güvenlik noktasında Türkiye’nin her cephede güvenliğini sağlamasıyla ilgili çalışmalar ilgili birimlerimiz tarafından sürdürülmektedir. İç ve dış güvenliğin sağlanması amacıyla İçişleri Bakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız, Millî İstihbarat Teşkilatımız, Millî Savunma Bakanlığımız, Silahlı Kuvvetlerimiz her an teyakkuz hâlinde, Türk milletinden aldıkları güçle, Türk Devletinin kendilerine sağladıkları imkânlarla çalışmalarını özverili bir şekilde devam ettirmektedirler” diyerek ülkenin en önemli kuruluşlarının yetkilileri her an teyakkuzda beklediklerinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın; “Suriye’de hem sahada hem masada olmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın;  “ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve DEAŞ ile mücadele konusunda, “Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde bildiğiniz gibi sınır hattında önemli hareketlilikler olmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, biz hem sahada hem masada olmaya devam edeceğiz. Aslında Türk dış politikasının ve dış siyasetinin en temel ilkesinin bu olduğunu da ifade edebiliriz. Eş zamanlı olarak sahada olmaya devam edeceğiz” dedi.

“SURİYE’DE SINIR HATTINDA ÖNEMLİ HAREKETLİLİKLER YAŞANIYOR”

“Suriye’de özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde de bildiğiniz gibi sınır hattında önemli hareketlilikler olmaktadır. Fakat Sayın Cumhurbaşkanımızın müteaddit kereler ifade ettiği gibi, bugünkü takdim konuşmasında da vurguladığı gibi, biz hem sahada, hem masada olmaya devam edeceğiz. Aslında Türk dış politikasının ve güvenlik siyasetinin en temel ilkesinin bu olduğunu da ifade edebiliriz. Eş zamanlı olarak sahada olmaya devam edeceğiz, bunu Suriye örneğinde gösterdik, Zeytin Dalı Harekâtında, Fırat Kalkanı Harekâtında, Cerablus’ta, Afrin’de, İdlib’de, diğer bütün alanlarda gösterdik, bunun masadaki neticelerini de almaya başladık.

Dolayısıyla bu özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’den çekilmesi kararının oluşma sürecinde de Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği liderliğin, izlediği diplomasinin çok belirleyici bir rolü olduğunu herkes ifade etmekte, teslim etmektedir; bunu biz de özellikle vurgulamak isteriz.

Zira 14 Aralık günü yapılan telefon görüşmesi bütün bu sürecin seyrini değiştiren önemli bir karara vesile olmuştur ve daha sonra bildiğiniz gibi 18 Aralık tarihinde de Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptığı resmî açıklamalar çerçevesinde de Suriye’den bir çekilme süreci başlamış bulunmaktadır. Tabii bu, sahadaki birçok dengenin yeniden değerlendirilmesini, yeni unsurların müzakeresinin yapılmasını da zorunlu kılmaktadır. Şu anda bu yöndeki çalışmalarımız da yoğun bir şekilde devam ediyor. Nitekim bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın dün akşam Amerikan Başkanı Sayın Trump’la yaptığı telefon görüşmesinde de bu konular etraflı bir şekilde ele alınmıştır.

Özellikle DEAŞ’la mücadelede herhangi bir zafiyetin, sektenin, yavaşlamanın olmayacağının altını bir kez daha çizmek isteriz. Bazı çevrelerde Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye’den çekilmesiyle DEAŞ’ın kendine yeni bir hayat alanı bulacağı yönünde spekülasyonların yapıldığını sık sık görüyoruz. Biz DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonunun bir üyesi olarak böyle bir şeye ne Suriye sahasında, ne Irak sahasında, ne Türkiye topraklarında, ne de bir başka yerde müsaade etmeyeceğimizi tekrar ifade etmek isteriz. Bu terör örgütüyle bugüne kadar en yoğun ve kararlı mücadeleyi veren ülkenin Türkiye olduğunun da altını bir kez daha çizmek isteriz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü sayın Kalın; “Bildiğiniz gibi özellikle Fırat Kalkanı Harekâtı’nda hemen sınırımızda bulunan üç binden fazla DEAŞ’lı, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Fırat Kalkanı Harekâtı çerçevesinde etkisiz hâle getirilmişti ve hamdolsun o günden bugüne kadar da Cerablus, El Bab hattında tek bir DEAŞ unsuru dahi bulunmamaktadır. Aynı şekilde Afrin bölgesinde de DEAŞ unsurlarına hiçbir şekilde rastlanılmamaktadır. Bu da Türkiye’nin izlediği politikanın ve uygulamadığı stratejinin somut bir göstergesidir.

Dolayısıyla bundan sonra Münbiç’te, Rakka’da, Deyrizor’da ve başka yerlerde DEAŞ’la mücadele söz konusu olduğunda Türkiye aynı kararlılığı bundan sonra da gösterecektir. Nitekim içeride ve dışarıda zaman zaman yapılan operasyonlarda bunun somut adımlarla da örneklendiğini görüyoruz” diyerek, sınırlarımız dışında yaşanacak hiçbir olumsuzluğa müsaade edilmeyeceğini bildirdi.

Haberleri izlerken dikkatimizi çeken şu hususa dokunmak istiyoruz, bazı TV ler haberlerini verirken özellikle sınır ötesindeki muhabirler; “bölgede bulunan DAİŞ terör örgütünün bulunduğu bölgeleri PYD/YPG grupları ele geçirmiştir” şeklinde haber veriyor, böyle bir haberin TV lerden verilmesi son derece tehlikeli olduğunu düşünüyoruz, bu sözler ABD nin haksızken haklı duruma düşüreceğini görüyoruz veya Fransa ve İngiltere’yi haklı konuma sokacaktır, bölgedeki herhangi bir terör örgütünün varlığı Türkiye için tehdittir, bir terör örgütünü dışlarken diğerini savunur pozisyona düşmek ülkemizin çıkarları bakımından tehlikelidir, haberleri yapan muhabirler veya TV sorumluları buna dikkat etmek zorundadırlar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti artık Oyu n Kurucudur. Türkiye’nin olmadığı hiçbir yerde huzurun olmadığı  görülmüştür.

Günün Sözü: BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR.