Suriyeli AYLAN bebek henüz 3 yaşında idi.

AYLAN  Kurdi’nin 3 yaşında ailesinin kucağında VARİL BOMBALARINDAN kaçarak Türkiye’ye sığınmaya çalıştı, Türkiye de bazı kesimler “Suriyeliler dışarı” sloganı atmaya başlayınca Kurdi ailesi daha rahat ve sakin bir hayat yaşamak için Türkiye’den ayrılıp Deniz yolu ile bir AB ülkesine sığınma gereği duydu, bu istek 3 yaşındaki AYLAN bebeğin son çırpınışı oldu, son nefes alış verişi oldu.

Aylan bebek henüz 3 yaşında idi ailesinin tercihinden başka hiç bir şey yapması mümkün değildi, kader onu Suriye topraklarında doğasına izin vermiş, 3 yaşına gelince kader onu Türkiye topraklarında yaşamasına mecbur etmiş, Türkiye de AYLAN bebeğim yaşama koşullarını bilmeden “SURİYELİLER DIŞARI” sloganları atılmaya başlayınca, Kurdi ailesi Türkiyede yaşamanın zor olacağını düşünerek gavur memleketlerinde daha huzurlu  yaşamak için denizlere kulaç atmak üzere yola çıkmış.

AYLAN Kurdi henüz 3 yaşında iken, son nefesini engin denizlerde son verdi, belki hayal kuracak yaşta değildir ama, yaşamış olsa idi, belki de “KATLİAMLARA DUR! diyecek çalışmalar  yapacak, bir daha 3 yaşında AYLAN BEBEKLERİN ölmemesi için mücadele yapacaktı.

Aylan bebeğin nasıl bir hayat yaşayacağını bilmek mümkün değildi, bir Müslüman ülkede doğdu, müslüman ülkenin yöneticileri katliam başlattı, hayata tutunmak için bir başka Müslüman ülkeye sığınma ihtiyacı duydu, sığındığı Müslüman ülkedeki bazı insanlar; SURİYELİLER DIŞARI” sloganı atınca Kürdi aile burada da yaşamanın zor olacağını düşünerek Denizlere açıldı, Denizler Kürdi aileyi ve beraberinde 12 kişi hayatını kaybetti, şimdi AYLAN bebek yok, Aylan bebek ve onun gibi olanların bir kısmı VARİL BOBALARI İLE, BİR KISMI DENİZLERDE BOĞUP GİTTİ, yani insan gibi gözükenler yüzünden  katliama tabi tutuldular, koskoca dünyada AYLAN bebeklere yer bulunamadı, bu bebekleri kendi yaşadıkları şehirlerde istemeyenler, bacaklarını atsınlar, çaylarını demlesinler, Aylan bebeğin Deniz kenarında cansız duran resmini karşılarına koysunlar çaylarını yudumlasınlar ve şunu düşünsünler; vay be  ne büyük bir tepki verdik, Aylan bebek ve onun gibi olan bebeklerin bu şehirde yaşamaması için çok bağırdık, çok yazdık sonunda Ayla bebek ve beraberindeki 12 can denizlerde öldü, ne büyük bir iş başardık” desinler.

Evet; Suriyelileri istemeyiz diyenler 3 yaşındaki Aylan bebeğin Denizde boğulup cesedinin Deniz kenarına atılan cansız bedenini hatırlasınlar!.

AYLAN bebek, 3 yaşında ailesiyle savaştan kaçtı. Kısacık ömrüne birçok kişinin hayatı boyunca yaşamayacağı badireleri sığdırdı. Medeniyetin beşiği Avrupa’ya gitmek isterken, cansız bedeni kıyıya vurdu. Avrupa mülteci kriziyle nasıl baş edeceğini tartışırken Suriyeli bebek Aylan’ın Bodrum sahilindeki görüntüsü masaya yatırılan tüm formülleri anlamsızlaştırdı. Siyaha bürünen dünya medyası “bu utanç tablosunu göstermek zorundayız” dedi.

“bu utanç tablosunu göstermek zorundayız” demek yeterli değil ki, dün Yunanistan dan, Bulgaristan dan, Rusya dan, Almanya dan, Romanya dan, dünyanın pek çok ülkesinden gelen göçmen insanlarımız, bugün “AYLAN bebekler dışarı” diyor, bu sloganları CHP li yani sosyal demokrasiyi savunan belediye başkanları sahipleniyor, kimisi inanlarımıza yemek vermiyor, kimisi ekmek vermiyor, kimisi iş vermiyor, kimisi ev vermiyor.

Ne garip değil mi?, Sosyalizmi savunduğunu iddia edenler, bir çocuğun kendi topraklarında yaşamasına izin vermiyor, sonra klavye başına geçip; “Suriyeliler dışarı”  diyor, Suriyelilerin aşını, ekmeğini kesen belediye başkanlarını alkışlayarak katliamın yapılmasına göz yumuyor!…

Minik Aylan’ın fotoğrafı ve altında çarpıcı bir mesaj var;  “Bu görüntüler utanç verici bir şekilde normalleşti. Artık buna dayanamıyoruz, o yüzden göstermek istiyoruz, göstermek zorundayız, çünkü bu görüntü medeniyetimizin başarısızlığını belgeliyor. “.

Sahi AYLAN bebeğin Deniz kenarında duran resmi bazı vicdanları imana getirmiş gibi, hem de Müslüman olmayan insanlarda.

AYLAN bebeğin utanç tablosuna gazetelerde “İnsani felaketin minik kurbanı” manşetiyle verdi, gerçekten vicdanları sızlatan bir söz.

Bazı kanı bozukların tırlara doldurduğu silahlar olmasa belki bugün hayatta olabilecek bir çocuğun cansız vücudu, Deniz kenarında bulundu.

Yaratılanların en şereflisi diye ortalıkta gezinen insanın yüzüne tokat gibi vuran görüntüdür, AYLAN bebeğin deniz kenarındaki görüntüsü. Değişen hiçbir şey olmayacak tabi ki, yine aynı saçma sapan hayatlara, yine salak salak sorunlara dönülecek ve duyarsızlığa devam edilecek, bazıları hiç uğruna ölürken belki de öldürülürken,  korkum öte dünyada bunlardan hesap sorulacak olması ki Allah hepimizi affetsin ve ıslah eylesin.

AYLAN  bebeğe bu acıyı o çocuğa yaşatanların, tüm acıları bu dünyada yaşamalarını diliyorum, özellikle buna sebep olan adamların yaşamalarını görmek istiyorum.

Küçük bir çocuk ölüyor, henüz 3 yaşında ve hala Müslüman dı Hristiyan dı, beyazdı, zenciydi, diye tartışmalar çıkıyorsa daha nice çocuklar ölecek demektir.

Kıyıya vuran Suriyeli çocuk dünya gündemine oturdu. Bodrum’dan Kos’a botla gitmeye çalışan 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin cansız bedeni dünya gündemini sarstı!, peki ne kadar zaman?, bir iki ay konuşuldu yazıldı ama halen benim ülkemde taşlaşmış kalpler; “SURİYELİLER DIŞARI” diyor, çok yazık.

Dün kendisinin, ailesinin dedesinin, ninesinin nereden geldiğine bakmaksızın; “SURİYELİLER DIŞARI” diyor, AYLAN bebeğin 3 yaşındaki minicik bedenini unutuyor.

Suriye den  gelip ülkemde insanca yaşamak isterken, kahpece, şerefsizce SURİYELİLER dışarı diyenler, 3 yaşında Denizde sulara gömülen ve suyun bile acıdığı AYLAN bebek bugün kara toprağın altında, hesabın sorulacağı mekanda istirahat ediyor.

AYLAN bebeklerin acılarını yüreklerinde hissetmeyen siyasetçiler, yöneticiler, bugün AYLAN bebek yok, siz bu dünyada çok mu rahatsınız?.

AYLAN bebeğin Dünya basınında yer alan haberlerinden bir tanesi; “Binlerin umutsuzluğunu sembolize eden minik çocuğun trajedisi: Ailesinin Avrupa’ya ulaşmaya çalışmasının ardından boğulmuş bir Suriyeli çocuğun cansız bedeni Türk sahiline vurdu.” dedi.

Günün Sözü: AYLAN BEBEKLER ÖLMESİN, SURİYELİLER BİR İNSANDIR.