103 amiralin gece yarısı yayınlamış oldukları Hükümete darbe uyarısı ülke gündemini meşgul etmeye devam ediyor.

Basında tartışmalar devam ederken, siyasetçilerinde gündeminde yine 103 amiralin gece yarısı yayınladıkları bildiri konuşulmaya devam ederken, ortaya yine ilginç düşünceler ortaya atılmaya başlandı.

Birileri; “efendim emekli 103 amiralin ne gücü olacak ki darbeye teşebbüs etsinler?, sivillerin darbe yapması mümkün değil” diyerek yine ciddi bir girişim sulandırılmaya çalışılıyor!.

103 amiral, yani sıradan bir sivil değiller.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin bünyesinde önemli görevlerde bulunan 103 amiralin gece yarısı Hükümete uyarı bildirisini asla küçümsememek gerekir.

Bu ülkede küçümsenen pek çok sıkıntı, ilerleyen zamanda ülkemizin ve milletimizin başına bela olmuştur, bunlardan bir tanesi PKK terör örgütüdür.

Ortaya çıkan her şer hareketi dikkate almak zorunluluğu vardır, şerleri asla küçümsememek gerekir.

Atalarımız ne demiş; “YILANIN BAŞINI KÜÇÜK İKEN EZİLİR, BÜYÜDÜKTEN SONRA EZMEK ZORDUR”  diye.

Ülkemizi 40 yıldır kan gölüne çeviren PKK terör örgütü ile zamanında ilk çıkışında ciddi mücadele yapılsa idi, bugün bu hain terör örgütü olmayacaktı.

İktidarlar tabi ki eleştirilmelidir, hatası eleştirilmeli ki, yapılan hizmetler kalıcı olsun, milletimizin değerleri yerli yerinde kullanılmış olsun, ancak 103 amiralin yayınladıkları gece yarısı bildirisi, sıradan hükümete masum yapılan bir uyarı falan değil, darbenin ayak sesleri olarak görülüyor!.

103 amiralin gece yarısı  uyarı bildirisini asla basite almadan üzerinde durulması gerekir, zaten Yargı da yayınlanan gece yarısı bildiriyi dikkate alarak gerekli soruşturmaya başlamış, sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.

103 amiralin gece yarısı yayınladıkları Hükümete uyarı bildirisi karşısında yine  birileri ciddiyetten uzak; “AK Parti yıkılsın da nasıl yıkılırsa yıkılsın” düşüncesinden hareket ederek “efendim emekli sivil amirallerin gücü  neyki, darbeye teşebbüs etsinler” sözü samimi değil, aynı zamanda tehlikeli bir savunmadır.

Bu ülkede çok darbe teşebbüsü oldu, gerçekleşen darbeler oldu, her yapılan ihanet “iyi niyetli insanlar bu sözleri dikkate alınmamalı” diyerek bugünlere gelindi.

Bu ülkede AK Parti iktidarı ilk defa 103 amiralin gece yarısı bildirisi ile mi uyarılıyor da, onlardan hesap soruluyor? Tabi ki hayır, pek çok STK sürekli iktidar aleyhinde düşüncelerini ortaya koyuyor, bazı vatandaşlar İktidar “öksürse” ağızlarına ne gelirse söylüyor ve haberler yapıyorlar,  TV lerde yayınlar yapılıyor.

Sosyal medyanın ne kadar tehlikeli, ama hizmet için kullanıldığında da faydalı bir iletişim aracı olduğunu da biliyoruz.

Günümüzde sosyal medya aracılığı ile gece yarısı yayınlanan hiçbir uyarı asla masum değildir vede “siviller darbe yapamaz diyenlere İstanbul Gezi olayları halen tazeliğini koruyor, yakılan yıkılan işlerleri yakılan Polis araçları ve milyarlarca TL devletin ve millete açılan ekonomik zararlar asla unutulmamalıdır.

Gezi protestosu da masum olarak başlatıldığı söylenmişti, sonrasında yaşananlar bu ülkeyi pek çok şeyler kaybettirdi, ekonomik zararın ülke bütçesine ciddi sıkıntılar verdiğini unutmayacağız.

Darbeleri genelde siviller iş birliği içinde olurlar, darbeyi yapanlar ön planda askerlerdir ama, geri planda mutlaka siviller vardır, yani “siviller darbe yapamaz” sözleri gerçekleri yansıtmıyor, bilakis darbe teşebbüsü sivillerin hareketi ile başlar, yoksa eğitimde olan komutanların Hükümetlere yönelik çalışmalarını takip etmeleri mümkün olmayacağı için darbe yapmayı akıllarına pek getirmezler, her şey sivillerin başının altından çıkar, özellikle emekli olan insanların zamanları çok olunca her senaryoyu yazmaları kaçınılmazdır.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmalarında “özgürlük, adalet ve hukuk” diyor, lakin darbecilere, ülkeyi yıkmak isteyenlere karşı suskun kalıyor veya onları destekliyor.

CHP genel başkanı ülke genelinde bir anket çalışması yaptırsa ve şunu sorsa; “AK Parti iktidarından kurtulmak için meşru  yollardan mı yoksa gayri meşru ve darbe teşebbüsleri ile mi iktidardan kurtulmak gerekir?” diye sorsa, CHP seçmenin %90 ı kesinlikle meşru yollardan ve iktidarın hatalarını halka anlatarak AK Parti iktidarından kurtulmak isteriz” düşüncesi ortaya çıkar.

CHP nin bu ülkede %25 lik oyu var, bu oyu veren seçmen kitlesi, yapılmak istenen darbe teşebbüslerinden rahatsızlık duyduğunu düşünüyoruz.

20 sene önce AK parti diye bir siyasi parti yoktu, bugün AK Parti 19 yıldır iktidarda, bunun nedenlerini CHP genel başkanı ve kurmayları tespit etse ve ona göre siyaset yapsa sanırım bugünkü aldığı oydan daha fazlasını alacak, terör örgütüne destek veren siyasi partiye muhtaç olmayacaktır!.

40 yıldır ülkemizi kan gölüne çeviren, beşikteki çocukları, hamile kadınları katleden terör örgütünün kanını akıttığı binlerce insan yaşananları nasıl unutacak ve terör örgütüne destek veren siyasetçileri destekleyecek?

Bugün terör örgütünün destekçisi  HDP veya diğer partiler şayet halktan oy alıyorsa, bunun  en büyük hatası iktidarın ve devletin içinde yönetici olan kişilerin hatasındandır.

Ülkemizde; devletin imkanlarını devleti yönetenler doğru dürüst halka anlatamadıkları için terör örgütü halka kendi yalanlarını daha iyi anlattıkları için terör destekçisi partiler oy almıştır, bu konular ne yazık ki ülkemizde yeterli şekilde tartışılmıyor, anlatılmıyor!.

Hiçbir şer hareketi masumlaştırmamak ve basite almamak gerekir.

Pek çok kurum sağlıklı çalışmadığı için, sıkıntılar büyüyor sonra ülkede büyük sıkıntılar yaşanıyor.

Ne demiştik; YILANIN BAŞI KÜÇÜK İKEN ZEİLMELİDİR, yarın Yılan büyüdüğünde onu ezmek, yok etmek zorlaşacaktır, bugün yaşanan sıkıntıların temelinde ihmal edilen hataların düzeltilmemesi yatıyor.

Bugün bile pek çok kurumda var olan sıkıntılar, ilgililer tarafından Halının altına süpürülüyor, günlük rutin işlerle meşgul olunduğu için Halının altına süpürülen her pislik bir gün halının altından püskürmeye başlıyor!.

Günün Sözü: HİÇ BİR ŞER ÇALIŞMA, ASLA MASUM GÖSTERİLEMEZ.