2019 Mart ayında yapılacak olan mahalli seçimler yaklaştıkça siyasi partilerde hareketlilik yoğunlaştı.

Her seçim kendi içinde mutlaka önemlidir.

Haziran ayında yapılan Milletvekili genel seçimleri ülkemiz için hayati önem taşımakta idi, seçimin önemli nedenlerinden bir tanesi Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin ilk uygulamaya geçip geçmeme konusu idi, halkımız Cumhurbaşkanlığı seçim sistemine evet diyerek ülke yönetiminde Başbakanlığın kaldırılma teklifine “evet” dedi.

2018 yılında yapılan Milletvekilliği seçimlerinin pek çok önemi vardı, Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin uygulanması izninin verilmesi önemli idi ama bir önemli konuda FETÖ terör örgütü ile yapılan mücadelenin perçinlenmesi, hainlerin bir kez daha ders alması konusu idi.

2018 seçimlerinde Cumhur İttifakını oluşturan AK Parti ve MHP şayet başarılı bir seçim sürecini geçirmemiş olsa idi, bugün ülkemizde nasıl bir yönetim tablosu oluşturulmuş olurdu, bunu düşünmek bile istemeyiz.

Demek oluyor ki her seçim zamanı mutlaka önemlidir, her seçimi önemsemek gerekiyor, seçmenler olarak bizler vatandaşlık görevimizi yerine getirmek için sandık başına gidip oylarımızı hür irademizler vermemiz gerekiyor.

2019 mahalli seçimleri ülkemizdeki siyasi istikrarın devam etmesi için yine önemlidir, her seçim kendi içinde değerli olunca mahalli seçimlerde özellikle büyük şehir belediyelerini kazanmak çok önemlidir.

Mahalli seçimlerin kilit şehirleri  Ankara ve İstanbul olarak görüyoruz.

İstanbul ve Ankara da büyük şehir belediye başkanlıklarını yine AK Parti kazanır, AK Parti zaten alternatifsiz olarak Ankara ve İstanbul da seçimlere gidiyor,  ancak Haziran ayında yapılan seçimlerdeki dalgalanmalar yapılacak olan seçimlerin dikkatli olunmasının bir işareti de görülebilir.

Haziran ayında  yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı olan seçimlere giren AK Parti ve MHP İstanbul-Ankara ve Güneydoğu illerindeki belediye başkanlıkları için çeşitli seçim ittifakı yapacağını düşünüyoruz.

MHP genel başkanı sayın Devlet Bahçeli yapılacak olan yerel seçimler sonunda ülkede siyasi bir istikrarsızlığın olmaması ve gelecek 4 yıllık süreçte yeni yönetim sisteminin rayına oturması ve ülkemiz içinde ve dışında meydana gelen terör olaylarının tamamen bitmesi için siyasi istikrarın devam etmesini istiyor ve seçimlerin galibi olarak AAK Parti ve MHP nin olmasını arzuluyor, biz yaşanan süreçleri izlediğimizde bu düşüncenin hakim olduğunu görüyoruz.

AK Parti ve MHP seçimlerde yine istikrar için çalışma yapacaklar ülke ekonomisinin sarsılmaması, insanların huzurlu bir şekilde seçimlere gitmesini isterken, CHP-HDP-İP ve diğer partiler ülke istikrarından çok kendi çıkarları için, partilerinin seçim kazanması için iktidarı sıkıntılı sürece sokabilmek için her türlü sözü söyleyecek uçuk kaçık vaatler de bulunacağına inanıyoruz, tabi ki herkes her şeyi söyleyecek ama son söz Türk seçmeninin olacaktır.

MHP genel başkanı sayın Devlet Bahçeli seçimlerde istikrar olması için bazı önemli hususları erken açıklıyor, parti içinde sıkıntılar yaşanmaması için önceden gerekli tedbirleri alıyor.

MHP genel başkanı sayın Devlet Bahçeli 2019 seçim stratejisi içinde MHP nin İstanbul dan aday göstermeyeceğini peşinen açıkladı bu açıklaması ile; “ben ülke istikrarına önem veririm siyasi hırs uğruna ülkemi maceralara sürükleyici siyaset yapmam” dedi, bir kez daha devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne atıfta bulundu.

MHP ülkemizin istikrarı için çok önemli bir partidir, siyasi koltuk ve rant uğruna asla milletimizin sıkıntıya düşmesini istemiyor, sayın Bahçeli; “siyaseten biz kaybedelim ama  ülkem kaybetmesin” düşüncesinin hakim olmasını istiyor.

Siyasette; ben kaybedeyim ama ülkem kaybetmesin” diyen kaç siyasi parti lideri vardır?, kimlerin siyasi ikbal uğruna ülkemizi siyasi istikrarsızlığa götürmek istediklerini Haziran ayında yapılan  Milletvekili seçimlerinde gördük, %1 oyu olmayan partiler birileri tarafından “geliyor geliyor, dip dalga olarak geliyor” diyerek yaygara yapanlara, Türk milleti seçim sandığında gerekli dersi verdi, sandığın içine gömü verdi.

Seçimler yaklaşırken bizler için Niksar daha önemli, Niksar bu seçimde mutlaka en doğru kararı vermelidir.

Mahalli seçimler yaklaşırken siyasi parti başkanları ve yönetimleri kişisel çıkarları ve hırsları için değil, bu şehrin kalkınması daha fazla göç vermemesi için adayını ve adayın çalışacağı ekibin oluşması için yoğun mesai harcamalıdır.

2014 mahalli seçimleri bu şehir için talihsiz bir seçim sürecinin yaşanmasına neden olmuştur, bazı insanlar kişisel hırsları uğruna bu şehrin kaderi ile oynamışlar bu kıymetli şehir önemli yıllarını yine kaybetmiştir.

Niksar artık kaybeden, göç veren bir şehir olmaktan kurtulmalıdır, 2019 seçimleri bu nedenle önemlidir.

Niksar 2019 seçimlerine girerken belediye başkan adayı Niksar sevdalısı bir insanın olması gerekiyor, koltuk hırsı olan değil kendisini hizmete adayan bir insan Niksar Belediye başkanı olmalıdır.

Belediye Başkanı Niksar sevdalısı olmalı, nitelikli, kişilik sahibi, insanlara tepeden bakan, alaycı tavırlar içinde olmayan, kalbi kara, insanlara kin ve nefret duygusu ile bakmayan bir insan olmalıdır.

Niksar 2014 seçimlerinden sonra ileri hamleler yapması düşünülüyordu, geçen 4.5 yıllık zaman diliminde Niksar kaybeden şehir olmuştur, Niksar belediyesi borç batağındadır.

Niksar’da seçimlerin bir başka önemi de belediye meclisi üyelerinin yine Niksar sevdalısı olması, Niksar gerçeğini bilmeleri gerekiyor. Her insan kendince kıymetlidir, hatta etrafında da kıymetli ve değerlidir, ama şehrin meselelerine vakıf olmayan, şehrin kalkınmasına katkı sağlayamayan  belediye meclisi üyesi bu şehre her zaman zarar vermiştir, şehrin sürekli geriye gitmesinde belediye başkanları kadar kusurludurlar.

Şunu üzülerek ifade etmek isteriz ki; seçimlerin çoğunda “ahbap çavuş ilişkisi” öne çıkıyor, ahbaplık kişisel çıkarların öne çıkmasını sağlıyor, kaybeden şehirde yaşayan insanlar, kişisel olarak ekonomik çıkarları ahbaplar kazanıyor.

Birileri merak edip, şu anki belediye başkanı için “adaymış” diyebilir ama bizler açısından şimdiki belediye başkanının seçimlere gireceğini hiç aklımın ucundan bile geçirmiyorum, yapılan yanlışları yazmaya kalkmış olsak sayfalara sığmaz, yüzlerce yanlıştan birisini yazmak gerekirse, Cumhur Başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan FETÖ terör örgütü ile mücadele yapan devletin en yetkili insanı aynı zamanda AK Parti genel başkanı, sayın Erdoğan FETÖ terör örgütü ile mücadele yapılmasını emrettiği halde Niksar belediye başkanı Özdilek Özcan FETÖ dershanesini alarak devlettin malını gasp eden akrabalarına destek verdi, benimde susmam için sürekli baskı yaptı, hakkımda  onlarca şikayet yaparak dava açılmasını sağladı, Özdilek Özcan amacına 2.5 yıl ulaştı ama, mutlu sona erişen insan benim, çok şükür devletimin malı devletimin oldu, Özdilek Özcan’ın akrabalarının elinde olan Asrın Lisesi binası artık devletimin.

FETÖ terör örgütünden mal alıp devletin malının gasp edilmesine göz yuman Özdilek Özcan’a AK Parti yönetimleri hesap sormayacak mı?, ilk önce ilçe başkanı sayın Kemal Yılmaz ve yönetim kurulu, AK Parti İl Başkanı ve yönetim kurulu arkadaşları, Milletvekillerimiz sayın Yusuf Beyazıt, sayın Özlem Zengin sayın Mustafa Aslan, AK Parti genel merkezi ve  sayın Cumhurbaşkanımız, eh ne yapalı bizler sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı mücadeleye katkı sağlamaya çalışıyoruz, çorbada bizim de tuzumuz olsun istedik.

Günün Sözü: “AKILSIZ DOSTUN OLACAGINA, AKILLI DÜŞMANIN OLSUN”