Koskoca ABD papaz için Türkiye Cumhuriyeti devletini tehdit etti.

İlginç değil mi?, dünyanın süper ülkelerinden bir tanesi olan ABD ülkemizi yıkmak ve bölmek isteyen bir Papaz adalete hesap vermesi gerekirken ve bu hesabın sorulmasını ABD istemesi gerekirken, ABD “Papaz Brunsonu serbest bırakmazsan sana çeşitli ambargolar uygularım” diyor.

Koskoca ABD ve bir devletin başkanı suç işlediği iddia edilen bir kişi için koskoca Türkiye’yi karşısına almaktan çekinmiyor!.

Terör örgütlerini destekleyen ABD başkanına en güzel cevap veya soru şu olsa gerek; “AL PAPAZINI, VER PAPAZIMIZI” öyle ya mademki bir ülkede papaz olması gerekiyor ve ABD çok sevdiği papazını istiyorsa bizim papaz olan FETO  yu bize ver ki bizlerde Papazlardan fayda sağlayalım.

Sözde müttefik ve stratejik ortak olan ABD bir papaz uğruna bütün gemileri yakmaya çalışıyor.

ABD başkanı Trupm tek başına bir ülkenin kaderini elinde tutar mı?, evet tutar ve makamda kaldığı sürece hangi ülkeye savaş açacaksa açarda.

ABD çok ciddi tehditlerde bulundu. “ABD’den Türkiye’ye” Papazlarını vermezsek ciddi yaptırımlar tehdidi geldi! naparsınız? 15 Temmuzda geldiniz Havanızı aldınız bir daha gelir yine alır gidersiniz!, demekten başka ne yapalım?, mesele İncirlik üstünü hemen kapatalı en kısa zamanda, başka ne yapalım?, başka üstler ve istihbarat alanları var ise onları da kapatalım bakalım kriz nasıl çıkartılıyor ABD görsün.

Valla şu gerçeği ABD halen görmüyor, “Türkiye eski Türkiye değil” be kardeşim sen ne dersen de, Türk milleti he r türlü acı reçeteye karşı dayanıklı, Türk milletini tehdit edersen 7 den 70 ine varıncaya kadar Türk milleti birleşir, senin o 6. Filan dahil hangileri varsa az gelir vallahi.

ABD bugüne kadar ülkeleri silah tehdidi ile dize getirmeye çalışmış, savunma amaçlı ve ya saldırı amaçlı her ne ise “sana vermem” dediğinde ülkeler hemencecik pes ediyor ABD ye “emredersin yeter ki sen bana silah ver” denek zorunda kalmışlar.

Şu anlamlı sözün tam sırası, ne güzel söylenmiş… “Makamlar insanlara değil, insanlar makamlara şeref kazandırır…” ne peki ABD başkanı ne yapmak istiyor? ABD ye şeref  mi kazandırmak istiyor yoksa şerefsizlik mi kazandırmak istiyor? .

ABD 15 Temmuz ihanet darbe girişimini yapan hain papaz FETOYU bize vermiyor, hani ABD nin terör örgütleri ile ilgili mücadelesi?, hani ABD dünyadaki terör örgütleri le mücadele yaparak dünya insanlarına huzur ve mutluluk verecekti?.

Yok be kardeşim Tırnağın varsa başını kaşı” derler, ABD dünya milletlerine asla huzur vermek için bir çalışma yapmıyor, yapmayacakta, kendi kurduğu çeşitli kuruluşların dünyaya hakim olması için onlara der ödevi veriyor, terör örgütlerini besliyor, yaratıyor, sonrada masum rolüne girip kendi yarattığı terör örgütleri ve satılmış beyinlerin bir kısmını saf dışı bırakıyor, sonra özgürlük timsali olarak endi kurduğu güçlü medya araçları ile kendisinin mükemmel ülke olduğunu insanlara anlatmaya çalışıyor!.

“Şeytan ayrıntıda gizlidir” sözü tam burada devreye giriyor, ABD nin şeytandan ne farkı var?, İsrail binlerce masum çocuğu Filistin de katlederken sessiz kalıyor, Kıbrıs’ta çok şükür bir mermi dahi patlamadığı halde başta ABD ve onun kontrolünde olan Birleşmiş Milletler devreye girip; “Kıbrıs da Barış görüşmeleri başlasın” diyor.

“Al papazını, ver Papazımızı”, en doğru çözüm yoludur, on binlerce insanın hayatını karartan bir Papaz ABD de keyif çatarken, ABD halen dünyayı tehdit etmeye ve arada bir özgürlük naraları atmaya devam ediyor.

ABD 15 Temmuz ihanet darbe girişiminin gerçeğe dönüşmemesini halen hazmedemiyor, her an her zaman ülkemizi şarampola düşürmek için, sağlam bir şekilde yoluna devam eden ülkemizin tekerleklerini patlatmak için sürekli ateş açıyor, bizim içimizdeki sözde aydınlar; “ABD ile kavgayı bırakalım sakın ha ABD  ile sürtüşmeyelim” diyenler çıkıyor!.

Kimse kavga etmek istemez, ama bağımsız bir Türkiye’yi sürekli terör örgütleri baskısı ile elde tutma hakkı olamaz.

Eski Türkiye değiliz artık. Eski Türkiye de ABD Keseri eline alıp sürekli verimli ağaçları kendisine yontar keser hep onlardan tarafa çalışırdı, yeni Türkiye de artık Testere çalışıyor; “hem sana , hem bana” ABD Keser misali çalıştığı için “hep bana hep bana” demeye devam etmek istiyor, bizim başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’da ABD nin artık ülkemizi daha fazla sömürülmemesi için  firene basınca, ABD bu “şoför de nerden çıktı” demeye başladı.

ABD den hiçbir zaman dost olmadı, onlar dünyadaki bütün devletleri sömürmek isteyen bir sistemi kurmuş, çeşitli kuruluşları da kurarak şu veya bu şekilde devletleri kuruluşlar sayesinde elinde tutuyor, her önemli kuruluşun ABD tarafından kurulduğunu ve o kuruluşların baskısından kurtulmak isteyen ülkelere bu kez direk baskılar kurarak ve tehditler savurarak elde tutmaya çalışıyor.

ABD artık pazarlıkların sonuna geldi, Suriye de veya Irak’ta yapılan pazarlıklar bile inandırıcı değil, ABD Suriye deki barışın sağlanması konusunda samimi değil.

ABD gerçekten güçlü bir ülke, bugüne kadar hep baskı kurarak ülkeleri yönetmeyi düşünmüş artık onlarda yeni dünyada daha insani davranarak ülkelerle iş birliği yapmayı hedeflemeleri gerekir.

ABD nin bu kafa ile fazla ileri hamleler yapamayacağını düşünüyorum, inşallah insanlığa bu kadar zulüm yapan ve yapanlara göz yuman ABD bir gün belasını bulmalıdır.

Koskoca  ABD halen tehditler savurarak ayakta kalmaya ve ülkeleri elinde tutmaya çalışıyor, bugünkü dünyada hızlı iletişimin olduğu bir denemde ülkelerin baskı  ve tehditlerle bir yere gidemeyeceği bilinmelidir.

Ülkemizin en önemli kuruluşları içinde bulunan Halk Bankası Genel müdür yardımcısını kendi yazdığı senaryo ile ABD de tutuklayan bir zihniyet benim ülkeme ihanet etmiş bir Papazı  asla elini kolunu sallayarak bizden alamaz.

Bizim ülkemizdeki papaz Buruna ve ABD de bulunan FETO papazı ülkemize ve insanlığa karşı suç işlemişlerdir, insanlığa karşı işlenen suçlar asla cezasız kalmamalıdır.

Papazların tehdidi ile ülkemizi elde tutmaya çalışan ABD ne kadar yanıldığı görecektir.

Günün Sözü: VER PAPAZIMIZI, AL PAPAZINI.