Ülkemiz üzerindeki “oyun büyük olunca” taşlar yerinden fırlamış oluyor.

Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırlarında yaşamanın ne kadar zor olduğunu bir kez anlamış olduk.

Ülkemizde seçim oluyor, Okyanus ötesinden sesler geliyor, ülkemde seçim oluyor, Akdeniz de çığlıklar atılıyor, ülkemde seçim oluyor, Orta doğuyu kan gölüne çevirenler çığlık atıyor.

O zaman, demek oluyor ki ülkemizi yönetenlerin yolu doğru yolmuş.

Ülkemde yaşana bir seçim, yerel seçim, genel seçimde değil, belediye başkanları seçilecek, yaşadığımız şehri yönetecekler, nedir bu çığlık sesleri?.

Ülkemde seçim oluyor, İstanbul Belediye Başkanı seçilecek Yunanistan ayakta, seçi heyecanı devlet adamlarına yansımız, katil İsrail ayakta devlet adamlarına yansımış, ABD ayakta, Almanya ayakta, daha seçim sonuçlanmamış, İl Seçim Kurulu alel acele YSK tarafından henüz kesinleşmemiş bir seçimin mazbatasını veriyor!.

Ülkemde bir yerel seçim yapıldığı halde, seçimin sonuçlarının kazanılması ve kaybedilmesinden dolayı Okyanus ötesinden ses geliyorsa, oyunun büyük olduğunu anlamamak için aptal olmak gerekiyor.

Kendimizi şu seçim işlerinden geri çekelim diyoruz, lakin bunu bir türlü beceremiyoruz.

Bir seçim oluyor, seçimin sonrasında kıyametler kopuyor.

Bu seçim kadar iftiraların zirve yaptığı hiçbir seçim görmedim, mesleğimizden dolayı mecburen her türlü medya imkanlarını kullanmak zorundayız, lakin her geçen gün üzücü ve irkin iftiraların atılıyor olması bizleri yoruyor.

İnsanız, belli oranlara kadar ağır sözlere katlanıyoruz ama, sınırları aşan iftiralar ve hakaretlere dayana şansımız olmuyor.

Sahi, benim ülkemde olan bir seçimden Yunanistan’a ne oluyor?, İsrail neden meşaleler yakıyor?, ABD Okyanus ötesinden neden müdahale ediyor?, Almanya yerinde durur mu?.

31 Mart seçiminin arka planı varmış bizler işin farkına varamamışız, şimdi sıra 23 Haziran seçimlerine geldi.

Sahi, bizim memlekette belediye başkanlığı seçimi oluyor, ABD seçimlere müdahale ediyor, seçimlere müdahale etmeye çalışıyor bizim sosyal demokrat insanlarımız, ABD nin seçimlere şu veya bu şekilde yaptığı müdahaleye sessiz kalıyor!, neden?, bu soruyu neden mi soruyorum?, 1970 li yıllarda ülkemde meydana gelen terör olayları, öğrenci hareketleri içinde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının  ABD nin 6. Filosuna karşı geldiklerini söyleyen sosyal demokrat insanlarımız, hem Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ABD nin 6. Filosuna karşı geldiğini, bundan dolayı asıldıklarını iddia den paylaşımlar yapıyorlar, ama bugün, yani 2019 tarihinde ülkemizde yapılan belediye başkanlığına müdahale eden ABD nin aleyhinde bir satır not veya yorum yapan yok!, neden?.

İnsanlığı çıkar ilişkileri, dünya nimetleri öldürüyor.

AABD kurulduğu günden itibaren ülkeleri ve milletleri sömürmeye ve katletmeye devam ediyor, yani ABD Kızılderililerin topraklarını işgal edip oraya yerleşmek için gözünü kırpmadan milyonlarca Kızılderili katletmekten geri durmamış, bugünde dünya nimetlerine kavuşmak, elinde tutmak için yüzbinlerce Müslümanı katletmeye devam ediyor, milletleri yok etmeye çalışıyor, ama sosyal demokrat ve sosyalistlerin sesi çıkmıyor!, neden?.

Eylem ve söylem arasında ciddi fark var, bizim memleketteki sosyalistler veya sosyal  demokratlar, söylemleri ile eylemleri arasın da farklar var.

Bu memlekette ne zamanki siyasetçiler ve STK ları temsil edenler söylemleri ile eylemleri bir olduğunda bu memlekette birlik ve beraberlik olacaktır.

ABD ye “karşıyım”, sözlerini ifade edenler, ABD nin ülkemize yaptığı her türlü saldırı karşısında suskun kalıyorsa, burada bir yanlışlık olmalı.

Şu güzel söz bugün için sanki söyleniş. Zeka insan oğluna sunulmuş en özel hediyedir. Kötülerin Zekası “Kurnazlık” iken, iyilerin zekası “Vicdan ve Merhamettir”. İyilerle yaşamak dileği ile.

Kötülerin Zekası, bugün çok güzel kurnazlıklara işliyor, sanki Sütten çıkmış Ak kaşık gibiler.

İnsan olarak millet olarak önemli konularda çok az bir araya geliyoruz, millet olarak bir araya geldiğimizde başaramayacağımız zorluklar kalmıyor, lakin çok az bir araya geliyoruz, oda çok musibet zamanlarda!.

14 Mayıs 1950 tarihi ülkemizde çok partili sisteme geçmenin en güzel hediyesidir, bununla birlikte usulüne göre okunmaya başlayan Ezan’ın kabul edildiği gündür.

Çocuklarımız doğduğunda büyüklerimiz çocuk doğduktan sonra kulağına Ezan okunur; “Allahü ekber, Allahü ekber” diye, bu dinimizin bir kuralıdır, Ezan sesi bu dünya içinde, ahiret içinde geçerlidir.

Dünyaya “bir Ezanla geldin, bir Sela ile gideceksin” kuralı her insan için geçerli, tabi ki bazı insanlar bizler kadar şanslı olmayabiliyor.

Şimdi bazı arkadaşlarımız bize kızacak, sitem edecekler ama gerçekleri saklamanın bir anlamı yok, İstanbul seçimini kişisel çıkarlara bağlayanlar, adaya bağlayanlar hata yapıyor.

İstanbul seçimini sıradan seçim olmaktan çıkartan kişi CHP adayın söylemleridir, CHP adayının güzel yüzlü görüntüler vermesi güzel tabi ki ama geri planda yaşananlar ülkemiz için hayati önem taşıyor.

Şehirleri kim kazanırsa kazansın sonuçta bu ülkenin insanı kazanıyor ama, İstanbul farklı.

İstanbul seçimin sulandırarak kazanmak isteyenler, Büyük Şehir Belediyesinin yaptığını iddia ettikleri yardımlara bağlayanlar hata yapıyor, ülkemizdeki, her belediye şu veya bu vakfa, derneğe kuruluşa kuralları içinde yardım yapmış olabilir, ama İstanbul belediyesinin “şu vakfa şu parayı verdi” diyerek sulandırılması hiç gerçekçi değil.

Ülkemizde CHP ilk defa belediye başkanlığı kazanmıyor, ellerindeki belediyelerin hangi kuruluşlara yardım yaptıkları araştırılsa mutlaka o belediyelerinde yardım yaptığı çeşitli yardım kuruluşları vardır, bu nedenle İstanbul seçimlerini kimsenin sulandırmasına gerek yoktur.

Oyunun büyük olduğunu görüyoruz. 1453 İstanbul’un fethi ile bağlantılı konuşmalar  bizim dikkatimizi çekiyor, ilgimizi çekiyor, bu nedenle İstanbul’da oyumuz yok ama, eş dost, hısım akrabaların oylarının hangi tarafa vermesi gerektiği konusunda üzerimize düşen görevi yapacağız.

Günün Sözü:  “Emaneti Ehline Veriniz, Allah’ım bizi emin kıl”.