Şehirdeki  terörist uzantıları Ormanları yakmaya başladılar.

Günümüzde terörle mücadelenin en etkili yöntemi “vur, gebert” yöntemidir.

40 yılı aşkın zamanda terörle mücadele eden ülkemiz, terörle mücadeleye 2 trilyon dolar harcamış olduğunu söyler isek abartı olmaz sanırım.

Dünyada en zor mücadele terörle yapılan mücadeledir.

Savaşlar ülkelerde ciddi sıkıntılar yaratır ama, bu un telafisi mümkündür. Ama terörle mücadelede kaybedilen değerlerin telafisi daha zordur.

Ülkemizi 40 yıldır kan gölüne çevirmek isteyen PKK terör örgütü ve türevleri, yaptıkları kahpeliklere yenilerini ekliyor.

Aslında terör örgütleri her zaman kahpelik yöntemlerini kullanmışlardır, çünkü yaptıkları her eylem ve hareket kahpeliklerle doludur.

Ülkemizdeki terörle mücadelenin en etkili ve başarılı süreci, 5-6 yıllık süreçlerde görülüyor, bunun en önemli nedeni günümüzde teknik ve teknoloji üstünlüğünü elde eden Devletimizin güvenlik kuvvetlerini elde etmesi ile başlamıştır.

Dünyada en zor mücadele terörle yapılan mücadeledir.

Savaşta her cepheye saldırısın, her alana mermi yağdırırsın ama, terörle mücadelede özellikle halkın yaşadığı bölgelerde terörle mücadele en zor mücadeledir.

Ülkemizde güvenlik kuvvetlerinin elde ettiği teknik ve teknolojik üstünlük terörle mücadelede en etkili yöntemlerden birisi olurken, teröristler “dur, teslim ol” çağrısına uymadıklarında anında etkisiz hale getiriliyor, bununla birlikte tespit edilen teröristlerin kellesine konan ödül, terörle mücadelenin etkili olmasına neden oluyor!.

Dağda, şehirde halkı tedirgin eden, ellerine fırsat geçtiğinde çoluk çocuk demeden katleden, teröristlerin Türk, Kürt ayrımı yapmadan herkesi öldürmeleri zaten onların vatana ve millete yaptıkları ihaneti göstermektedir.

Terörle mücadelede her etkili yöntem uygulandığı için bugün ülkemizde terör eylemleri son buldu, ama biraz gevşeme yaşansa mutlaka terör yine hortlayacaktır.

Devletin bütün güvenlik kurumlarında şu yazı olmalı; “SU UYUR DÜŞMAN UYUAZMIŞ” .

Atalarımız suyun uyumadığını bildikleri halde Suyun bir madde olarak uyuyabileceği ama düşmanın yani teröristtin uyumayacağını ortaya koymuşlardır.

Devlet zafiyet içinde olamaz, olmamalıdır da.

Zafiyete düşen devletin kurumlarının yerine, şer odaklar ve dolayısıyla terör örgütleri yerleşir.

Terörün şekli, boyutu değişe bilir ama, devletin güvenlik kuvvetleri sürekli uyanık olmalı, her şart ve şekle göre kendisini eylemler ve ihanetler karşısında uyanık halde tutmalıdır.

Ülkemizde terör örgütleri kadar, terör örgütlerinin eylemlerinden nemalananlar ve nemalanmaya hazır bekleyen satılmış hainler vardır.

Bugün ülkemizin en önemli Turizm bölgesinde başlayan yangınlardan nemalanmak isteyenleri görüyoruz.

Ormanlar AK Parti hükümetinin değil ki, Ormanlar Türk milletinin bir değeridir.

Ormanları yakanlar, yangınlar üzerinden AK Parti hükümetini suçlamak istese de  bunun halk karşısında karşılığı yoktur.

Halkımız şunu bilmektedir. Hükümet Orman yangınları karşısında çok ciddi çalışmalar yapmıştır, yapmaya da devam ediyor.

10-15 sene önce devletin hiçbir kurumunda olmayan Yangın söndürme araçları bugün Orman İşletme müdürlüklerinde birden fazla bulunmaktadır, yani AK Parti Hükümetini Orman yangınları karşısında çaresiz kalmakla suçlayanlar aslında kendilerinin ne kadar çaresiz ve bilgi yoksunu olduklarını ortaya koyuyorlar.

Muhalefet partilerinin beceriksizlikleri, AK Partiyi 20 yıldır iktidarda kalmasını sağlıyor!.

AK Parti ile diğer partiler arasındaki liderlik farkının en önemli nedeni,  AK Parti genel başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan ile diğer parti liderleri arasındaki fark, sayın Erdoğan halkın içinde, halkın sesini dinliyor, halkın taleplerini yerine getiriyor, diğer liderler ise etrafında yalan haberler uydurarak liderlerini yalan yanlış bilgilerle yanıltıyor.

Gelelim başlıktaki düşüncemize tekrardan.

Kesinlikle Ormanları teröre hizmet için kimler yakıyor ve yakmaya kalkışıyorsa kesinlikle öldürülmelidir.

Ormanlar her canlının hayat damardır.

Orman yangınlarında yalnızca ağaçlar yanmıyor, Orman alanlarında binlerce, on binlerce canlıda yangınlarla birlikte yanıyor.

On binlerce canlının yanmasına neden olan hainler gebertilmelidir.

Her Ormanlık alana bir insan veya koruyucu dikilemez, ama günümüzdeki teknolojik imkanlar zaten Orman yangınlarına karşı gerekli tedbirler alınmaktadır.

İnsansız hava araçları yalnızca ülkemiz sınırlarını koruyan noktada değildir.

Ülkemizin bir değeri olan insansız hava araçları olası yangınlara karşı kullanılmaktadır.

İHA’ların- SİHALAR’ın varlığından rahatsız olanlar, “Ormanlar neden yanıyor?” dedikodu üretmeye hakları yoktur.

ORMAN YANGINLARINI ÇIKARTAN TERÖRİSTLER İÇİN VURRULMA EMRİ VERİLDİĞİNDE  ORMAN YANGINLARI SON BULACAKTIR. ORMAN YANGINLARININ TERÖR EYLEMLERİ İÇİN YANMASI İSTENMİYORSA GEREKLİ SERT TEDBİRLER ALINMALIDIR.

Ormanlar insanlığın hayat kaynağıdır.

İnsanlığın hayat kaynağını ortadan kaldırmak isteyenler, insanlık suçu işlemiştir, asla affedilemez.

Şu anlamlı ve güzel sözü, Savunma sanayi Başkanı sayın İsmail Demir ifade etmiş; “Hazır ol cenge, istiyorsan sulh-u salah! Gökyüzündeki gözümüz AKSUNGUR ile vatanımız, mavi vatanımız ve semalarımız daha güvende… Yerli ve millî savunma sanayimiz ile gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. Demiş, güzel ve anlamlı söz.

Günün Sözü; İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın!  Mevlana Celaleddin-i Rum