“Önyargıları kırmak, Atom bombasını patlatmaktan zordur”, denir, gerçekten de önyargılı olan insanlarla konuşmak, onlara doğru olan konuyu ifade etmek çok zor.

Önyargıdan sonra, artık “Algı Operasyonu” gündeme oturdu, son yıllarda “Algı Operasyonları” çok canlar yapmaya ve ülkenin kaderini belirleyecek şekilde hayat bulmaya başladı.

Bizler “önyargılı” insanlardan nasıl kurtuluruz veya yanlış düşüncelerini nasıl düzeltmesi için yardımcı oluruz, diye düşünürken son aylarda özellikle siyasette Algı operasyonları başladı.

Şu güzel söz zamanla hayat bulması gerekiyor; “İnsanlar konuşa konuşa, Hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır” biz insanlar ülke ve millet yararına ortak noktalarda birleşmemiz gerekir, lakin kişisel çıkarlar ülke ve millet yararına olan işleri kenara itiyor.

İstanbul seçiminden bir türlü çıkamadık, bu ülkede hukuk hakim olacaksa, Hukukun üstünlüğü herkes için geçerli ise, Hukuk bazen toparlasa da, sonuçta adalet mutlaka yerini bulacaktır.

İstanbul seçiminde artık son kararı yargı vermiştir, yani YSK bir mahkemedir, mahkeme İstanbul seçiminin 23 haziran 2019 tarihinde yapılmasına karar verdiğine göre neden halen; “neden bir zarftan 4 oy çıktığı halde 1 oy iptal ediliyor” deniyor, vallahi ben bu sorununcevabını çok verdim ama, işin içine “ön yargı”  vede “algı operasyonu” girince doğruların hayat bulması kısa zamanda mümkün değil.

Bakınız bir hukukçumuz şunları ifade ediyor; “aynı sandıktan çıkan 1 oy geçersiz ise, diğer 3 oyda geçersizdir, tümü yenilenmelidir, Haydi iktidar varmışın” diyor.

Buyurun buradan yakın beyler.

Bir hukuk insanı; yargının vermiş olduğu kararın kesin olduğunu bildiği halde, “aynı sandıktan çıkan 1 oy geçersiz ise, diğer 3 oyda geçersizdir, tümü yenilenmelidir” diyorsa bu ülkede nasıl adalet hakim olacak?, Hukuk nasıl üstün olacak?.

Siyaset ülke bütünlüğünü bölmeye başladı ise, oradan uzaklaşmak gerekir.

İstanbul seçimlerinde 4 oy kullanıldı, Muhtarlık için, İlçe belediye başkanlığı, ilçe belediye meclisi ve Büyük Şehir Belediye başkanı seçimleri için.

AK Parti İlçe belediye başkanı seçimlerinde 4 milyon 700 bin oy aldığı sandık sonuçlarında gördü, belediye meclisi oyları da aynı, ancak BŞB seçimlerinde aldığı oy 4 milyon 100 bin olunca seçimlerde sıkıntı yaşandığını düşünerek ellerindeki ıslak imzalı (bu her partide vardır) “Sandık Sonuç Tutanakları”  ile “İlçe Birleştirme Tutanakları” nı inceleyince her iki tutanaktaki rakamların tutmadığını ilk önce tespit etmişler, daha sonra inceleme devam ederken, sandık tutanakları ile Birleştirme tutanakları arasında çok ciddi oy noksanlıklarının olduğu tespit edilince ve daha önemlisi; her partinin seçimlere itiraz etme hakkının olduğunu bilen CHP kurmayları AK Partinin “seçimlerde hata var” itiraz dilekçesini hiç dikkate almayıp, ilk günden itibaren, “MAZBATAMI VER MAZBATAMI VER” diye her gün TV lerden sesler yükselmeye başladı, CHP adayının her seferinde; mazbatamı ver” feryatları AK Partinin daha çok dikkatini çekmiş olmalı ki, bu konuda sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz gün grup toplantısında yaptığı konuşmada; “birilerinin suyu bulandırarak Balık avına çıktıkları intibaına kapıldık” diyerek konuyu daha çok incelemeye aldıklarını her sandık incelendikçe sıkıntıları gördüklerini ve ilk önce ilçe seçim kuruluna, sonra il seçim kuruluna, daha sonrada YSK ya müracaat ederek sıkıntıların çözülmesini isteyen dilekçeleri verdiler.

AK Parti, kaybedildiği iddia edilen Büyük Şehir belediye başkanlığının oylarının sayılmanı ve yaşanan sıkıntıları içeren dilekçe verdi, verilen dilekçenin tam metnini bilmiyoruz, bildiğimiz hususlar şudur; 1- Büyük şehir belediye seçimlerinde sandıklarda alınan oyların, Birleştirme tutanaklarına geçmediği. 2- Kanunun emrettiği şekilde sandık başkanlarının belirlenmediği, kanun emri Sandık kurulu başkanlarının devlet memuru olmasının şart oldu ifade edildiği için bu hususlar dilekçede yer almıştır.

CHP ise AK partinin yaptığı itirazlara karşı çıkmış ama, İlçe belediye başkan ve belediye meclisi seçimlerine itiraz etmemiştir, CHP seçimlerde kaybettiği ilçe belediye başkan ve belediye meclisi seçimlerine itiraz etmiş olsa idi, o seçimlerde incelenecek, inceleme sonunda hata var ise o seçimlerde iptal edilecekti, bunu yapmadı sürekli; mazbatamı isterim” diyerek sızlandı, bizlerde halk olarak her konuşmacıdan sonra kafamızda pek çok soru işareti oldu, halk gereksiz yere gerginleştirildi, insanlar birbirine hakaretler ederek sıkıntılar yaşanmaya başladı.

Devlet adamlığı bir başka şey olmalı, siyaset güzel ve de yapılmalı, ama siyaset çirkinleştirilmemelidir.

CHP adayı sayın Ekrem İmamoğlu küçük çocuklar gibi sürekli mızıkçılık yapıp gözyaşı dökerek insanları kendisine acındırmak ve “mağdur” olduğunu iddia ederek süreçleri yönetti, bu İstanbul belediye başkanlığını yönetecek kişiye yakışmadı, ama CHP seçmenleri sayın İmamoğlu’nun sızlanmalarına o kadar duyarlı oldular ki; kapı bir komşularına bile hakaret yaparak seçimlerde İmamoğlu’nun kazandığını söyleyerek çevresini kırıp yıkmaya çalıştılar, ülkeyi nerede ise kaosa sürüklemeye çalıştılar.

Çok şeyler yazmak istemiyoruz, İmamoğlu öyle bir algı yarattı ki, insanlar ipi zenciri kırıp, nerede ise ölümlerle sonuçlanacak sıkıntılar ortaya çıktı.

Sevgili dostlar; bizler huzurun ve doğrunun yanındayız, ülkemizin insanları seçimlere medeni şekilde gitsin, oyunu hür iradesi ile versin ve kavga olmasın.

Seçimin iptal edilmesi çok isabetli olmuş, insanlar kendisini yönetecek kişileri daha iyi tanıma imkanını buluyor.

Bu ülkede hak ve hukuk hakim olacaksa, herkes ona göre hareket etmelidir.

Selin önünden kütük kaçırırcasına, “mazbatamı isterimde isterim” diyen sayın İmamoğlu gerçekten seçimleri kazandığına emin olsa idi, AK Partinin seçimlere ilk itirazında şunu yapardı; “tamam kardeşim işi uzatmayalı, sandıklar açılsın hepsi yeniden sayılsın” dese idi, bugüne kadar sandıklar sayılırdı, insanlar bir birine hakaret yapmazdı, sonular bugüne kadar belli olurdu.

YSK çok doğru bir karar vermiştir, siyasetçilerin kirli oyununa alet olmamıştır, siyasetçilerin söyleyeceği sözü YSK başkan ve üyeleri söylemiştir; “hodri meydan buyurun seçime” diyerek kararı Türk milletine bırakmıştır.

Doğruları çarpıtan hukukçuların olduğu bir ülkede asla Hukuk Hakim olamaz.

Günün Sözü: HUKUKUN HAKİM OLMASI İÇİN DAHA ÇOK YOL KAT ETMEK GEREİYOR.