Toplum “neye layıksa öyle yönetilir”, güzel bir söz anlayanlar için, bizler iyi toplum isek iyi yönetiliriz, kötülük isteyenler çok ise ona göre yönetiliriz.

Bizler insani ve vicdani görevimizi yapıyoruz, tek başımıza bir yanlışı düzeltmemiz söz konusu değil, yanlış var ise, bu yanlışı gören insanlar ve toplum yanlışa DUR!, diyebilir.

Bizler bu şehirde yaşayan bir insan olarak yanlışları ortaya koyarız, hata varsa hatadan dönülmesin isteriz, toplum sağlıklı düşünen toplum ise yanlışı yapanların yapmaması için gayret sarf eder, yanlışa DUR! der, toplum yanlışa duyarsız kalır ise bizler gibi bireylerin yanlışa tek başına DUR! diyecek gücü yetmeyebilir.

 

“HER MİLLET LAYIK OLDUĞU ŞEKİLDE YÖNETİLİR”

Bu sözler bugün için hayat bulmuştur, kendi etrafındaki sıkıntıları çözemeyenler şunları ifade ediyor; “yok efendim, başımızdakiler neden yolsuzluk yapıyor?, neden üç kağıtçılar?, neden devletin malını yiyorlar? vs …bi vatandaş olarak bunları söylemek güzel de baştaki dediğin adam da senin içinden çıktı, yani küçükten başlar bu işler, önce 1 kg şeker isteyen müşteriye 850gr verirsin, kaçak elektrik kullanmak için neredeyse elektrik-elektronik mühendisi kadar bilgiye sahip olursun, başkalarının sırtına basarak yükselmeye çalışırsın ve sonra da kendi içinden çıkardığın milletvekillerine, seçim sonuçlarına isyan edersin, ya bize demokrasi fazla geliyor ya da “halkın sağduyusu” denen şeyde bi bozukluk var” bu sözlerde yanlışlık yoktur.

Kendi kapısının önünü temizleyemeyenler, yani siyasette yerelde sağlıklı, doğru ilkeli insanların seçilmesini sağlamak için gayret etmeyenler, daha yanındaki yetkiliye bir çift söz söyleyemeyenler, Milletvekilini, Bakanı ve hatta Cumhurbaşkanını yukarıdaki sözler ile eleştirip kendince karşı taraflara siyaset dersi ve hatta dürüstlük dersi vermeye çalışırlar!.

Toplumlar duyarsız olduğu müddetçe; “efendim ben sandıkta oy verdi gerisine karışmam diyerek kendisini geriye çekemez, çekerseniz bugün yaşanan her türlü sıkıntıyı yaşamaya mahkum oluruz.

Belediye Başkanlığının ne kadar önemli olduğunu insanlar yaşadığı sürece bilmek, insanların işi düştüğünde belediye başkanlarının zafiyetini görünce tüh ya biz ne yapmışız da bunu seçmişiz” deme hakkına sahip değiller.

Taş yerinde ağırdır sözü önemli, herkes her yere gelmemelidir, ama günümüzde İt İzi At izine karıştığı için kimin eli kimin cebinde belli değil.

Bu seçimde Cumhur ittifakını oluşturan partilerin bir üst katogoriye çıkmasını isterdim, Niksar’da Cumhur İttifakını oluşturan partinin bir tanesi birilerinin yanlış yönlendirmesi ile hayatının hatasını yaptı,  yapılan yanlış kişilere mal olsa hiç önemli değildi, kişilerin hatası 5 bin canı kara toprağa vermiş bir davaya inen en büyük darbelerden bir tanesidir.

Kutlu ve kutsal bir dava, bir iki kişinin hatası yüzünden yerle bir oluyor, kutlu bir davaya inanmamış kişilerin yaptığı hata 50 yıllık kutlu mazisi olan bir davanın toplumda yıpranmasına neden olmaktadır.

Bizler yaptığımız her düşüncemizi samimi ve doğru şekilde yaparız, keşke bizlerin yaptığı dostça uyarıları birileri dikkate almış olsa bu şehirde herkes mutlu ve huzurlu olacak, bu şehir hak ettiği noktaya gelmiş olacaktır.

MHP Niksar’da hatalı adayla halkın karşısına çıkmayı düşündü, bu adayın Niksar’a geçmiş 5 yılda hiçbir hizmet yapmadığı gibi yaptığı o kadar yanlışlar var ki buradan şimdi yazmayacağım, seçimlerin en can alıcı zamanında yazayım ki, sandıkta oy vermek için giden insanların kafasında taze fikirlerin oluşmasını sağlarız, bunu yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Cumhur İttifakının en güçlü tarafı AK Parti inşallah MHP nin yaptığı hatayı yazmaz, orada da “ben yaptım oldu bitti” denmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz.

Seçmenlerle dalga geçenler sonunda gereken dersi alacaktır, bunun örnekleri bu şehirde ve ülkede çoktur, seçmenlerimiz vefalıdır,  parti liderlerine saygıda asla kusur etmeyiz ama, kendisini dev aynasında gören birilerine de gerekli dersi verecek güçte ve yapıdayız.

Hiç kimsenin oyu “çantada keklik” değil, seçmene karşı; “ben ne  dersem o olur, seçmen kim oluyor da bana söz söylüyor” diyenlere en güzel cevap sandıkta verilecektir, bizim insanlarımız her zaman sağduyuludur, feraset sahibidir, nerede duracağını bilir.

Bizler neye layık isek öyle yönetilmeye mahkumuz, bana gelip başka şey, başkasının yanına gidince başka şeyler söyleyen insanların varlığı yaşanan sıkıntıların en büyük göstergesidir.

24 Haziranda Türk milleti her siyasi partiye mesaj verdi, verilen mesajların kime ne kadar verdiğini siyasetçi ölçüp biçecek.

24 Haziran seçimlerinin hem AK Partiye hem de MHP ye vermiş olduğu mesajı MHP nin almadığını gördük, MHP hayatının en karmaşık en riskli en sıkıntılı seçimini yaptı, Türk Milleti sayın Devlet Bahçelinin samimiyetine ve oluşturduğu güçlü kadrolara inandı ve MHP sandıktan çıkartarak; “MHP Türkiye’nin sigortasıdır, yeni Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin uygulanmasını istiyoruz ancak MHP ve AK partinin oluşturulan bu ittifakın sürekli devam etmesini istiyoruz” diyerek sandıkta oy verdi mesaj verdiği halde, AK Partili bazı yetkililer verilen mesajları almayıp kısa zamanda şımarıklık göstermeye başladılar, sonuç bir felakete doğru giderken iki sayın genel başkan aradaki hizipleri bir kenara iterek; “sizler susun boyunuzdan büyük laflar etmeye başladınız, sizleri kardeşçe anlaşın dedik siz kavga etmeye başladınız” dercesine yaşanan sıkıntıya el koydular ve çok şükür ki ülkemizi de siyasi istikrar sıkıntıya düşecekken şimdilik sıkıntı atlatılmış oldu.

Seçimler bitene kadar üzerimize düşen ne var ise onu yapacağız, yazacaklarımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın bizlerin geri adım atacağını düşünenler sanırım yanıldıklarını anlamışlardır, anlamayanlar da bundan sonra anlayacaklardır.

Bir şehrin kaderi ile hiç kimseye oynama şansı vermeyeceğiz.

MHP Ülkücü hareketin can damarıdır, canıdır, 5 bin vatan evladı Ülkücüyü Kara toprağa bırakan bir dana asla yılgınlık göstermez.

14 Temmuz ve sonrasında yaşananlar ve özellikle 24 Haziran öncesinde MHP ye sıkıntı yaşatanların tamamen ayrıldığını düşünmüş idik, yanılmışız, demek ki halen temizliğe ihtiyaç varmış!.

Günün Sözü: GÜN OLA HARMAN OLA