Kontrolsüz Güç devlete zarar veriyorsa, bu gücün engellenmesi gerekir!.

TV leri izliyoruz, TV ler haber verirken çeşitli terör örgütünün adamlarını değişik görüntülerle gözümüzün içine sokmaya çalışıyorlar, neden?.

TV leri izliyoruz Suriye operasyonlarına giden Askeri araçların bölgelerini göstererek, güya habercilik yapıyorlar, canlı yayınlar da; “Türk Silahlı Kuvvetleri konvoyu Hatayın …. bölgesinden hareket ettiler” deniyor, böyle rezalet olurmu?.

Basıl ilkeleri, basın ahlak kuralları nerede kaldı?, devletin ve kuruların güvenliği neden bu kadar ayaklar altına alınıyor?, yapılan haber bir kavga haberi olsa her şeyi vermek mümkün, ama devletimizin güvenlik kuvvetleri hayati bir konu için çalışalar yapılırken canlı yayınlarla araçların geçişlerini yayınlamak güvenlik zafiyeti oluşturmaktadır bu yayınlara neden izin veriliyor?.

Bir TV haberi verilirken terör örgütü militanlarının sürekli değişik resimleri yayınlanıyor, özellikle video gösterileri ile yaptıkları eğitimler gösterildiğinde ne amaçlanıyor?, FETÖ terör örgütünün ele başının haberleri verilirken çeşitli videoları gösteriliyor, neden sürekli toplantılarından görüntüler gösteriliyor, bu yapılan habercilik bir anlamda örgütün halen içinde aktif faaliyet yapanlara morel vermiş olmuyor mu?

Kontrolsüz Güç, güç değildir, ülkemiz sıkıntılı süreçlerden geçiyor, sizler dünyanın seyrettiği haberleri nokta nokta göstererek haber yaparsanız gizli kalması gereken noktaları birileri tespit eder, tepenize Bombayı bırakıverir!.

Biz basın mensupları yaptığımız haberlerin kontrol altına alınıp baskı yapılmasını tabi ki istemeyiz ama, TV yönetimleri yapılan haberlerin görsellerine dikkat etmeleri de gerekir.

TV yayınlarında terör örgütünün eğitim alanları haber yapılır ama elinde silahlarla eğitim yaptıkları görüntülerin haber izleyicileri için hiç bir anlam taşımaz, hatta örgütün prapoğandasına katkı sağlar!.

Ülkemizde haber alma hakkı asla kısıtlanmamalıdır ama ülke ve millet menfaatleri doğrultusunda haberlerin yapılması anlamlıdır doğru olacaktır.

Millet olarak şunu bilmek zorundayız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti tek başına güçlü olmalıdır.

Ülkemize ne ABD den nede Rusya’dan fayda gelmez, onlar yıllardır ülkemizi sömürmekten kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmekten başka bir şey yapmadılar, bundan sonrada yapmayacaklardır.

Keser misali; ellerine aldıkları Keser ile odun parçalarını  sürekli kendi menfaatleri doğrultusunda yonmuşlardır, artık devir değişti Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan eline testereyi aldı kütüğün başına oturdu, testereyi sallamaya başladı; “hem bize, hem size” demeye başlayınca ilk önce ABD hopladı, sonra Rusya zıplamaya başladı.

Suriye’deki iç kargaşa başlayalı 8 yıl oldu, ne ABD, ne Rusya ve de AB ülkeleri ülkemizin Suriye sıkıntısından kurtulması için hiçbir katkı sağlamadılar, sağlamış gibi gözükse de, verdiklerinden çok aldıkları oldu.

Ülkemiz Suriye sarmalıdan kendi imkanları ile kurtulmak zorundadır, ABD ve Rusya masada sürekli ülkemizi oyalamaktan başka bir şey yapmıyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye topraklarına girerek bataklığın tamamen temizlenmesini sağlamak zorunda.

Artık Türk Silahlı Kuvvetlerimiz Suriye sınırlarına tam olarak girmiş kendi göbeğini kendisi kesecektir, bu çalışmalar yapılırken basın kuruluşları yaptıkları yayınlara dikkat etmeli, “Kontrolsüz Güç” haline gelmemelidir.

Suriye de İblid bölgesinde yaşayan insanlar son günlerde memleketlerinden kaçarak ülkemiz sınırlarına dayanmaya başladı, Rusya ve İran ile yapılan anlaşmalar gereği İbdil bölgesinde silahlar patlamayacaktı, ama son haftalarda Suriye rejimi ve Rusya güçleri sürekli İblid’i bombalayarak bölgede yaşayan insanların ülkemize göç etmelerini sağlıyorlar.

Ülkemizde yaşayan 4 milyona yakın insanın Suriye’deki “Güvenli bölgeye yerleşmesi çalışmaları devam ederken İblid’den gelen on binlerce insan ülkemiz üzerinde bir kaosun çıkmasına neden olmaya başladı, artık Bıçak kemiğe dayandı ve Türk Silahlı Kuvvetleri İblid’de yaşanan vahşete göz yummamak üzere İblid bölgesinde ciddi çalışmalar başlattı.

Bugünden sonra Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemiz sınırlarını İblid bölgesinde tutmaya başlamıştır, Çelikten yapılan duvarlar, ve vatan sevdalısı Mehmetcikler vatan savunmansı İblid’de devam edeceklerdir.

Şimdi şu sorunun cevabını soranlar vermelidir. Geçen zamanları saymıyoruz, bugünlerde İblid bölgesinden gelen on binlerce Suriye halkının önünde hangi GÜÇ duracak ve ülkemiz sınırlarına almayacak?, nasıl bir güç olmalı ki İblid bölgesinden gelen  on binlerce insanın önünü keserek sınırlarımıza almayacaksınız?.

Sonuç olarak şunu anlamak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Suriye’deki karışıklığı düzeltecek tek devlettir, Rusya ve ABD ile masaya oturup zaman kaybetmek yerine “Ya istiklal, ya Ölüm” diyerek katil Esat’ın devre dışı kalmasını sağlamak zorunluluğu vardır, en güçlü gözüken ABD ve Rusya ile çözüm bulunamadıktan sonra fare gibi köşeye sıkışmış olan Esat ile hiç bir şey çözülemez.

Suriye’nin kurtuluşu Türkiye’den geçiyor, terörün sonlanması Suriye’den geçiyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Suriye Milli Ordusu ile işbirliği yapması çok doğru bir sonuçtur. ÖSO ile bölgedeki terörü zayıflatıyoruz. 2- Ortadoğu’da masaya daha güçlü oturuyoruz. 3- Avrupa bizi her sıkıştırdığında, “Kapıları açar, Suriyelileri salarız” diyerek Avrupa’yı kilitliyoruz.

Ülkemiz ÖSO ile birlikte hareket etmemiş olsa idi şu anda terörle ülkemiz sınırlarında çırpınıp duracaktık, ÖSO ile yapılan çalışmaların sonunda, terör örgütleri sınırlar dışına atılmış ülke güvenliği daha sağlıklı hale gelmiştir.

TV ler artık terör örgütü haberlerini verirken daha dikkatli olmalı, Cd görüntülerinde çok çeşitli görüntüler vererek haber yapmak yerine, illaki hainleri göstermek gerekiyorsa basit sıradan  görüntü vererek haber yapmaları izleyiciler bakından daha sağlıklı olacaktır.

Günün Sözü:  Gez oğlum, Vatanına göz dikeni Ez oğlum! Dostun kim, düşmanın kim, sez oğlum! Tarihini şerefinle yaz oğlum!.