Niksar bugünlerde kar ile kaplı olması gerekirken, Yağmur bile yağmaması düşündürücüdür.

Pazar’ı Pazartesiye bağlayan akşam kısmen yağmur yağdı oda şehir    merkezine, Ovaya Yağmur yine yağmamış.

Bugün Pazartesi hava Bulutlu, Yağmur yok, Salı günü çok Bulutlu , Çarşamba günü Yağmur, Perşembe günü yağmurlu, Cuma ve Cumartesi günü Kar sağanağı gözüküyor.

Geçen yıl bu günlerde Niksar’da Kar yağışı nedeniyle okullar tatil edilmişti, bu sene hiç Kar yağmadı.

Kişisel hırslar, doyumsuz insanların sayesinde Dünya da ilkim şartları değişti, daha çok insan oğlu kendi yaptığı hatalar sonunda kendi sonunu hazırlamış oluyor.

Yıllardır Bilim insanları KÜRESEL ISINMAYA “ dikkat çekiyor, bizlerde imkanlar ölçüsünde dünyada var olan Küresel ısınmadan etkilenmemek için bölgemizde tedbirlerin alınmasını istiyoruz.

Bir kez daha ifade edeyim ki, dünyada Küresel ısınmadan etkilenmemesi gereken iki bölgeden bir tanesi Kelkit Vadisi iken, bugün ciddi bir etkilenme alanına girmesi bizleri düşündürmelidir.

Yıllardır mücadelesini yaptığımız; DOĞA İLE OYNANMASIN, DOĞA İLE GÜREŞ YAPILMAZ, BOĞA İLE GÜREŞİLİR” dediğimiz halde bölgemizde yapılan onlarca HES, ne yazık ki bölgenin iklim yapısını değiştirdi.

Dün bizlerin sözlerine kulak tıkayanlar, gözlerini kapatanlar, bugün henüz tam olarak uyanmamışlar!.

Bugün bölgemizde tartışılan önemli konular var.

Bölgemizde Maden arama çalışması için verilen ruhsat bölgelerinin akıbeti henüz belli değil, şu an için konuşuluyor, tartışılıyor, BİR İLERİ, İKİ GERİ ADIM ATILARAK çalışmalar yapıldığı gözleniyor!.

İnsanların felaket gelmeden nasıl bir yaşam tarzı ile karşılaşması gerekir?.

Türkiye adete ÇÖL olma yolunda hızla ilerliyor.

En verimli topraklara ve kendisine yetecek Sulara sahipken, bugün büyük şehirlerde olmak kaydı ile şehir merkezlerindeki içme Sularının kuraklık nedeniyle azalması, Barajların boşalması dahi insanlara bir şey öğretemiyorsa, bizlerin yazdığı üç beş satır yazının ne önemi olabilir ki?

Bizim düşüncemiz şudur.

Bu toprak uğruna can veren, kanlarını feda eden atalarımız gibi mücadele edemesek bile, hiç değilse bu uğurda yolumuz belli olmaktadır.

Karınca misali!.

Bir bölgede Orman yangını yaşanıyormuş, Orman alanı yangını öyle büyümüş ki bütün bölgeyi sarmış, Ormanın yandığını Orman dışında yaşayan bir Karınca görünce hemen harekete geçer, ağzına aldığı ile  Orman yangınının sönmesi için yola koyulur, ağzında Su ile Orana doğru giden Karıncayı görenler; “hayrola Karınca kardeş Orana doğru ne işin var orada yangın var sakın o tarafa gitme” derler, Karınca; “Orman yangınını söndürmeye gidiyorum” deyince yoldaki diğer hayvanlar; “sen rman yangınını nasıl söndüreceksin ağzındaki Su ile yangın söndürülmez, dön geri gitme” derler.

Karınca kararlı bir şekilde yoluna devam ederken şunu söyler; “haklısınız benim ağzımdaki Su ile Orman yangını belki sönmez ama, hiç değilse safım belli olur” der ve yoluna devam eder.

Bizim işimizde karınca misali, belki bölgemizdeki Doğa katliamının durdurulmasını tam olarak engelleyemez isek de, bölgemizin katledilmemesi, Doğanın daha fazla tahrip olup insanların ölümlerine neden olacak sıkıntıların olmaması için mücadelemi yapıyorum, safım belli; “KELKİT VADİSİNİN DOĞAL YAPISI DAHA FAZLA KATLEDİLMESİN”.

Evet safımız belli, var olan katliamları görmeyenler, olacak Doğa felaketlerine  kulak tıkayanlar, yaşanacak sıkıntıları görmezden gelip, kısa dünyalık çıkarları için, hırs ve kin ile Doğanın kirlenmesine göz yumanları bugünlerde yine görmüş oluyoruz.

Bana bir tane Doğal yapı bozulduktan sonra, yerine yeniden Doğal yapının düzeldiği örneği gösterilsin isterim.

Kelkit vadisinde HES’lerin yaptığı tahribatın zararları her geçen gün adım adım bizleri izliyor.

Daha nasıl bir felaket yaşanmalı ki, Doğamız katledilmesin?, kirletilmesin?.

HES’lerin özelliği “yenilebilir” enerji üretmektir, yani Doğayı kirletmeden, katletmeden Enerji üretmektir, lakin şimdi yapılan HES’lerin %95 i Doğa felaketlerini tetikledi!.

Yatırıma karşı değiliz, yatırımcının bölgemize gelmesi için ve geldiğinde yatırım yapması için yaptığım mücadeleyi önce Allah bilir, sonra bazı samimi dost ve arkadaşlarımız bilir.

Dün; “HES’lerin bölgemizdeki doğal yapı bozuyor” düşüncelerimize kulak tıkayanlar , bugün “Yağmur yağmadı, Kar yağmadı” diyerek seslenişte bulunması manidardır.

Bizler bu şehrin gelişmesin istiyoruz, şehir gelişirken şehrin doğal yapısının  bozulmadan yapılaşması ve yatırımların yapılmasını istiyoruz.

İnsanlar Küresel Isınmaya inanmadı, Küresel ısınma kapımızı çalmaya başladı.

Peki Doğal felaketleri durduracak Allah’tan başka güç var mı?, yaşadığımız felaketleri bizlere veren zaten Cenabı Allah.

İnsanların dünyalık para kazanma hırsı bütün canlıların yaşantısını felakete sürüklerken, halen inatla ve ısrarla Doğal yapının bozulması için gayret sarf edenleri görünce şaşmamak elde değil.

Şu söz aklımıza geliyor, “KURUNUN YANINDA YAŞDA YANIYOR”  ,keşke Doğal yapıyı bozanlar bedel ödeseler ne güzel olur, lakin Doğal yapıyı bozanlardan çok, Doğal yapının korunması için mücadele edenlerde felaketlerden zarar görüyor, sanırım onların suçuda, suç işleyenler kadar cesur mücadele yapamaması olsa gerek!.

Bizler bölgemize zarar verecek Maden çalışmasına karşı gelirken, hep şunu ifade ettik, peki yapılması düşünülen Maden arama çalışmalarına karşı gelen arkadaşlara daha öncede ifade ettim, “Niksar Ovası Betonlaşırken neden suskun kalıyorsunuz?, Niksar Ovasının Toprak ve Suyu Maden arama yapılması düşünülen bölgeden dahamı değersiz?, Maden aramaya karşı olanlar Niksar Ovasının betonlaşmasına neden karşı gelmiyor?.

Sevgili dostlar, bir şeye karşı gelmek için yola çıkıldı ise, o yol dikenli engebelidir ama, yol engebelide olsa sonunda kadar gitmek gerekir.

Bugün; “Kar yağmadı, Yağmur yağmadı” diyerek sızlananlar Yağmurun yağmasını beklerken, insanlık ve canlılar adına yapılması gereken mücadeleyi de yapmak gerekir.

Mücadele; 1 ileri, iki geri yaparak asla başarılı olunmaz.

Mehter Marşı çalınırken Allah Allah sesleri ile sancağı burçlara dikmek gerekir, yoksa İzmir Marşı gibi, bir ileri, iki geri olmaz!.

Günün Sözü; YAĞDIR MEVLAM SU!..