07.12.2009 Yer Reşadiye Sazak Bölgesi 7 Vatan Evladı Kahpe Kurşunlarla Toprağa düştü.

Reşadiye ilçesi Sazak köyü yakınlarında, 7 Aralık 2009’da meydana gelen terörist saldırı sonucu Uzman Çavuş Harun Arslanbey ile erler Onur Bozdemir, Kemal Bide, Ferit Demir, Yakup Mutlu, Cengiz Sarıbaş ve Fatih Yonca şehit olmuştu, yaşanan kahpe saldırı sonrasında gazetemizde yazdığımız yazıyı aynen yayınlıyoruz.

Bu yazımız bazı kişiler tarafından şikayet edilmiş, bu yazıdan dolayı hakaret içeren internet sayfaları açılarak tehditler edildik.

Yazımızı aynen yayınlıyoruz.

Herkes haddini bilecek ve şunu unutmayacak!, Türkiye Cumhuriyeti Devletinden kimse büyük değildir!.

Evet beyler; kimse benim Devletimden büyük değildir. Hak aramak, tepki vermek başka bir şey, asilik yapıp, Devletin kurumlarını zafiyete düşürmek farklı bir şey.

Reşadiye ilçemizde 7 Vatan evladımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadık, bir müddet sonrada unutup gideceğiz. Bizler işin artistlik tarafındayız!. Kimse Devletimden büyük değildir ve de herkes haddini bilecek.

Ülkem sıkıntılıdır, ama güçlüdür. Devletime saldırı vardır ama, Türkiye Cumhuriyeti Devleti dimdik ayaktadır, vakurdur, sakindir ve de  dirayetlidir.

Pek çok şeyi yaşadık ve biliyoruz!. Pişman olduğumuz hiç biri işi yapmayız, asla yazı yazmayız. Kimsenin sırtına basarak da bir yerlere çıkma gibi bir düşüncemizde yoktur. Dün ne isek, bugünde oyuz, yarın da; o olacağız. Siyaseti kullanarak, şarlatanlık yaparak, makamları kullanarak; kimlerin, nerelere geldiğini ve de gelmek istediğini de biliriz ve diyoruz ki; herkes haddini bilecek ve kendisini ve kendilerini Türkiye Cumhuriyeti Devletinden büyük görmeyecek!….

Gün;  birlik ve beraberlik olma günüdür. Birileri illaki 7 vatan evladımızın şehit düşmesini bahane ederek bölgeyi ateş çemberine döndürmek istiyorsa bunu başaramayacaktır!.

Tokat’ı, Reşadiye’yi, Niksar’ı karıştırmak gibi bir düşüncesi varsa da bunu normal şartlarda başaramayacaklardır da. Bu bölgeyi ancak şu şekilde karıştırıla bilinir. 7 vatan evladımıza kurulan kahpe pusu gibi bir şeyler yapılırsa, zaten “KAHPELİĞE DAĞLAR DAYANMAZ“ . Kahpelikte sınırda yoktur, sınırsız bir şekilde her şey yapıla bilinir ama, erkekçe, mertçe alenen, kimse bu bölgeyi karıştıramaz.

Bizler şuna inanıyoruz; birileri ellerini oğuşturmaya başladığını, bölge insanının bir şeylere kızıp etrafı dağıtmasını beklediklerini biliyoruz!. Geri planda bekleyen şer güçlerin olduğunu bilmemek gaflettir, dalalettir.

Yazdığımız yazı açık ne nettir. Uzaktan gazel okumaya çalışanları da anlıyoruz. Fitili ateşlenmiş bomba misali insanların tetiklendiğini de biliyoruz ama, şunu herkes bilmelidirki. Erkekler er meydanına çıkar, kendisine güveniyorsa, karşı tarafı her türlü oyunla yener, ama asla ve asla Şehit Cenazelerinden, ve Şehitlerimizin üzerinden kimse siyasi rant ve ikbal peşinde bir şey  elde edemez.

“KAOSTAN KİM FAYDALANMAK İSTİYOR“ başlıklı yazımızın hedefi bellidir ve yazı açık ve nettir. Kimse; Türkiye Cumhuriyeti Devletimden büyük değildir!. Makam ve mevkileri ne olursa olsun, hangi bölgede yaşarsa yaşasın kimse ayrıcalıklı da değildir!.

Bölgenin terör örgütleri tarafından seçilmesinin nedeni ne olabilir?. Kahpe saldırılar  neden yapılır?. Belliki bölgenin hassasiyetleri vardır, terör örgütleri bu hassasiyeti bilerek bölgeye yerleşmişler ve kahpece eylem yapmışlardır. Bölge halkı ve bölgede yaşayan herkes, bu ülkeyi seviyorsa, bu Devleti seviyorsa ve Şehitlerimizin akan kanlarının yerde kalmasını istemiyorsa!, yapılacak tek iş var, kahpe kurşun atanların bir an önce bulunup adalete teslim edilmesidir. Şayet babayiğitler varsa da; dağda, bayırda ve ormanlık alanda hainlerin leşini yerlerde sürükleyebiliyorsa ona da helal olsun deriz.

7 vatan evladımızı kahpe kurşunlarla kara toprağa düşürenler cezalarını bulduğu zaman, bizler kendimizi adam yerine koyacağız!, ama asla ve asla, Devletimizin Güvenlik Kuvvetlerini zafiyete sokacak hiçbir harekete girmeyeceğiz.

Yazdığımız yazılara gelen yorumlar ve tepkileri anlıyorum. Bu tepkilerin gelmesini de anlayışla karşılıyorum, ama asla, bir şeyleri bahane ederek, kurumlarımızı zafiyete düşürmeye kimsenin hakkının olmadığını bir kez daha buradan belirtmek istiyorum.

Devletimiz, kendisine emanet edilen 7 vatan evladını kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken; Devletini sevdiğini söyleyen insanların, Devletin Güvenlik Kuvvetlerini sıkıntıya sokmanın asla bir izah tarzı yoktur.

Yazdığımız yazı iyi okunduğunda her şey açık ve net görülecektir. Reşadiye ilçemizde bir vahim olay olmuştur. Olayın başlangıcı, ve beraberinde getirdiği sorumluluk vardır. Kim nerde, nasıl sorumlu oda bellidir. Kahraman Reşadiye halkı dedik, yine diyoruz. Reşadiye bölgesinde bir olay olmuştur ve bu olayın nasıl olduğu, neden olduğu ve tekrar dan olmaması için kimlerin yetkili olduğu bellidir.

Olayın öncesinde ve sonrasındaki sorumlular bellidir. Olayın aydınlanması,  hem ülkem adına, hem Devletim adına, hem de Milletim adına aydınlığa çıkmasıdır. Olayın aydınlığa çıkartacak tek güç, Güvenlik Kuvvetlerimizdir. Ancak; Reşadiyeli insanlarımız da burada sorumludur ve yetkilidir. İşte size yetki; 7 vatan evladımızın canına kasteden kim veya kimlerse onların bulunması için Güvenlik Kuvvetlerimize destek veriniz gece gündüz demeden, dağ, taş dinlemeden elde ettiğiniz bütün bilgileri, bütün belgeleri, bütün delilleri en kısa zamanda güvenlik kuvvetlerine bildiriniz, getiriniz.

 

Milliyetçilik, vatan severlik sözle olmuyor, icraatla oluyor. Birileri yazdığımız yazıdan rahatsız olabilir tabiki, bizlerde yapılanlar karşısında rahatsız olduk üzüldük kahrolduk ve yazıyı kaleme aldık!.

Reşadiye Devlet Hastanesi önünde saatlerce Şehit Cenazelerini bekletmeye kimsenin hakkı olamaz. Daha önce yazdık, yine yazıyoruz!. Hastane önünde bekleyen ve “cenazeleri bizden neden kaçırıyorsunuz “ gibi saçma sapan sözler sarfedenler, Reşadiye İlçemize yeni atanan değerli Kaymakamımız Cihangir Güler den dahamı vatan sever?, bu ülkeyi dahamı çok seviyor?. Sayın Kaymakamımız uzun yıllar Tunceli  bölgesinde görev yapmış ve güzel şehrimize gelerek hizmet veriyor. Terör konusunda, değerli Kaymakamımızdan, Cumhuriyet Savcılarımızdan, Emniyet Kuvvetlerinden, İl Jandarma Komutanından, İl emniyet Müdüründen dahamı iyi biliyorsunuz?.

Sizlerin, bizlerin yani Reşadiye halkının birilerinden farkı olmalıdır!, farkı, fark ettirmenin başka yolları vardır. Terör örgütlerine fırsat vermemek gerekir, fırsat vermemek için dik duracağız, ama kurumlarımızı da zafiyete uğratmayacağız!.

Yürüyeceğiz, isyan edercesine bağıracağız, ama hep birlikte omuz omuza, bu ülkeyi sevene herkesle, her siyasi oluşumla, her siyasi düşünce ile, ANCAK; terörislere yardım yataklık edenlerin dışında herkesle!.

Reşadiye bölgesinde vahim bir olay olmuş, bu olayı kim veya kimler yaptı ise bunların bir an önce bulunup cezalandırılması gerekmezmi?. Olay olmuştur, başlangıç ve sonuçları vardır. Olayın aydınlığa çıkmasını her vatan sever insan istemelidir. Teröre en şiddetli tepkiyi elbette vereceğiz, gerekirse terör eylemine katılmış hainleri bulup param parça da yapabiliriz ama;  bu hiddetimiz bizlere ne kazandıracaktır?, bunu hesabınıda yapmalıyız.

Kahraman Reşadiye halkının haklı tepkisini tabi ki anlıyoruz. Hatta isyan etmesini de kabul ediyoruz,  sağduyulu vatan sever, Türk Milletinin ebediyen payidar olmasını isteyen ve sağlayan Reşadiye halkının yapması gereken iş; her türlü tepkiyi verecek ama bir şartla; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Güvenlik Kuvvetlerine destek verecek, onları sıkıntıya düşürecek hareketlerden kaçınmaları gerekli olduğunu da bilmek gereklidir.

Reşadiye halkı üzerine düşeni, dün de, bugün de, yarında en iyi bir şekilde yapacağından asla kimsenin şüphesi yoktur,  olamazda.

Bölge insanı sağduyulu hareket etmek zorundadır. Dikkatli olmak zorundadır, provakasyon hareketlere dikkat etmelidir.

Birileri şunu da dile getirmektedir de; “efendim sazak bölgesinde yapılan olaydan, bölge halkımı sorumludur” diyerek farklı mecralarda, farklı düşünceler peşindeler. Evet beyler; Sazak bölgesinde işlenen kahpe saldırıdan bölge halkı da sorumludur. Devletimi seviyorum, Askerimi seviyorum, Bayrağımı seviyorum demekle iş bitmiyor!. Devletini seviyorsan ispat edeceksin!. Bende herkesi seviyorum!, amma, beni ne yazıkki herkes sevmiyor!. Seviyorsan!, sevgini ispat edeceksin. Birkaç çapulcu elini kolunu sallayarak ve bölge insanının haberi olmadan kan kustukları bölgeye gelip eylem yapamazlar. Sazak bölge halkı, Reşadiye halkı artık bugünden sonra daha da sorumludur ve vebal altındadır. Bu devleti seviyorsanız, terörislerin saklandığı yeri, bölgeyi Güvenlik kuvvetlerine bildiriniz, çok zor değil, artık herkesin elinde cep telefonu var. 155 veya 156 yı arayarak bir vatan borcunu yerine getiriniz!.

Vatan sevgisi sözle değil, çalışmakla, iş yapmakla, mücadele etmekle oluyor. Kuru kuruya sevginin bir anlamı yoktur.

7 vatan evladımızın Şehit düşmesi ile birlikte bütün yurt genelinde olduğu gibi, Tokat ve Niksar’da da terör örgütlerine tepkiler çığ gibi büyüdü. Çok doğru ve  anlamlı tepkilerdi. Tepkiler en sert bir şekilde verilmeli. Devletimizin birlik ve beraberliği, tek Millet, tek Devlet gücümüzü herkese göstermeliyiz.

Tokat’ta kendiliğinden oluşan ve Tokat ana caddelerini kapatarak tepki yürüyüşü yapan Gençlere ve Okul Öğrencilerini kutluyoruz. Niksar’da kendiliğinden oluşan grupların yürüyüşünü ve beraberinde yürüyüş sonunda Gençlere kısa olarak mesaj veren Niksar Ülkü Ocakları Başkanı Hacı Pişkin’i ve yürüyen herkesi kutluyoruz.

Dün yazdık, bugün de yazıyoruz, yarında yazacağız. Kimse Türk Devletinden büyük değildir, olamazda, bizler ancak bu Devlete ve Millete hizmet eden birer bireyiz ve bir kuluz. Bizim geleneğimizde “Ülül emre itaat” vardır. Biz Devletimize de Devlet büyüklerini de sevmek zorundayız. Saygı göstermek zorundayız.

Evet; Reşadiye halkından beklentimizi, Sazak Köyü ve civarında yaşayanlardan beklentimizi dile getirdik. Bu vatanı seviyorsanız, bu Bayrağı seviyorsanız, Mehmetçiğimizi seviyorsanız, görev başına. Kahpe teröristleri bulunuz, güvenlik kuvvetlerine teslim ediniz, gücünüz yetmiyorsa; 155 veya 156  noları arayarak vatan borcunuzu yerine getiriniz.

Kimse olayları bahane ederek, Şehit cenazeleri üzerinden rant elde edemez, kimse kişisel zevklerini tatmin edemez. Herkes haddini bilecek!.

Bizi herkes tartışa bilir ama; bizlerin Vatan Sevdasını, Türk Milleti aşığı olmamızı asla tartışamaz.

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ, KANDIR. TOPRAK EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.

“AĞZIDAN SALYA AKANLAR” bizi asla tartışamaz. Bizler; Ulu Önder Mustafa Kemal’in;“EY TÜRK GENÇLİĞİ” vecizesini Gençlere okutup ne anladıklarını öğrenmek için çalışma yapacak kadar duyguluyuz, bu ülkeye, sevdalıyız!.

Güçlü Devlet, Güçlü Millet olmak istiyor isek bu böyle biline.

Bölgemizde bundan sonra olaylar olmaması için yapılacak her hangi bir iş var ise, her hangi bir çalışma var ise, bunları yapmaya ve desteklemeye her zaman varız. İnsanlarımıza hizmet yapmak bizlerin boynunun borcudur.” diyerek nokta koymuşuz.