Ülkemizde güzel hizmetler yapılıyor, güzel hizmetlerin yanında pek çok sıkıntılarda yaşanıyor.

Zamlar halkın canını yakıyor, dövizi bahane ederek %100 zam yapanlar hükümetin “enflasyonla mücadele” çalışmasına destek vermek için “%10 indirim yaptık” diyerek hükümetin yanında yer aldıklarını ortaya koymaya çalışıyorlar.

Elektrik satışı özelleşti, halkın canı yandıkça yanıyor, özel sektörü denetleyen hiçbir kuru yok mudur?, devlet özelleştirdiği kurumları denetlemesi gerekir.

Herkesin bildiği bir hususu yazmakta fayda var. Elektrik bedeli 240 TL. dağıtım bedeli 106.76 kuruş, Enerji fonu 2.41, TRT payı 4.81, BTV 12.04 kuruş, dağıtım bedeli ne demek?. Elektrik tüketiyoruz bedelini 240 TL. olarak ödüyoruz birde dağıtım bedeli var evlere şenlik, maşallah can yakıyor.

Tükettiğimi Elektrik bedeli 240.74 kuruş, ödenen para ise  432.80 kuruş, can yakıyor can. Faturanın alt kısmında “GÜVENCE BEDELİ”  var bu nedir bilen varmı? yarında buna bir para eklerler ise şaşmamak gerekir, bunun hesabını soran varmı?.

Elektrik DAĞITIM BEDELİ; 106.76 kuruş bunun bir açıklaması olması gerekir.

Gerçekten de halkın canı çok yandı hani bir hikaye var ya;

“Padişah, vezirine bazı temel ihtiyaç maddelerine zam yapılması buyruğunu vermiş, padişahın emri üzerine, Zam yapılmış. Tebaa (Halk) kızmış.

Padişah vezirini çağırıp sormuş halkın zammı nasıl karşıladığını.

Vezir; “Kızıyorlar Haşmetlim” diye cevap vermiş.

Padişah birkaç gün sonra yine zam yapılmasını emretmiş. Emri hemen yerine getirilmiş. Padişah yine sormuş vezire. “Ne yapıyor (halkım) tebaam?”

Vezir cevap vermiş; “Size çok kızıyorlar Haşmetlim” demiş.

Birkaç gün sonra padişah yine zam yapılmasını emretmiş. Vezir emri yerine getirmiş.

Padişah yine sormuş vezire; “Ne yapıyor (halkım) tebaam?” demiş.

Vezir cevaplamış soruyu; “Zam hoşlarına gitti, gülüp oynuyorlar Haşmetlim” diye cevap verince, bu cevap üzerine padişah şöyle konuşmuş; “Amman haa, işin dozunu kaçırdık herhalde. Bazı zamları geri alın, piyasayı ucuzlatın”.

Bu hikaye bizler için ne anlam ifade eder?, diye soranlara çok şeyler ifade ediyor, zamanında böyle zamlar yaşandı mı? bilmeyiz ama, hikaye bugünlere kadar geldi ise, bunun bir anlamı ve ders alınması gereken kısımları vardır.

AK Parti bu ülkeye çok önemli eserler kazandırdı, yapılan eserleri inkar etmek mümkün değil, yapılan mükemmel eserlere rağmen bu ülkede tabi ki inkarcı bir kesim varsa da, halkın çoğunluğu yapılan hizmetlerden memnun ve karşılığı olarak da, her seçim de AK Partiyi iktidar yapıyor, lakin ülkemizde dövizle başlayan ekonomik çalkalanma halkı canından bezdirdi, inanınız geçmiş zamanda yaşanan Padişahın zamları gibi halk sürekli tepki veriyordu, artık halkımız gelen zamlara gülüp geçmeye başladı, bunun manası şu olursa “yeter artık, biz Cumhurbaşkanı sayın recep Tayyip Erdoğan’a güvendik yine güveniyoruz ama, artık esnaf perişan, parası olan zaten hayatı toz pembe görüyor, ama yaptığı işin parasını alamayan, esnaf perişan, gelen zamlar karşısında mal almakta zorluk çeken esnaflar ödeme zorluğu çekiyordu, artık küçük ve orta ölçekli esnaflar krizlerin içinde çırpınıyor, Allah korusun intiharların olması kaçınılmaz” süreçleri yaşanmaya devam ederse, siyaseten ülke sıkıntıya düşer!.

Halkın artık umutları kırıldı, gelen zamlara halk gülüp geçiyor!.

Ülkemizde siyasi istikrar vardır ve devam etmelidir, küçük siyasi ayrıntılardan dolayı asla siyasi istikrar bozulmamalıdır, lakin siyasetçiler  artık halkın düşüncelerine kulak vermelidir, özellikle  küçük ve orta ölçekli esnafların dertlerine çözüm bulunmalıdır.

Bu ülkede siyasi istikrarın bozulmasını isteyen çok sayıda kişi ve grup var,  “seni BAŞKAN yaptırmayacağız” dendi başkan  oldu – “3.KÖPRÜ’yü yaptırmayacağız”  dendi, Köprü yapıldı – “MARMARAY’yı yaptırmayacağız” dendi, Marmaray yapıldı – Dünyanın en büyük “HAVALİMANI’nı yatırmayacağız” dediler, yapıldı – “NÜKLEER santrale izin vermeyeceğiz” dediler, yapılıyor – “KANAL İstanbul yaptırmayacağız”  dediler inşallah yapılacak. Bu güzel eserler yapıldı halk hizmeti yapan AK Partiye destek verdi, bu eserlerin kıymeti samimi halk tarafından biliniyor, lakin zamların can yaktığını da halk biliyor ve yaşıyor.

Ülkemiz pek çok alanda ilerlerken şer düşüncelerde yapılan işleri baltalamaya çalışıyor, yapılan ve yapılması gereken işleri halkımız gayet iyi takip ediyor, yetkililerimizi sayın Cumhurbaşkanımızı taktir ediyor, lakin “ben yaptım oldu” düşüncesi ile insanların canını yakanları da bir kenara yazıyor, bu kenar yazıları AK Partiye siyaseten zarar vermemelidir.

Ülkemiz Savunma Sanayi araç ve gereçleri bakımından mükemmel çalışmalar elde etti, İnsansız Hava araçları bakımından dünyada sayılı ülkeler arasında girdik, çok şükür artık her türlü terör örgütü ve teröristlerle mücadeleyi en mükemmel şekilde yapılıyor, çalışmaları yapanlardan Allah razı olsun, lakin orta ve küçük esnafların nefes alacak halleri kalmadı.

Bazı kurumlar sanki siyasi iktidara rağmen işgüzarlık yapıyor, halkın üzerine çok gidiyor.

Bu ülkede en çok sevilen siyasetçiler ve bakanlar arasında sayın Süleyman Soylu gelir, sayın Bakanın yaptığı her çalışma insanlarımız tarafından taktirle karşılanırken, son gelen zamlar karşısında halk tedirgin ve çaresizlik içinde yaşarken,  Trafik kuralları içinde yeni uygulamalar ciddi trafik cezalarının uygulanmasını sağladı, bu uygulamaların içinde şehirlerdeki Kamera sistemleri ile sürücülerin her hatasını her an ve sürekli olarak tespit edip halka PTT aracılığı ile cezaların yağması sanırım bardağı taşıran damla olacaktır.

Bizler halkın içindeyiz, yaşanan süreçleri dostane olarak ortaya koyuyoruz.

Hata yapanlar, Trafik kurallarına uymayanlar tabi ki, karşılığında bir ceza ödemelidir ama, şehirlerdeki Kamera sistemlerini kullanarak, sürücü veya, yanındaki kişilere cezalar yağmaya başladı, aynı sürücüye aynı gün ve aynı saatler içinde birkaç defa cezalar yağınca, insanlar buna ciddi tepki gösteriyor.

Tüm olumsuzluklar üst üste gelince insanların canı yanıyor, vatandaş artık her şeye gülüp geçiyor, neden mi?, tanıdığı, bildiği kişi veya yetkililere derdini anlatıyor, çözüm bulamayacağını anlayınca dedikodu yapıyor, daha sonrada siyasetçiler için; seçimler gelir benim canımı yakanlar sandıkta bedelini öder” diyor.

Şu veya bu nedenle yapılan hatalar düzeltilmelidir, ama halkın sesine kulak verilmelidir, halktan kopanlar, halkın dertleri ile dertlenmeyenler, asla başarılı olamazlar.

Günün Sözü: GAZETE, HALKIN ORTAK SESİDİR.