Bugün 10 Eylül 2018 günü, sıradan bir gün gibi ama değilmiş.

Bugün 10 Eylül 2018 yani “Dünya İntiharı Önleme Günü” ilk defa karşılaşıyorum ama bu anlamlı günü anmak, anlamak önemli.

“Dünya İntiharı Anlama Günü” dolayısı ile sağlık Bakanlığı Halk sağlığı Genel Müdürlüğü bir dizi çalışma yapmış, yaptığı çalışmalar içinde intihara teşebbüs eden veya edecek olanlar hakkında kısa bilgiler sunmuş.

Aşağıdaki bilgilere bir göz atmakta fayda var.

İntiharın İşaretlerini Biliyor Musunuz?

 

  • Ölmek istediğinden ya da acılarından kurtulma arzularından bahsediyorsa,
  • Değerli eşyalarını dağıtıyor, vasiyet hazırlıyor veya çevresindekilerle vedalaşıyorsa,
  • Öfkeli davranışlar sergiliyor veya intikam duygularından bahsediyorsa
  • İnternetten veya çevresinden silah, ilaç vs. gibi intihar araçlarını araştırıyorsa,
  • Kendi içine çekiliyor veya kendini tecrit ediyorsa,
  • Önünü ardını düşünmeden canını tehlikeye atıyorsa,
  • Alkol ya da madde kullanımında artış varsa,
  • Başkalarına ya da hayata yük olmaya başladığından bahsediyorsa,
  • Umutsuzluktan veya yaşamak için bir sebebi olmadığından bahsediyorsa,

 

Bu belirtileri gösteren birisi intihar riski taşıyor olabilir. Eğer kendi çevrenizdeki birinde bu işaretlerin bir kısmını gözlemliyorsanız ona yardımcı olabilirsiniz!” bu uyarıyı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yapmış.

Bizler basın kuruluşu olarak intihar vakalarını asla “İntihar yazmıyoruz, bunu birkaç defa ifade etmiş idik. Bugün de aynı yayın çizgimizi devam ettiriyoruz, bizler gerçek basın mensubu olarak bunlara riayet ediyoruz ama sosyal medya denen kesimde ne yazık ki bunlara riayet yok. Gerçi basın mensubu olarak bilinen pek çok meslektaşımızda da duyarlılık yok.

Basın da yer alan “İntihar vakası haberleri çok üzülerek ifade edelim ki okuma rekorları kırıyor, bunun hayra alamet olmadığını düşünüyoruz.

Gazetede veya internet sitemizde intihar vakalarını normal ölüm olayı olarak veriyoruz, yani “Vefat etti” olarak haber yapıyoruz, çoğu zaman okuyuculardan tepki alsak da haberlerde “İntihar” kelimesini asla kullanmıyoruz, bu böyle devam edecektir.

Yukarıda Halk sağlığı Genel Müdürlüğü intihara teşebbüs edecekler hakkında kısa bilgiler sunmuş, bu bilgiler ışığında insanlara dikkat etmek ve Allah korusun bir olayı önceden önlemek için insanların yardımcı olması gerekir.

Ülkemizde “İntihar” vakalarını önlemek mümkün mü, bunu tam bilmiyoruz. Bizler aldığımız terbiye gereği insanları yanlış yola yönlendirmemek, yanlışı özendirmemek adına çalışma yapıyoruz.

İnsanları ön yargıdan kurtarmanın çok zor olduğunu biliyoruz, bu kapsamda “İntihar” vakası konusunda teşebbüs edecek insanları nasıl ikna edip hayata bağlamak mümkün, onu uzmanlarına bırakmak gerekecektir.

Yukarıda 9 maddelik bir tespit çalışması var, bu belirtiler içinde olan insanları önlemek insani bir görevdir lakin bazı insanları yapacağı sıkıntılı durudan kurtarmak uzun bir süreci gerektirir. Bu konularda hangi kurum uzun vadeli çalışmaya hazır bilmiyoruz!

Bazı sıkıntılı durumları kâğıt üzerinde yapmak mümkündür. Kâğıt üzerinde yapılan çalışmaları normal hayat içinde yapmak kolay mıdır, oda tartışılır.

Yukarıdaki 9 maddeden daha çok dikkatimi çeken şu 3 hususa kısa olarak bakmak istedik.

“Kendi içine çekiliyor veya kendini tecrit ediyorsa” bu tür vakalara sıkça rastlamak mümkün lakin toplumun bu sıkıntılı sürece çözüm bulması çok zor!

“Önünü ardını düşünmeden canını tehlikeye atıyorsa,” bu da ilginç bir tespit bu tür hayat yaşayan insanların sayısının çok olduğunu görüyoruz, demek ki bu tür hayat yaşayan insanlara dikkat etmek gerekiyor

“Alkol ya da madde kullanımında artış varsa,” bu artışı görmemek mümkün değil. Alkol alan insanların sayısı çok gibi, işin garip tarafı çevrede olan insanlara yani alkol alana; “Bu kadar içme yazık vücuduna, sağlığına yazık, yarın iş işten geçtiğinde acı çekeceksin, tüh diyeceksin…” şeklinde sözler sarf ettiğimizde; “Yaşayıp da ne yapıyoruz ki” diyerek çok ilginç ve düşündürücü sözlerle karşılaşıyoruz. Alkol almadığı zamanda “Hayatın ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu, yaşamak doya doya yaşamak istediklerini ifade edebiliyorlar…

Toplumda insan uzmanı olmak önemli, insan uzmanı olsanız ne yazar ki, çoğu zaman beraber çaresizlik yaşamak mümkün.

Toplumda çoğu zaman insanlar yalnızlık çekerler, çözüm üretmek ister, çözüm üretemez, çözüm üretecek olanların yanına gider derdini anlatır, çoğu zaman karşı taraftan; “Ne yapalım elimden bir şey gelmiyor.” diyerek yapılması gereken yardımı ve çözüm noktasını bile çözümsüzlüğe sürükleyenler olur. Sonra bir insan kendi canına bir sıkıntılı durum yaşatınca; vah, tüh neden böyle yaptı diyerek bir ahlaksızlığa damga vurmuş olur. Utanmadan toplumda söz sahibi olarak yaşamasına devam eder!

Bazı hususular incelik ister, bugün toplumun pek çok kesiminde gizli sıkıntıların yaşandığını düşünüyoruz.

Bizlerde yaşanan veya yaşanacak olan sıkıntılı süreçlere çözüm bulamayacağız, bulmaya çalışsak da bazen kapılar yüzlere kapanacaktır.

Bizler yine de olaylara olumsuz taraftan bakmamaya çalışalım. Günümüzde kimin eli kimin cebinde belli değil, en güzeli uyaralım, konuşalım ama çözüm bulma konusunda çokta iyimser tablo çizemiyoruz.

Şu sözler hatalı olmasına rağmen toplumda hayat bulmaktadır; “BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN” sözleri ne yazık ki ciddi bir yer tutuyor. Bir olayda insanlar var olan sıkıntıyı görmüyorsa, görmemezlikten geliyorsa, o toplumda hastalık başlamıştır, o toplumun tedavi olması gerekir.

Günün Sözü: Sana verilen hayatın kıymetini bil, sağlık elden gitmeye başlayınca çözüm bulmak zordur.