2023 seçimleri yaklaşırken siyasi gerginlikler boy göstermeye başladı.

Akşam haberlerini izlerken siyasi kavganın tam ortasında bulduk kendimizi.

Bir düşünce kuruluşunu temsil eden ve kendisini Ülkücü ve daha önce MHP de siyaset yapan, daha sonra İP’de siyasete başlayan ve MHP’den ayrılırken zehir zemberek açıklamalar yaparak MHP’yi bölmek isteyenler arasında olan şimdiki ZAFER Partisi genel başkanı Ümit Özdağ’ı uzun zamandır tanımaya çalışıyorum.

ZAFER Partisi genel başkanı Özdağ bütün dikkatleri üzerine çekmek için her zaman bir provokatör hareket içinde bulunmaktadır.

ZAFER partisi genel başkanı olduktan sonra ülkemizdeki göçmenler üzerinden halkı kışkırtmaya çalışan Özdağ, konuşmaları içinde ülkemizde bulunan göçmenleri aşağılayıcı sözleri sarf etmekten geride durmadı.

Zafer Partisi genel başkanı olmadan önce İP’de genel başkan yardımcısı olduğu dönemlerde sivri çıkışlarla dikkat çekmeye çalan Özdağ, İP’den ayrılırken zehir zemberek açıklamalarla dikkat çekmişti.

 

“SESSİZ İSTİLA”  filmi çekilmesi ve bu filmin finansmanı olarak Ümit Özdağ’ın olması düşündürücüdür.

Özdağ sürekli Suriyeli göçmenler üzerinden siyaset yaparak halkın arasında itibar kazanmaya çalışıyor, çünkü ülkemizde Suriyeli göçmenler o kadar kötü gösterilmeye başlandı ki, nerede ise her ilde yaşanan her kötülük arkasında Suriye’den gelen insanların olduğu izlenimi veriliyor.

Ülkemizde yaşayan her siyah renkli insan, sanki Suriyeli gibi algı yaratılınca ülkemizin hangi köşesinde siyah renkli bir insan görülse ve objektiflere yakalansa; aha bizim burada da Suriyeliler yaşamaya başlamış” diyerek algı yaratılmak isteniyor.

Zafer Partisi genel başkanı Ümit Özdağ 2023 seçimlerine kadar daha pek çok provokasyon işine girişecektir.

Bugün günlerden Cuma, akşam basın açıklamasında yaptığı konuşmada Özdağ; Süleyman, ben yarın saat 11.00’de tek başıma ve silahsız İç İşleri Bakanlığı önünde olacağım. Zerre kadar cesaretin varsa beni şerefli Türk Polisinin arkasına saklanmadan bakanlık kapısında bekle. Kimin ne çocuğu olduğunu orada bütün Türk Milleti görecek” demiş.

Peki bu sözlerin neyi habercisi?.

Cuma günü Müslüman insanların en hassas olduğu günlerden birisidir.

Zafer partisi genel başkanı Özdağ Cuma günü saat 11 de İçişleri Bakanlığı önünde olacağını ve de silahsız bir şekilde İçişleri bakanlığı önünde olacağını söyledi, bu sözlerin karşılığı nedir?

Cuma günü Müslüman Türk insanının en hassas olduğu bir günde Özdağ İçişleri Bakanlığı önüne gidip bir kısım basın mensubu karşısında İçişleri Bakanı sayın  Süleyman Soylu hakkında bir sürü  laflar söyleyecek halkı provakatö etmeye çalışacaktır.

Peki bugün İçişleri Bakanlığı önüne gidip orada belinde silah olmadan yapacağı basın açıklamasından ne beklemektedir?

Sanırım 3-5 gün ülke gündeminde kalmaya devam edecek Suriyeliler üzerinden yaptığı algıyı pekiştirmeye çalışacaktır!

Ülkemizdeki her siyah renkli insan Suriyeli değildir.

Ülkemizde her siyah renkli insan Suriyeli olmadığı gibi ülkemize günü birlik gelen iş insanı veya birkaç günlüğüne ülkemizin Doğa ve Tarihi, Turistlik bölgelerini gezmek için gelen insanlar, ülkemize ekonomik katkı yapmaya gelen insanlar ziyaretleri sırasında bazı insanların onlara kötü gözle bakarak sıkıntı yaratması halinde bunun sorumlusu kim olacak?.

Bakınız bugüne dikkat ediniz!.

Bugün günlerden Cuma, saat 11 Zafer partisi genel başkanı Özdağ İçişleri Bakanlığı önüne gittiğinde orada güvenlik amaçlı Polislerin alacağı tedbirler sonunda bir ileri geri itişme olur ise, bu provakatö hareketin sonunda muhalefet partileri iktidara yüklenmek için önce Polisin yapacağı hareketleri bahane ederek, İçişleri Bakanını hedef alacak, daha sonrada sayın Süleyman Soylu’yu bahane ederek Hükümeti yıpratmaya çalışacaklardır, inşallah olumsuzluk yaşanmazda, ülkemizi karıştırmak isteyenlere fırsat verilmez.

Olgun olan bir insan ve de siyasetçi ve de parti genel başkanı yaşanan ve yaşadığı olaylar karşısında halkı tahrik ederek sokaklara dökülmesini istemez, sokağa dökülmek isteyenlere de “DURUN” diyerek, olası olayların önüne geçmesi gerekir.

İşin bir ilginç tarafını not etmek isterim.

MHP’yi bitirmek üzere MHP’ye sızanlar ve amaçlarına ulaşmak için partiden toplu bir şekilde istifa ederek, vatan sever, Milliyetçi, Ülkücü insanları peşleri sıra sürüklemeye çalışanların yaptıkları en ilginç hareket, halkı provakatö edebilecek her yola başvurmaktan geri kalmadılar.

Esele MHP’yi ele geçirmek üzere yola çıkan Meral Akşener’de MHP’yi ele geçiremeyeceğini anlayınca, Polis barikatının kurulduğu yerdeki demir parmaklıklara yapışarak; hadi bakalım beni buradan kim alabilecek?” diyerek açıklama yapmış idi, sonra demirleri kendisi bırakarak eylemden vazgeçmişti.

MHP’den Akşener ile ayrılan Ümit Özadağ yine benzeri haketi yapar ise şaşkınlık yaşamak gerekir!.

İçişleri Bakanlığı her kurumda olduğu gibi bina etrafında tedbir almak zorunda, bakanlığın hassasiyeti dikkate alındığında bölgede ciddi güvenlik tedbirleri alınması normal iken, Özdağ’ın İçişleri bakanlığı binası bölgesine kalabalık bir grup ile girme çabası bir sıkıntının yaşanmasına da neden olabilir!

Kendisini Milliyetçi, vatansever insan olarak görenler, halkı asla provakatö edemezler, etmemelidir de.

Şimdi bizler bu yazıyı Anadolu’nun bir köşesinde yazarken, Ankara’nın puslu havasında neler yaşanabilir bunu tahmin etmeye çalışıyoruz.

Her zaman kendime soruyorum, neden arada bir Ankara’ya gitmiyorsun?” diye.

Arada bir, hiç değilse 2-3 ayda bir Ankara seferi yapmış olsak, Ankara’nın puslu havasında kimler ne peşinde?, kimler 2023 seçimleri için ne düşünüyor?, bunu anlamış oluruz.

Ama şunu söyleyebilirim.

2023 seçimlerine girilirken, kendisini Milliyetçi, Ülkücü, Vatansever olarak gösterenler, göstermek isteyenler, kesinlikle kazanmak için değil ama Cumhur İttifakına sıkıntı yaratmak için mutlaka bir aday çıkartacaklardır, bu çalışmaların içinde Zafer partisi genel Başkanı Ümit Ödağ’ı görmek şaşırtmamalıdır.

2023 seçimleri öncesinde “SESSİZ İSTİLA” ismi ile bir küçük film çekilip halka gösterilmek isteniyorsa, bu sıradan bir hareket olmayacaktır, halkı kin ve nefret duygularına çekilecek ciddi bir provokatör hareket olacaktır.

Şimdi Özdağ’a soralım, İP genel başkanı Akşener MHP’yi ele geçirme süresinde Polis barikatındaki demirlere yapışmıştı, şimdi sizde benzeri eyleme kalkışıyorsunuz, HDP’li milletvekilleride ve de CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu da zaman zaman devletin kurumlarına giderek kapıda eyleme kalkışıyor, onlardan ne farkınız var?

Günün Sözü; Gönül evini temiz tut, yâr gelince utanmayasın.