ETİK kuralları günümüzde ne kadar hayat buluyor?, bunu bilmek mümkün değil.

Bizim için; ETİK kuralları içinde en önemli hususlardan bir tanesi, toplumu sıkıntıya sokacak algılardan, yalan haberlerden veya toplumu üzecek haberleri yapmamaktır.

Etik; halkın ya da toplumun, herhangi bir yasaya veya yazılı metine dayanmayan kurallarına ve kanunlarına denir.

Etik ve ahlak kavramı bu esnada birbiriyle karıştırılır. Özüne baktığımız zaman Etik kavramının Türkçe de eş  anlamlısı ahlak demektir. Fakat ahlak kelime manasıyla; kişinin kendinde doğuştan ya da daha sonradan kazanarak edindiği iyi huylu hallere denilir. Ahlak bilimine de Etik baktığı bilinir. Kavramların birbirine yakın oluşu hep kafalarda bir soru işareti bırakmıştır. Ana konumuza dönecek olursak Etik nedir, kısaca demek gerekirse; TÖRE bilimidir.

Etik kurallarına genel bir kavram yüklemek zor aslında.

Her bireyin her şirketin ya da kuruluşun kendine göre bir Etik kuralları var.

Toplumun içinde ayrı bir Etik kuralları da yer almaktadır.

Yani farklı farklı Etik kurallarından bahsetmek mümkün. Ancak belli başlı kurallar her yerde geçerli diyebiliriz.

Peki her yerde geçerli olan Etik kurallar nedir?

Etik kuralları ilk olarak dürüstlük ve doğruluk ile başlar. Bizler bir birey olarak doğruluktan ve dürüstlükten hiç bir zaman taviz vermeyeceğiz.

Bize verilen veya teslim edilen emanete sahip çıkacağız. Bu bir para yada eşya olabilir. Önemli olan emanet edilen nesneyi korumaktır.

Etik kurallarının vazgeçilmezi yalan söylememek. Her ne durumda olursa olsun yalana başvurulmayacak.

İnsanlar tarafından güvenilir bir birey olmak. Hem devlete karşı hem topluma hem de çalıştığın iş yerine karşı tam bir güven abidesi haline gelmek.

Bizler mesleğimizde Etik kurallarına uygun hareket eden bir Basın mensubuyuz ve aynı zamanda işletmeyiz.

Bizler meslek kuralları içinde yazılmayan ama toplumda kabul görmüş kuralların bizler için geçerli olduğunu biliyor ona göre hareket ediyoruz.

Zaman zaman şehrimizde veya başka şehirlerde meydana gelen intihar vakaları sonrasında yaşanan ölümlere dikkat ederiz ve asla “İNTİHAR” etti haberi yapmayız.

Son zamanlarda ülke genlinde meydana gelen intihar olayları insanlarımızı üzüyor, hiç alakası olmayan insanları üzen intihar vakaları intihar eden aileleri düşününce çok doğru habercilik yaptığımızı düşünüyoruz.

Habercilik önemli.

Gerçi günümüzde gazete ve TV lerin dışında sosyal medyanın var oluşu bütün Etik kuralları alt üst etmiş olsa da biz Basın mensupları olarak Etik kurallara uygun hareket etmek zorundayız.

Bizler İntihar olayını Vefat etti olarak yazınca bazı insanlar bizleri arayarak; “vefat mı etti?, intihar mı etti” diyerek soruyor, bu sorudan bile bizler rahatsızlık duyarken, o insanın ailesinin ruh halini sormaya gerek varmı?

Şunu anlamakta zorlanıyoruz!.

Bir insan “vefat etti” diyerek haber yapınca, neden intihar etmiş” sözünü duymak ister?

Bir gencin, bir insanın ölmesi bile o aile için zaten yıkım olmaktadır, ayrıca vefat eden insan için topluma, “intihar etti” diyerek o ailenin acısını daha da derinleştirmek bizlere yakışmıyor.

Bizler mesleğimizi severek yapıyoruz ve Etik kurallara uygun hareket ediyoruz.

Bugüne kadar asla İntihar etti haberi yapmadık, bundan sonrada asla yapmayacağız, bizler insanların sıkıntılı zamanından faydalanmak ve daha çok okunsun diyerek haber yapmıyoruz.

İnsanların mağduriyetinden faydalanmak ve o haberden nasıl bir rant elde edilirse edilsin asla ve asla o rantın içinde olmayacağız.

Bugüne kadar kimler hata yaptı intihar etti ise, onun hesabını Cenabı Allah’ın huzurunda kendisi verecektir.

İntihar sonucu mağdur olan ailelerin mağduriyetine bizler katkı yapmadık yapmayacağız da.

Basın kuruluşları arasında intihar vakalarını öyle abartarak haber yapanlar var ki, insan dinlerken ve okurken  kendimizden geçiyorken, intihar eden insanların ailelerini düşününce ne durumda olduklarını anlamak gerekir.

Bizler Vefat haberlerinde mümkün olduğu kadarı ile resimleri fazla kullanmamaya çalışıyoruz.

Öyle basın mensupları var ki; vefat eden veya intihar eden insanların her resmini kullanmaktan geri durmuyor!.

Basın mensupları  ETİK kurallara uygun hareket etmeyince, sosyal medyayı kullanan insanlar zaten dikkat etmiyor, buldukları her resmi kullanarak insanların acılarının üzerinden kendilerine rant sağlıyorlar!.

Rant sağlamak illaki para olarak görmemek gerekir.

Artık sosyal medyadaki arkadaş veya abone sayısını artırmak için bazı insanlar her çirkinliği, her edepsizliği, her kötü haberi, her özel yaşantıyı paylaşır oldu.

İntihar olayı zaten üzücü bir durum ortaya çıkartıyor.

İntihar eden insan nasıl bir ruh hali içindeki canına kıyabiliyor?

İntihar olaylarının ayrıntısını vermek zaten Etik kurallarına uygun değil. Çünki; yapılan her intihar vakasının işleniş şekli daha sonra kendisini intihar edecek noktada görenler içinde bir tehlike oluşturmakta, intiharı düşünenlere yol göstermektedir.

İnsanları kazanmak yerine kaybetmek sanırım insanlık olmamalıdır.

İnsanların asla ve asla intihar etmesini istemeyiz ama lakin kendi dünyasında çelişkiler yaşarken bir anlık hatasından dolayı hayatına son veren insanları iyi anlamak ve ondan sonraki insanları daha fazla sıkıntıya sokmamak insani bir görevdir.

Bizler Etik kurallarına bugüne kadar uygun hareket ettik bundan sonrada aynı kuralları uygulamaya devam edeceğiz.

Günün Sözü; Gönül yıkana uyku haram olmalıydı, gönlü yıkılana değil.