ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇER diye başlayıp devam edelim.

Uzun zamandır yazıyor ve konuşuyorum.

Dünyada var olan ekonomik kriz ve sebze ve meyve ürünlerindeki daralmalar, Gıda ürünlerindeki sıkıntının daha fazla büyümemesi için kendi çapımda gayret ediyoruz.

Elde varken kıymet bilinmez, ne zamanki eldeki ürünler azalmaya veya yok olmaya başlandığında “ne oluyor?” diye başlanır söylenmeye.

Pandemi öncesinde ülkemizde maske sıkıntısı yok idi, hemen hemen pek çok evde normal zamanlarda ihtiyaçtan dolayı kullanılan maskeler, Pandemi dönemi ile adeta yok olmaya başladı, ne zamanki maskeler “yok kalmadı” dendiğinde kıymete bindi, 0.50 kuruşluk maske oldu-3-4-5 TL.

Yine her mevsim var olan ve üretilen Marul Ramazan ayının girmesi ile birlikte 2-3-4-5 TL ye satılırken, kimsenin anlayamadığı veya anlamak istemediği bir anda Marul bir den hopladı fiyatı 15 TL oldu!.

Sonuçta birileri oyunmu oynuyor?, yoksa insanlar hayatın gerçeklerini anlamadan  “zam gelecek” algısına kapılarak var olan ürünlere gereksiz saldırıyor, iş yerlerinde olması gereken stoklar insanların evinde stok olmaya başlıyor?, bunu anlamak mümkün olmuyor!

Sonuç şudur.

Dünyada Pandemi dönemi ile birlikte hem gıda tedarik zincirinde sıkıntılar başladı, hem yakıt ürünlerinde ve de ekonomik olarak dünyada ciddi bir kriz yaşanmaktadır.

Krizler çoğu zaman insanların ölümlerine neden olur. İnsanların mağdur olmalarına sebep olur.

COVİT19 virüsü ilk önce Çin devletinde ortaya çıktı, şimdilerde Çin yetkililer virüsün başka ülkelerden çıktığını söylese de ilk başlangıç Çin den çıktığı her kes tarafından kabul edilen bir sonuçtur.

İki yıl gibi uzun zaman alan virüsle mücadele, nihayet sona erecek derken, bu kez Rusya-Ukrayna krizi çıktı ve dünya kriz üstüne kriz yaşamaya devam ediyor.

Günümüz dünyasında krizlerin yaşanması kaçınılmazdır.

Her ne kadar “özgürlük naraları atan başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya vs AB ülkeleri olsa da, yıllardan beri sömürdükleri ülkeleri ellerinden kaçırmak istememekte, çeşitli olunlar ve bahaneler uydurarak ülkelerin yer üstü ve yer altın zenginliklerine el koymaya devam ediyorlar.

Vampir ülkelerin başını, ABD çekmektedir, tabiki kendisini gizleyerek ülkeleri kontrolüne alan İngiltere’yi asla unutmamak gerekir, Fransa zaten oldum olası gariban, kendisini savunmakta zorluk çeken ülkeleri istila etmeye devam ediyor, sömürdüğü ülkelerin elinden çıkmasını asla istemiyor!…

Eh işte bu kadar karmaşık dünyada bizler Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan insanlar olarak, pek çok ihtiyacımızın karşılanması için devletten, yani hükümetten destek istesek de, talepte bulunsak da, sonuçta devlet kim? Dendiğinde, devletin bizler olduğumuzu unutmamak gerekir.

Devlet kim?.

Sen, Ben, O

Bu ülkede yaşayan insanlar devlettir, devletin var oluşunu sağlar.

O zaman devlet bizler isek, hükümetten beklentilerimizin gerçekleşmesi içinde bizler vatandaşlar olarak elimizi taşın altına koymalıyız, ortadaki taşın hep birlikte kaldırmayı düşünmeliyiz.

Biz vatandaşlar olarak bugün yaşanan ekonomik sıkıntıların en aza düşmesi için yapmamız gerekenleri bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Bugün Marul ürünü 15 TL den halen satılıyor ise, bu fiyat pahalılığının hesabı Hükümet sormalıdır, bu hesap sorulurken biz vatandaşlar olarak da yapmamız gereken işleri yapmaya başlamalıyız.

Daha öncede ifade ettim, ekilmedik bir karış toprak dahi kalmamalı, bu düşüncemize her yetkili sahip çıkmalıdır!.

Bu düşünceler içinde yolumuza devam ederken, güzel bir haberin öğrene imkanım oldu.

Erzurum Uzundere ilçesi belediye başkanı sayın Hilmi Aktoprak’ın;  “çiftçilerimizin yıllardır ekmediği 10 bin dönüm arazisinin Buğday, Yulaf, Yonca, Patates, Fasulye, Mısır, sebze yetiştirmesini sağlayarak, ilçe ekonomisine 20 milyon TL katma değer  sağlamaktır. Halkımıza ekonomik destek sağlamanın ötesinde Gıda üretimindeki zincirin kopmamasına destek sağlamış oluyoruz” mesajını okuyunca başkanın çalışmasına bir göz attım, bir insan olarak Erzurum Uzundere belediye başkanının haberini hemen alarak kendi İnternet sitemizde haber yaptık ve gazetemize de haberin yapılmasını sağladık.

Başkanın mesajı önemli, ne diyor başkan Akpoprak; “çiftçilerimizin yıllardır ekmediği 10 bin dönüm arazisinin Buğday, Yulaf, Yonca, Patates, Fasulye, Mısır, sebze yetiştirmesini sağlayacağız” diyor ve ekliyor. “18 Traktör, mazot desteği vs”. bu haberi okuyunca sanki hayalimizi Erzurum Uzundere belediye başkanı gerçekleştirmiş oluyor.

Peki Erzurum’daki bu, Toprağı işleme sevdası neden bizim bölgemizde yeterli ilgi ve alakayı görmüyor?

Bu sorunun cevabını almak kolay; “efendim Mazot pahalı, Gübre pahalı, o nedenle ekmek istemiyorum”

Yine halk arasında söylenen şu söz sanırım günümüzü tarif ediyor;  “AL SANA BİR KAYA!…”

BİZ DAHA ÖNCE ŞUNU YAZDIK VE TEKLİF ETTİK. “BÖLGEMİZDE EKİLMEYEN DİKİLMEYEN BİR KARIŞ TOPRAK KALMASIN, KÖYLERDE EKİLMEYEN ARAZİLERİ MUHTARLAR VASITASI İLE TESPİT EDİLSİN, EKİMİ YAPIACAK ARAZİLERİ MUHTARLAR VASITASI İLE YAPILSIN, MAZOT, GÜBRE VE TOHUM DESTEĞİ TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VASITASI İLE KARŞILANSIN VE ÜRETİLEN ÜRÜNLERİN ALIM GARANTİSİ TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TARAFINDAN GÜVENCE ALTINA ALINSIN” DEDİK.

Bizim dememiz yetmiyor, biz bir basın mensubuyuz, hataları yazarız, yapılması gerekenleri makul ve mantıklı bir şekilde hatırlatırız, yapılması gereken hizmetleri kurum yetkililerine bırakırız, çünkü güç, devleti yönetenlerde!.

Atalarımız şunu bizlere söylemiş; “sakla samanı gelir zamanı” demiş, ama bu sözlere de sadık kalınmamış!..

Erzurum ili kış aylarının, soğukların en çok yaşandığı bir şehir.

Niksar 4 mevsimin dolu dolu yaşandığı bir şehir.

Bölgemizdeki Toprağa ne ekseniz fazlası ile almak mümkün iken ne yazık ki bölgemizde bir, TOPRAKLARIN BOŞ KALMAMASI İÇİN BİR  ÇALIŞMA OLMADI, VARSADA RUTİN YILLARDA YYAPILAN ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR!…

Sanırım biz derdimiz anlatamadık.

Şaşmamak gerekir; COVİT 19 Virüsü ders vermedikten sonra, bizim sözlerimiz ve düşüncelerimiz, birilerine SİVRİ SİNEK SAZ misaline döner!.

Günün Sözü; ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL ZURNADA AZ.