ABD nin Demokrasisi kanlı ellere teslim edildi, olaylarda 5 kişi can verdi, yüzlerce yaralı var!.

ABD de yaşanan olayların nereye varacağı bizi ilgilendirmiyor” desek de, ekonomik anlamda her ülkeyi ilgilendiriyor.

ABD dünya ülkelerine “özgürlük” götüreceğini iddia ederken kendi ülkesinde özgürlüklerin nasıl bir den yok edilmeye başlandığını göstermiş oldu.

ABD de yaşanan Senato binası baskını başta ABD olmak üzere bütün dünya ülkelerini şaşırttı.

ABD nin yıkılışını dört gözle bekleyen ülkelerde bile şaşkınlık yaratan Senato binası baskını sonrasında 5 kişinin öldüğü, bunların içinden 1 tanesinin Polis olduğu ifade edilse de, ölümlerin netleşmiş bir sonucunun olmaması da düşündürücüdür.

Sözde Özgürlük ülkesi olan ABD de bir olayın nasıl başlayıp sonuçlanacağı kestirilemedi.

Hani bu ABD dünyada en güçlü hakim ülke idi?

En güçlü olan devlet değil Halktır.

ABD nin ne kadar güçsüz ve beceriksiz olduğunu bütün dünya gördü.

ABD gücü, başka ülkelerden ABD ye göç eden “Beyin Göçüdür”, farklı ülkelerden ABD ye giderek kendi bilgi ve becerilerini o ülkeye bırakan, satan, o ülkede işler hale getiren insanların sayesinde ABD  güçlüdür.

ABD “bir gün mutlaka yıkılacaktır” sözlerini söyleyenler bu iddiayı ortaya atanlar nasıl bir düşünceden hareketle bu düşüncelerini ortaya koydular bilinmez ama, yıkılacağına artık keksin inanıyorum.

Hani derler ya “etme bulma dünyasında yaşıyoruz” diye, ABD de yaptığı kirli oyunlarına kendiside inşallah yenik düşecektir.

Hani ne diyorduk; “koskoca Amerika, adamlar dünyaya hakim” deniyordu ama görüldü ki daha kendi ülkelerine hakim değilken, dünyaya hakim olmaya çalışıyor.

ABD nin gücünü kesinlikle çokta küçümsemiyoruz, ama halka rağmen üretilen teknolojinin de bir anlamının olmadığını görüyoruz.

ABD kendi Demokrasilerini kendi kanlı ellerine nasıl teslim etti.

Senato binasının basılması ve yüzlerce insanın binaya çeşitli yerlerden girerek binayı işgal etmesi çok ilginç sahnelerin yaşanmasına neden oldu.

ABD nin en büyük özelliğini bir kez daha gördük, Sosyal medyaya hakim oluşu, algı operasyonunu çok iyi yapması, yaşanan olayı basite indirmekte başarılı oluyor.

ABD kendi Demokrasisini kanlı ellere teslim etmenin bedelini mutlaka ödeyecektir, bizim aklımıza takılan şu hususu anlamak istiyoruz.

CHP genel başkanı ve kurmayları ABD seçimleri yapıldıktan hemen sonra yeni başkan adayını ilk kutlayan siyasetçiler arasında yer aldı.

Peki ABD seçimleri henüz tam netleşmemişken, ülkemizi sürekli tehdit eden ABD başkan adayını ve yönetimini kutlayan CHP genel başkanı, ülkemizin seçilmiş Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan için “sözde Cumhurbaşkanı” diyerek çok çirkin düşünceyi ortaya atması üzücü ve düşündürücüdür!.

ABD ülkemize ne zaman dost olmuş ki?.

Bugün Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır, 2023 seçimlerinde yine sayın Erdoğan olacaktır ama, 2023 seçimlerinden sonra bir sosyal demokrat aday kazanırsa, bu kez Sağ düşüncedeki siyasetçiler aynı sözleri seçilmiş olan sosyal Demokrat Cumhurbaşkanı için söylenirse hoş olur mu?

CHP seçmeni artık CHP yönetimine ders vermelidir, siyasi kirlilik uğruna, ülkemiz menfaatlerini yabancı ülkelere peşkeş çekmemek gerekir.

CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun sözleri kendisine asla siyasi bir katkı sağlamayacak, bilakis ona çok şeyler kaybettirecektir, hele ABD de yaşanan Demokrasiye darbe girişimi ve kanlı ellere Demokrasiyi teslim etmeleri daha vahim sonuçlar doğuracaktır.

ABD artık özgür ülke değildir, Demokrasi 20. Yüzyılda büyük darbe almıştır.

ABD kendisini Demokrasinin kalesi olarak bugüne kadar göstermeye çalışmasının altı tamamen boş bir kavanoz olduğu görülmüştür.

Kendi ülkesinde Demokrasiyi kana bulayan bir yönetim sisteminden, Demokrasi ve özgürlük bekleyen Kılıçdaroğlunu kınıyoruz.

İktidar olmak önemli ama, iktidar olmak kadar muhtedir olmak daha da önemli.

ABD;  “Irak’a, Libya’ya özgürlük ve Demokrasi götüreceğim” dedi, Irak halkını ve Libya halkını katletti, katledilmesine göz yumdu!.

CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu ABD den özgürlük beklediğini söyleyip iktidar olduğunda Allah korusun ABD NİN ÜLKE YÖNETİMİ ÜZERİNDEKİ EGEMENLİĞİNİ düşünmek bile istemiyoruz!.

Seçimler kazanılacaksa Türk seçmenine inanmak ve güvenmek, Türk milletinden destek istemek gerekir.

Türk milletinin verdiği destek, ülken daha bağımsız ve özgür olduğunun net işaretidir, ama ABD ve başka ülkelerden destek alarak seçim kazanmak veya yönetime gelmek demek, ilk önce kendi özgürlüğünün elinden alınacağını, sonra ülkenin hür ve bağımsızlığının elden çıkacağını asla unutmamak gerekir.

En büyük güç Türk milletinden alınacak güçtür.

En büyük özgürlük Türk milletinin helal oyları ile verilen oylar ile sağlanan özgürlüktür.

En büyük Demokratik hak, Türk Milletinin oyları ile sandıktan çıkmaktır.

ABD artık hiçbir ülkeye “Demokrasi götüreceğim” diyerek kandıramaz, aslında daha öncede Demokrasi götürme yerine, kan ve göz yaşı götürüyordu ama, aptal devlet yönetimleri ABD nin boyunduruğu altına girdikleri için onların yalanlarına hep inandılar, ama güvenmediler, koltuk uğruna kendi ülke insanlarının katledilmesine göz yumdular.

ABD nin ülkemize yaptığı baskı karşısında dik durması gereken siyasi düşünceler içinde Sosyal Demokratların olması gerekirken, ne yazık ki bazı Sosyal Demokrat siyasetçiler ülkemize baskı yapan ABD yi desteklemektedirler.

Günün Sözü: ABDE KANLI DEMOKRASİ İÇİNDE BOĞULACAKTIR.