Cumartesi ve Pazartesi canlı yayınlarımıza devam ediyoruz.

Sosyal medya üzerinden yaptığımız bazı programların canlı yayını dışında her hafta Cumartesi ve Pazartesi günleri Facebook sayfamızdan canlı yayın yapıyoruz.

Haftanın iki günü canlı yayın yapmak kolay olmasa da, artık alıştık her hafta iki gün 45 dakikalık zaman diliminde canlı yayın yapmaya devam ediyoruz.

Haftanın 6 günü www.yesilniksar gazetesi ve Yörenin Sesi Canik gazetelerinde yazı yazıyorum, haberleri saymıyoruz tabiki!.

Her gün Niksar gibi bir ilçede günlük gazete yayınlamak kolay değilse de bizler mesleğimizi severek yapıyoruz ve her gün gazetemizi yayınlıyoruz.

Her gün köşe yazımı 2.5 sayfa A4 büyüklüğünde yazarak siz saygıdeğer okuyucularımıza sunmaya gayret ediyoruz.

Mesleğimizin tüm zorluklarına rağmen, sıkıntılarına rağmen yazı yazmaya ve  artık haftanın iki günü sosyal medya sayfamızdan canlı yayınlar yaparak şehrimizin gerçeklerini yazmaya ve anlatmaya gayret ediyoruz.

Canlı yayın bu gün ile birlikte 6. Yayını yapmış oluyoruz, çok şükür konularda sıkıntı yaşamıyoruz, inşallah ilerleyen zanda konuklarımız olacak onlarla birlikte güzel sohbetlere imza atacağız, sizlerden gelen istek ve talepleri halkımızın ve yetkililerin bilgisine sunacağız.

Her gün yazı yazıyoruz, yorulmadan, usanmadan.

Her hafta iki gün Facebook sayfamdan canlı yayın yapıyoruz çok şükür şu ana kadar bir sıkıntı yaşamadık.

Canlı yayında aklımıza gelen ne varsa söylüyoruz, halkımızın doğru bilgi almasına gayret sarf ediyoruz.

Sevgili dostlar canlı yayın yapmak kolay değil tabi ki, ama çok şükür mesleğimizin vermiş olduğu imanlar ve katkıların sayesinde sizlere en doğru haberleri sunuyor, en doğru yorumları yaparak fikir alış verişinde bulunuyoruz.

Her haberin bir hedefi vardır.

Bizlerin yazdığı her köşe yazısının, bir ve daha fazla hedeflerinin olduğunu bilerek ve isteyerek yazıyoruz.

Bizler haber yaparken, bizler canlı yayın yaparken tabiki birileri yazdıklarımızdan, sözlerimizden rahatsız duyacaktır, bunlar doğaldır çünkü doğruları yazıyor ve konuşuyoruz.

Bizler kimse ile kavga etmek gibi bir düşüncemiz olmadı, olmayacaktır da, amma lakin sözler ve yazılarımızdan alınganlık yapanların olması doğaldır, dolayısı ile bizlere kin besleyenlerin olacağını da biliyoruz.

Ne yapalı mesleğimiz doğruları yazmak, halkımızı doğru bilgiler ile aydınlatmaktır.

Meslek içinde “Etik kurallara” uygun hareket ediyoruz.

Kimseye hakaret etmiyoruz, olayları objektif veriyoruz ve bazen yazılmaması gereken konuları da yazmıyoruz!.

Gazete haberlerimizde şunu asla yapmıyoruz, bir kişi şayet intihar etmiş ise onu “intihar etti” diyerek haber yapmıyoruz, “vefat etti” olarak haber yapıyoruz.

Bu kural bizler için çok önemli ve anlamlıdır.

Mesleğimizin zorluğunu biliyoruz, hassas konuları da biliyor ona göre gazetecilik yapıyoruz.

Buradan kimseye caka satmak veya gazetecilik dersi de vermiyoruz, bizdeki kuralları bir kez daha hatırlatma ihtiyacı duyduk o kadar.

Cumartesi günü yaptığımız yayın gayet güzel oldu, çok sayıda izleyicimiz mesaj yazdı telefonlar arayarak teşekkür etti.

Facebook üzerinden yaptığımız canlı yayınları daha sonra yine Facebook sayfamızdaki kayıtlarda paylaşım yaptığımız için dinleme imanı oluyor, yayınımızı dinleyen arkadaşlardan dostlardan çok olumlu cevaplar alıyoruz, buda bizi mutlu ediyor.

Cumartesi günü yaptığımız konuşmada kasım ayında yetiştirilen ÇİLEK meyvesi üzerinde durduk.

Gerçekten Kasım ayının içinde mis gibi Çilek yemek ve onu görmek bizleri çok mutlu etti.

Kasım ayında yetişen Çilekler Niksar Sulugöl köyünde yetişiyor. Hüsamettin Demir kardeşimiz köyüne gelip yerleşince o kırsal arazide Çilek ve Marul yetiştirme isteği çok olumlu sonuçlanmıştır.

İsteyince her şey yapılıyor.

Dünyanın, en verimli Toprağına, Suyuna, Havasına sahip olan bir şehirde yaşarken 21. Yüzyılda bu küçük çalışmadan mutlu olduğumuzu ifade ediyoruz, bu mutluluk uzun yıllar öncesinden başlaması gerekirdi.

Sanırım Tarımı halen tam olarak yapamıyoruz!.

Cenabı Allah’ın bizlere vermiş olduğu nimetlerin kıymetini halen bilemiyoruz.

Toprağı ve Suyu hoyratça kullanıyoruz!.

Toprağın ve Suyun kıymetini bilmiyoruz!.

Bizim bölgemizdeki imkanlar başka bölgede olsa ne olurdu?

40-50 yıl önce Niksar Ovasında yetişen ürünlerden dolayı Niksar’da Un fabrikası, salça fabrikası kurulmuş idi.

Niksar Ovasında yetişen ürünler fabrikaları beslerken komşu il ve ilçelere sebze ve meyveler satardık.

Bugün Ovada Domates yeterli miktarda yetişmediği için iki tane Salça fabrikası kapandı, 3 tane Un fabrikasından iki tanesi kapandı, bir tane Un ve Yem fabrikası kaldı!..

Cumartesi ve Pazartesi günleri bu konuları konuştuk, konuşmaya devam edeceğiz.

Neden var olan işletmeler kapandı?

Kapanmakla yüz yüze olan işletmelerin kapanmaması için neden yardımcı olunmadı?.

Sohbetlerimizde her konuya dokunuyoruz, her yanlışlığı sorgulayıp yeni hataların yapılmaması için hem yazıyor, hem de konuşmaya gayret diyoruz.

Şehrimiz için önemli görevler yapıyoruz, yapmak içinde gayret sarf ediyoruz, buna rağmen bizim kıymetimiz biliniyor mu?

Bizim kıymetimizin bilinip bilinmemesi önemli değil, önemli olan bizler kaybedelim ama bu şehir yeter ki kazansın.

Bizler şehrimizin kazanmasını, şehrimizde yaşayan insanların mutlu, huzurlu olmasını istiyoruz.

Artık her Cumartesi ve pazartesi akşamı saat 17.30 da daha çok insanımızla buluşmak dertleşmek, var olan sıkıntıların giderilmesine katkı sağlamanızı bekliyoruz.

Yeni yayınlarda, güzel sohbetlerde buluşmak dileğiyle.

Günün Sözü; Mükemmel bir hayatımız olmayabilir ama her şey için Allah’a şükürler olsun..