24 Haziran seçimleri ile birlikte CHP de sular kaynamaya başladı.

24 Haziran seçimleri öncesinde CHP de beklenen parti için çekişmeler artık son noktaya geldi.

CHP de bugün yaşananlar, seçim öncesi biliniyordu ancak seçim atmosferinden kaynaklanan nedenlerden dolayı suskunluk hakim oldu, seçimler tamamlandı beklenen sonuçlar sayın İnce dışındaki neticeler beklenen şekilde sonuçlandı.

CHP de yaşanan parti içi çekişmelere bakınca şaşkınlık yaşamamak mümkün değil, seçim öncesi sayın Muharrem İnce ve sayın kemal Kılıçdaroğlu arasında geçen konuşmalardan bugün yaşanan sıkıntıların var olacağını bizler bilirken, koskoca CHP de bunların bilinmemesi mümkün olamaz.

Bu satırlarda birkaç defa yazmış idik, sayın Muharrem İnce “Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte İnce ayarlar yapıyor” şeklinde düşüncelerimizi ifade etmiştik.

CHP nin Cumhurbaşkanı adayı olan sayın Muharrem İnce seçim sonuçlarında CHP nin Milletvekili oylarından fazla alması bekleniyordu, seçim sonuçları da sayın İncenin Milletvekili oylarından fazla oy alınca bugün yaşanan süreçler kaçınılmaz olmuştur.

Peki;  sayın İnce bugün başlattığı CHP genel başkanlığı yarışında nasıl bir sonuç alsa idi bugünler yaşanmaz idi?, CHP nin milletvekilliği oyları ile eşit oy almış olsa belki bugün CHP de yaşananlar yaşanmaya bilirdi!.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu neden genel başkanlık seçimlerinden kaçıyor?, işin özü de sözü de bu sorunun cevabındadır.

Bir partinin genel başkanı kendi seçtiği delegelerin oylarından korkup seçimlerden kaçıyorsa bu bir partinin liderine asla yakışmamaktadır.

CHP genel başkanı sanırım kendi hür iradesi ile partiye hakim değil!. Bir genel başkan kendi seçtiği delegelerle hiç tereddüt etmeden seçimlere katılmalıdır, seçimden kaçmanın tek nedeni olabilir oda parti içinde genel başkanı kontrol altında tutmaya çalışan kişilerin kendi koltuklarını kaybetme korkusudur.

CHP içinde muhalif grupların başlattığı seçim düşüncesine CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdağlu hemen olumlu cevap vermesi gerekirdi, son güne gelinde halen sayın  Kılıçdaroğlu genel kurul yapmamak için direnç gösteriyor, gösterdiği direnç her geçen gün kendi aleyhine olduğunu bilmesi gerekir.

Ülkemizde siyasi partiler liderler üzerinden hayat bulmaktadır, bazı partiler her ne kadar; partiler kurumsal olmalıdır, liderlere bağlı olmamalıdır”  dese de, halkımız partileri liderleri ile birlikte sempati duymakta partilere oy vermektedirler.

CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu halen partiyi seçime götürmemekte kararlı gözüküyor, pazartesi günü seçim isteyen delegelerin oyları yeterli olduğunda sayın Klıçdaroğlu baskı ile seçimleri yapmak zorunda kalacaktır, buda bir partinin genel başkanının en büyük zafiyetidir.

CHP de seçim isteyen delegelerin oyları yeterli sayıya eriştiğinde seçim kaçınılmaz olacaktır, peki böyle bir sürecin sayın Kılıçdaroğluna ne kazandırıp kaybettirecektir?.

CHP genel başkanı sayın kemal Kılıçdaroğlu “seçim istiyoruz” diyen kendi partililerini sesine keşke ilk günden kulak vermiş olsa idi bugün düşeceği sıkıntılı süreci yaşamamış olacaktı.

CHP de genel başkanlık seçimi artık kaçınılmaz olacaktır, sayın Kılıçdaroğlu genel kurul yapmamakta hatalı hareket etmiştir, kendisini destekleyecek delegelerin bile güvenlerini boşa çıkartmıştır.

Bizler bu konulara neden giriyoruz?, ülkemizde siyasetin nasıl kilitlendiğinin görülmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz da ondan.

CHP de sular ne zaman durulur?, bilinmez, sayın Kılıçdaroğlu seçime girilip kaybetse de, tekrardan kazansa da sular kısa zamanda duracağını sanmıyoruz.

24 Haziran seçimleri ülkemiz için zaten bir Milat idi, siyasi partiler bundan sonra kendilerini yeni seçim sistemine alıştırmak zorundadırlar, gördüğümüz kadarı ile yeni seçim sistemini dikkate alan iki parti var AK Parti ve MHP diğer partiler halen eski seçim sistemi devam ediyormuş gibi kendilerini yenilemek istemedikleri görülüyor.

Şu sözler sanki bugünler için söylenmiş sözler gibi. “Babam makam sahibi olmak kolaydır adam olmak zordur deyip bunun anlamını anlatdığın da 8 yaşındaydım. O zaman bu hikmetin ne kadar büyük olduğunu o kadar anlayamamıştım. Sonralar bu gün olduğu gibi bazen makam sahibi olup amma Adam olamayanları gördükçe ne kadar büyük hikmet dedim” ilginç değil mi?.

Evet; bir babanın bir evlada öğütleri arasındaki önemli sözleri.

Bizler bu duyguları yazarken yoğun bir çalışma temposu içindeyiz, gazete yayınımızı daha sağlıklı yapmak için baskı makinası ebadını büyüttük, aslında daha önceki ebat bizler için daha kolay idi, şartlar gazetenin ebadını büyütmeyi gerektirdi, bir taraftan memleket meselelerini düşünürken, diğer taraftan “Can” denir ya bizde canımızla uğraşıyoruz hayat mücadelesine devam ediyoruz.

Gazetecinin zaten tatili falan yok özellikle iş sahibinin ne gecesi nede gündüzü belli, hem geçinme mücadelesi vereceksin, hem de memleket ve millet yararına hizmet edeceksin, ne yazık ki bizim işimiz böyle bir iş.

Bizler bugün yazıyoruz, yarın CHP de ne olur bilmeyiz ama, CHP mutlaka genel kurula gitmeli taşlar yerine oturmalıdır.

Bizler kadar CHP yöneticileri kendi partilerini düşünmeli ki halkın taktirini kazansın aksi tatir de gelecek mahalli seçimlerde; AK Parti ve MHP nasıl oldu da bu kadar oy aldı, belediye başkanlığını kazandı dememelidir.

Günün Sözü: AKILLI EVLATNE YAPSIN MALI, AKILSIZ EVLAT NE YAPAR MALI.