Bugün önemli günlerden birisini yaşayacağız.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan bugün önemli açıklamalarda bulunacağını ifade etti, sanırım  önemli açıklamaları içinde ilk sırayı Sudi Arabistan konsolosluğunda meydana gelen katliam olayı olacaktır.

Ülkemiz önemli bir krizim eşiğinden döndüğünü görüyoruz, ülkemiz krizlerden geçerken ne gariptir ki, birileri de krizin büyümesi için düğmelere çöktüğünü görüyoruz!.

Sudi Arabistan Konsolosluğunda meydana gelen vahşi cinayeti “ne olacak her gün binlerce insan ölüyor, ölümlerden bir tanesi” dememek gerekir.

Hani şu meşhur söz var ya; “yeni dünya düzeni” deniyor.

Yeni dünya düzeni içinde Türkiye’yi hangi konumda göreceğiz?, bunun önemli olduğunu herkes bilmelidir.

Dünyayı elinde tutmaya çalışanlar ve eline geçirmek isteyenlerin savaşının olduğunu görüyoruz.

Gelişen ve değişen haberleşme teknolojisi, yeni dünya düzeninin kurulmasını geciktiriyor, yeni haberleşme teknolojisi bütün dünyada yaygın olmasa idi bugün değişmesi istenen yeni dünya düzeni kurulmuş olurdu.

Bugün dünyada yaşanan terör krizi Türkiye de yaşanmasa idi çoktan unutulmuş olurdu, dünya medyası içinde yer bile almazdı. Türkiye üzerinden yayılmak istenen terör krizini ülkemiz çok iyi yönetmiş, ülkemizle oyun oynamak isteyenlerin elinde patlayı vermiştir.

Sudi Arabistan Konsolosluğunda meydana gelen vahşi cinayet ülkemiz üzerinde kalması planı, bugün var olan teknoloji sayesinde def edilmiştir.

ABD halen ülkemiz üzerinde oyunlarını oynamaya devam ediyor, Sudi vatandaşı rahmetli Cemal Kaşıkçı’nın katliam emrini ABD nin verdiği oyuncularını da Sudi Arabistan’ın satılmış beyinlerinden oluştuğu, her zaman olduğu gibi İngiltere’nin yine gizli oyuncu olarak sahnede yer aldığını görüyoruz.

Sudi gazeteci rahmetli Cemal kaşıkçı bir Sudi Arabistan vatandaşıdır, Sudi Arabistan’a yaşadığı sıkıntılar sonucunda ABD ye yerleşmiş ABD pasaportu kullanarak yaşamaya çalışan dünyada önemli istihbaratçılar arasında gösterilen bir kişiliktir.

Sudi gazeteci daha önceki yaşadığı süreçleri bir kenara iterek, kendisine yeni bir yaşam tarzı seçmeye çalışmış, ilk önce vatanından ayrılmış ABD ye yerleşmiş, sonra kendisine yeni hayat için Türkiye’yi seçmiş ve Türk nişanlısı ile evlenmek üzere İstanbul’dan ev satın alarak kendisine rutin bir hayat çizme girişimleri başlatmıştır.

Sudi vatandaşı ve gazeteci rahmetli Cemal Kaşıkçı’nın ölüm emrini Sudi Kralının oğlunun verdiği kesinlik kazanacaktır, bir ülkenin yönetimini elinde tutan en etkili kişi günlerce kendi ülkesi toprakları sayılan toplamda 20-30 kişinin yaşadığı ve tüm çalışanları kendi emrinde olan kişiler doğru bilgi vermemesi söz konusu değildir.

Daha öncede ifade ettik, Sudi gazetecinin infazı Türkiye de yapılmasına karar verilmiş, kararı verenler içinde ABD, Sudi Arabistan Krallığı, İngiltere ve Türkiye deki işbirlikçileri.

Bir kişi bugünkü teknoloji ile istediği yerden istediği resmi belgeyi alması mümkün iken, ilk önce Cemal Kaşıkçı ABD bulunan Sudi Arabistan elçiliğine işlemler için gidiyor, oradan İngiltere’ye geliyor, orada işlemler yapılmadığı için Türkiye ye gönderiliyor, Türkiye de İstanbul Başkonsolosluğuna ilk geldiğinde çok iyi davranılıyor, orada kendisine; “şu gün, şu saatte gel” deniyor ve verilen randevuya kısmen tedbirli gidiyor sonrası malum.

Bazı insanlar hayatında karşılaştıkları özel görevlerden sonra asla rutin hayat yaşayamazlar, riskli ve özel görevlerde bulunan insanlar şayet; bundan sonra normal hayat yaşamak istiyorum, artık hiçbir devletin ve insanın hayatı beni ilgilendirmez” diyemez, derse Cemal kaşıkçının karşılaştığı muamele ile karşı karşıya kalır, bazen katliamla sonuçlanır, bazen itibarsızlaştırılarak toplum içine çıkılamaz olur, sonunda intiharla neticelenen ölümler meydana gelir, yani Cemal kaşıkçı gibi işlerde çalışan insanın sıradan hayat yaşaması söz konusu olamaz, bu beklenen bir sonuçtur, rahmetli kendisinin ABD pasaportu alması kendisine güvenin fazlalaşmasına neden olmuştur, böyle bir sonucu tahmin etmesine rağmen ABD pasaportunun cebinde olmadı onu yanıltmıştır.

Dünyada her gün binlerce insan ölüyor, bir ölüm olayı bizleri bile bu kadar ilgilendiriyorsa, burada alınması gereken çok dersler olmalıdır.

Bizi ilgilendiren ilk nokta bir insanın vahşice öldürülmesidir, bu ülkede yaşayan insan olarak ülkemizi suçlamak için hazırlanan tezgahın hazırlanması, ülkemizi zor duruma düşürülmek istenmesidir.

Dünyada, ülkemizi itibarsızlaştırmak için kurulan tezgahın bozulması herkes için önemlidir, Sudi Arabistan yönetimini kullanarak ülkemizi dünya ülkeleri içinde; “Türkiye de can güvenliği yok” yaygarası yapılacaktı, her geçen gün gücüne güç katmaya çalışan ülkemizin kısmen de olsa güvenliği zafa uğrayacaktı.

Dünyadaki katliam tezgahları devam etmektedir, güçlü Türkiye sayesinde inşallah bu tezgahlar bozulacaktır.

Ülkemizde oynanan oyunların bozulmasında Cumhurbaşkanımızın güçlü liderlik yapısı çok önemlidir, olayların akışı sağlıklı yürütülmemiş olsa idi, bugün ülkemizde farklı senaryolar devreye girer, içimizdeki işbirlikçilerin ekmeğine yağ sürülür, sosyal medya olmak üzere devletimize ve hükümetimize saldırılar yoğunlaşırdı.

Daha öncede dedik; zalimin zulmü var ise, mazlumun Allah’ı var.

Cenabı Allah mazlum milletlerin şemsiyesi ve koruyucusu Türkiye’yi koruyor, tüm şer tezgahların bozulmasını sağlıyor, ülke yöneticilerimiz de uyanık davranıp olayları dikkatli inceleyince ülkemizde oynanmak istenen oyunlar, ihanetler bozuluyor.

Hainlerin ayağına bir şey dolanacak ki, amaçlarına ulaşamasın, hainler tüm tezgahı hazırlamışlar, rahmetli Cemal Kaşıkçının figüranını bile konsolosluğa getirip, Kaşıkçının kıyafetlerini çıkartarak senaryo yazılmış oyuncular sahaya sürülmüş, hainler öldürecekleri adamın “elçilikten çıktı” sözleri ile ülkemizi tezgaha düşürmek için yaptıkları her şey hazırlanmış, ama unuttukları küçük  ayrıntılar, Kaşıkçının Nişanlısına; içerden çıkışım gecikirse şu insanları ara haberleri olsun” düşüncesi ve güvenlik kuvvetlerimizin kısa zamanda konsolosluk etrafında aldıkları tedbirler tezgahın boşa çıkmasını sağladı.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan bugün önemli açıklamalarda bulunacaktır, sanırım bu tezgahı kimler hazırladı ise onun ayrıntıları ortaya konacak, Sudi Kralına destek verilecek, veliaht kralın önü muhtemelen kesilmesi için bazı sözler sarf edilecek, yeni Sudi Kralının dünyada itibarının bitmesi için belli sözler sarf edilecektir.

Ülkemiz her ülke ile devletlerin çıkarları doğrultusunda hareket edecek, bazen güzel ilişkiler, bazen Limoni  ilişkilerle hayat devam edecektir, lakin ülkemiz Sudi Arabistan ile fazla kavgalı olma şansı olamaz, bunun en önemli nedeni o ülkenin kutsal topraklar oluşu dinimizin emri gereği her Müslümanın Müslümanlık vazifesini yerine getirmek için Sudi Arabistan yönetimi ile iyi ilişkiler içinde olma mecburiyetidir.

Günün Sözü: SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI.