Bugün anlamlı bir gün.

Miraç Kandini kutluyoruz, Cenabı Allah’a şükürler olsun bugünleri gösterdiği için, tüm Türk ve Müslüman aleminin Miraç kandili kutlu olsun, Cenabı Allah zalimlerin zalimliğine son versin, mazlum insanları şerlerden korusun.

31 Mart seçimleri yapıldı, seçim sonrasında Miraç kandili kutlaması başladı, ilginç bir an yaşıyoruz, Miraç kandili seçim öncesinde olsa idi, şu ana kadar ne kadar belediye başkan adayı ve meclisi adayı, İl Genel meclisi adayı var ise mutlaka kutlama yaparlar mesaj çekerlerdi, hatta işyerlerini ziyaret ederlerdi, seçim bitti  kutlamalar bile zafiyete uğradı.

Seçimlerin güzelliğini geride bıraktık, seçimlerin çirkinlikleri ile şu an yüz yüze kaldık, bakalım çirkinlikler nerede son bulacak.

Bugün Miraç Kandili özel bir gün, bu günü anarken Mescidi Aksay’ı asla unutmamak gerekir.

Bugün Miraç kandilini kutlamak kolay değil, kutlamak Allah’a yakarmak olarak gördüğümüz için kutlayacağız bu günü anacağız yoksa Mescidi Aksa kuşatma altında iken, Müslümanlar olarak bu günü anmak zulümdür.

Miraç’ı anlamak ve ona göre hayatımıza yön vermek gerekir, Miracı anlamak için kaynaklardan faydalanmak zorundayız.

Miraç, kelime manası itibariyle “merdiven”, “yükselecek yer”, “en yüksek makam” manalarına gelmektedir. Bu gece kutsal sayıldığı için  namazın kılınacağı özel bir saat veya vakit tahsis edilmemiş. Hadislere göre Hz Muhammed bu yükselmede gök katlarını Cebrail ile birlikte aşarken sırayla Âdem, Yusuf, Yahya ve İsa, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberleri görmüş, yedinci kat gökten sonra Sidret’ül münteha’ya çıkmıştır. Cebrail’in Sidretü’l-Münteha’dan ileriye geçememesi üzerine yolculuğunu tek olarak sürdürmüş, zaman, mekân ve cihetin olmadığı ifade edilen katta Allah ile aracısız görüşmüştür.

Peki Miraç gecesi ne oldu? Miraç Kandili fazileti önemi nedir? Miraç ne demek, anlamı nedir?.

Miracın Hicret’ten bir yıl ya da 16 ay önce Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiğine inanılır. Rivayete göre Hz. Muhammed (sav) gece vakti Kâbe’den alınıp Burak adı verilen katır üstünde Mescid-i Aksa’ya götürülmüş, Burak’ı Beytül Makdis’in (Süleyman Mabedi) kalıntılarının güneybatı duvarına bağlamıştır. Hz Muhammed (sav) sırasıyla eski Aksa denen bugünkü el-Aksa Camiinin altındaki yerden Mescid-i Aksa alanına girmiş, oradan Kubbet-üs-sahra’nın bulunduğu alana geçmiş ve orada İsa, Musa, Zekeriya peygamberlerle buluşmuştur. Günümüzde Nebi Minberi’nin bulunduğu alanda bütün peygamberlere namaz kıldırmış, oradan da Miraç Minberi’nin bulunduğu alandan göğe yükselmiştir.

 

Hadislere göre Hz Muhammed bu yükselmede gök katlarını Cebrail ile birlikte aşarken sırayla Âdem, Yusuf, Yahya ve İsa, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberleri görmüş, yedinci kat gökten sonra Sidret’ül münteha’ya çıkmıştır. Cebrail’in Sidretü’l-Münteha’dan ileriye geçememesi üzerine yolculuğunu tek olarak sürdürmüş, zaman, mekân ve cihetin olmadığı ifade edilen katta Allah (cc) ile aracısız görüşmüştür.

 

Anlatılana göre Hz. Muhammed (sav) Mekke’ye döndüğünde yaşadıklarının gerçek olup olmadığından kuşku duyanların soru yağmuruna tutulmuştur,  sorulara doğru cevap vermiştir. İslam’ın ilk zamanlarında dinin oruç, zekât, şehitlik ve hac gibi belli kuralları, prensipleri tam olarak belirlenmemişti. Gece namazları rağbet görmekle birlikte, ibadet kuralları da açık ve seçik olarak belirlenmemişti. Rivayete göre İsra ve Miraç bu konudaki belirlenmeleri sağlamış olaylardır. Buna göre Miraçta; Hz Muhammed (sav) Miraç sırasında namaz vakitlerinin beş vakit olarak düzenlenmesi gerektiğini öğrenmiş ve Miraçtan sonra bu buyruğu Müslümanlara bildirmiştir. Hadis kaynaklarına göre Miraç’ta önce 50 vakit olarak bildirilen Namaz, Musa peygamberin bunun insanlara ağır geleceği şeklinde ikazları üzerine Muhammed’in birkaç kere geri dönüp Allah’tan Namazı hafifletme dileği üzerine beş vakte indirilmiştir.

Şirk koşmayan herkesin cennete gireceği müjdesi verilmiştir.

Euzü billahi mineş-şeytanir-racîm Bismillahir-rahmanir-rahîm

Ey Bizleri varlığa erdiren Var olmadaki sonsuz zevki gönüllerimize duyuran Güzeller Güzeli Rabbimiz! Sana sonsuz hamd ü senalar olsun. Kainatın İftihar Tablosu Peygamber Efendimiz’e Sonsuz salât ü selam olsun.

Gufranla ufkumuzda tüllenen şu mübarek gecede bir kere daha dergâh-ı ilahînin önünde el açıp yalvarıyoruz” aminnn

 

MİRAÇ GECESİ NELER YAPILMALI?

 

Miraç Gecesi: Receb ayinin 27.nci gecesidir. Yatsi namazindan sonra 12 rek’at namaz kilinir. 2 rek’atte bir selâm verilir. Her rek’atte 1 Fâtiha-i Serîfe, 10 Ihlâs-i Serîf okunur. Namazdan sonra; 100 defa”Sübhanallahi velhamdülillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber, ve lâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azim” 100 defa istigfar, 100 defa salâvat-i serîfe okunur.

10 gün 100 defa “Sübhanallahü hayyül Kayyum”

10 gün 100 defa “Sübhanallahü ehadüs Samed”

10 gün 100 defa “Sübhanallahü gafurur Rahiym” zikirlerini yapmak müstehaptir.

Kur’ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur’ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

 

Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalıdır.

Günün Sözü: MİRAÇ KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN