31 Mart seçimleri yaklaştıkça insanların merakı da fazlalaşıyor, arkadaşlarımız bizlere soruyor; “bu seçimde neden taraf değilsin Zülfiyare dokunan yazı yazmıyorsun?” diyorlar.

Evet 31 mart yerel seçimlerine giderken küçük notlar yazmayı düşündüm aynen öyle devam ediyorum, seçimleri etkileyecek noktalara değinmiyorum, bunun pek çok nedeni var tabi ki.

Bizler gibi memleket sevdalıları yanlışa DUR!, demesi gerekiyor, lakin belediye başkan adaylarının tespitinden önce yazdığımız yazılar vardı, mücadele o zaman olması gerekiyordu, adaylar belli olduktan sonra “kim ne yaparsa yapsın, kazanan isterse Niksar’ı satsın karışmayacağım” dedim.

Ne garip değil mi?, “Niksar’ı satsa karışmayacağım” diyorum, bu düşünce şunun göstergesidir, “siyasetin kirli yüzü” ortaya çıkınca ne yaparsanız yapınız yapılan mücadelenin bir anlamı yok.

Bu seçimde siyasetin kirli yüzünü gördük, yazılacak çok şeyler ama, yazmamaya gayret edeceğiz.

Bir gazeteci, şehre sevdalı olan bir kişi olarak seçimlere karışmamak, bir vatandaş olarak oy sandığına gidip oy vermekten başka bir şey yapmamak!.

Bazen arkadaşlarla konuşurken, keşke İstanbul’a, Ankara’ya gidip oy kullanmış olsa idim” demekten kendimizi alamadık, Ankara veya İstanbul için oy kullanmak bizler için daha kolaydı!, gelinen noktaya bakarmısınız?.

Ankara’da oyumuz Cumhur İttifakının adayına olurdu, CHP adayı konuştukça batıyor, adayın arkasında bir güç duvarı yıkılmaması için ciddi destek veriyorlar, Ankara adayı sayın Mansur Yavaş’ın arkasında duranlar, yanlış aday ile seçimlere katıldığını biliyorlar ama, Ankara’daki sağ seçmen kitlesinin oyunu alabilmek için geçmişte MHP de siyaset yapan Mansur Yavaş’ı aday yaptılar bizim memleketin sosyal demokratları AK Partinin elinden belediye başkanlığını alabilmek için “ne olursa olsun yeter ki AK Parti veya Cumhur İttifakı yara alsın” diyerek aday gösterdiler.

Bizler 31 mart seçimlerine fazla karışmayacağız dedik de, tamamen “kendimizi geri çekelim” demedik.

Ankara ve İstanbul seçimleri ülke geneli için önemli, Niksar’a, Tokat’ta seçimin kimin kazanacağı hiç önemli değil, yani bizler için önemli değil, seçileni gördük ne yaptı?.

Biz bugün CHP nin Ankara adayı hakkındaki ortaya çıkan gerçeği notlar içine alalım istedik.

CHP nin Ankara’da sayın Mansur Yavaş’ta ısrar etmesi CHP teşkilatının ısrarı olmadığını CHP genel başkanı sayın Kılıçdaroğlu’nun ısrarı üzerine aday ortaya çıktığını gördük.

Ankara’da yaşamıyoruz ama yaşanan süreçleri takip ediyoruz, Ankara’da yaşayanlar bizleri takip edip nasıl mücadele yaptığımızı gördüklerine göre bizlerde Ankara’yı takip ediyor gelişmeler izliyoruz.

CHP Ankara adayı sayın Mansur Yavaş’ın seçim kazanacağını sanmıyoruz, geçen hafta yaptığı basın açıklamasından sonra seçim kazanması mümkün değildir.

CHP adayı sayın Mansur Yavaş geçen hafta yaptığı basın toplantısında, kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmiyor, ama elindeki 600 bin Dolarlık sahte senet ile ilgili bir açıklama yapmıyor , basın toplantısında gazetecilere soru sorma hakkı vermiyor.

CHP adayı sayın Mansur Yavaş kendisini temize çıkartmadığı müddetçe Ankara’da Milliyetçi seçmenden oy alması mümkün değildir.

CHP adayı sayın Mansur Yavaş lafı sağa sola gevelemesine gerek yok, daha belediye başkanı olmadan yaşanan süreci sağlıklı yürütmeyip insanların saf duygularını kullanarak oy avcılığı yapmaya kalkışması Ankara’nın geleceği bakımından çok sıkıntılar yaratacaktır o nedenle, doğru olan bilgileri sunmalı, karşı taraftaki kişinin kişiliği ne olduğu seçmeni ilgilendirmemektedir.

CHP adayı sayın Mansur Yavaş muhatabı olan kişiden 600 bin Dolarlık senet aldığını iddia ederek senedi tahsile koyuyor,  tahsile koyduğu senet sahte çıkıyor, muhatabı olan kişinin adına düzenlenen senet sahte çıkan, bu senet mahkeme tarafından bilirkişiye ve kriminal tahlil labaratuvarında inceleniyor imzanın söz konusu kişiye ait olmadığı ortaya çıkıyor ve mahkeme senedin sahte olduğunu Mansur Yavaş’ın muhatabı olan kişiye ait olmadığına karar veriyor, mahkeme kararını Yargıtay’ın ilgili dairesi de onaylıyor ve senedin sahte olduğu, Mansur Yavaş’ın “alacağım var” dediği kişinin senedi olmadığı anlaşılıyor ve sahte senetten dolayı Mahsur Yavaş mahkemeyi kaybediyor, sahte senetten dolayı  ceza alıyor.

Şimdi CHP Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş senedin mahkeme tarafından sahte imzalı olduğu konusunda hiçbir açıklama yapmıyor ve sürekli olayı farklı mecralara çekerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor, bu  konuda bazı siyasetçiler ve gazetecilerde destek veriyor.

Burada halkın kafasındaki soru şu; Mansur Yavaş sahte imzalı senetten dolayı hatalı olduğunu mutlaka açıklamalıdır, kendisi inkar etse de Yargıtay’ın onayladığı mahkeme kararı var, Mansur bey şunu demeli; “benim şu kişiden şu kadar şu hizmet karşılığında alacağım vardı, alacağım karşılığında bende 600 bin dolarlık senedi tahsile koydum, senet sahte imzalı imiş, ayrıca alacağım  hizmet karşılığı paranın hizmet karşılığı olarak resmi kayıtlara işlem yaptırmadım bu bir hukukçu ve iş adamı için hatalı bir işlemdir,  ancak söz konusu kişiden yaptığım hizmet karşılığına alacağı vardır, ayrıca muhatabım kişinin bana özel bilgileri Bilgisayardan ulaştırıldı, bu kişi şu kusurları işleten falan falan işleri yapan kişidir, bu kişi ile mahkemelerde mücadele ediyorum etmeye devam edeceğim, Ankara halkından, milletimizi gereksiz şeylerle oyaladığım için halkımızdan özür dilerim, yoğun ülke meseleleri varken benim kişisel meselemle kamuoyunun meşgul edilmesine gönlüm razı değil Ankara belediye başkan adaylığımdan çekiliyorum, bu kirli işleri temizlemeden asla siyaset yapmayacağım” diyerek halkımızın daha fazla meşgul olmamasını sağlamalıdır.

CHP adayı sayın Mansur Yavaş muhatabı olan kişinin hakkında söylenenleri, yaşananları, aldığı cezalar milletimizi asla ilgilendirmiyor!, falan iş adamı veya emekli kişinin ne yaptığı hiç önemli değil, söz konusu kişi çok ahlaksız ve çirkin işlerle meşgul olan kişi ise, neden siyasetin içinde olan kişi olarak sayın Mansur Yavaş “kirli işlerin adamı” dediği kişi ile ticari ilişkiye ve hatta kirli işlere girişiyor?, biz insanların muhatabı sayın Yavaş’tır çünkü ülkemin başkentini yönetmeye taliptir, ayrıca sayın Yavaş söz konusu kişi ile pek çok davasının olduğu karşılıklı davaların açıldığı ifade ediliyor, buda halkımızı ilgilendirmiyor, halkımızı ilgilendiren husus, dürüst bir siyasetçiyi karşısında görmek ve gönül rahatlığı ile oy verilmesinin sağlanması gerekir.

Sonuç olarak, sayın Mansur Yavaş siyaseti daha fazla kirletilmesine müsaade  etmemeli, ticaretteki sıkıntılarını çözmeli daha sonra siyasete atılmalıdır, kendisi bunu yapmadığında seçmenler gerekeni sandıkta zaten yapacaktır.

Günün Sözü: HAKİKATLER ASLA İNKAR EDİLEMEZ.