DEVLETİN PARASI BİR HİÇ UĞRUNA İNSANLARI GEÇİCİ HEVESLERİ UĞRUNA BOŞA GİDİYOR.

AK Partinin halk desteği nasıl oldu?, neden AK partiye halk olarak destek verdik?, bu soruların karşılığını yetkililer mutlaka vermeli, tekrardan gözden geçirmelidir.

AK Parti son yıllarda siyasi kaygılardan dolayı yanlışlar yaptığını görüyoruz, bunların içinde bizlerin dikkatini çeken en önemli husus, İŞ-KUR üzerinden alınarak çeşitli kurumlarda çalışmadan para alan kişilere yönelik uygulamadır.

Hükümetimiz İş-Kur üzerinden başlattığı işsizlikle mücadele önemli bir çalışma idi.

Bilindiği gibi ülkemizde ARA Elemanı problemi vardı, bunun nedenlerinden bir tanesi ülkemiz eğitim sistemi ile oynanması sonucu eğitimin zorunlu olarak 8 yıla kesintisiz devam etmesi, sonra kesintisiz eğitimin 12 yıla çıkması ve devamında 12 yıllık eğitim içinde öğrencilerin  iyi bir eğitim alamayıp okullardan mezun olmaları ülkemizde ticarettin çıkmaz sokağa girmesine neden olmuştur.

12 yıllık eğitimini kör topal tamamlayan öğrencilere güya iyilik yapıldı, liseyi bitiren her genç küçük bir sınav veya sınavsız olarak dikey geçişle 2 yıllık Yüksek Okullara girdiler.

Liseyi kör topal tamamlanması sağlanan çocukların bilgi birikimi yeterli olmadığı halde, ülkemizde “EĞİTİM SEVİYESİNİN YÜKSELMESİ ADINA”  iyi eğitim alamamış gençler Yüksek Okullara kayıtları yaptırıldı, bu okullarda da yeterli eğitim alamamış gençler her Yüksek okulda bir üst sınıfa geçemeyip okullarda başlayan birikimler sonunda   artık okullarda sınıf geçemeyen öğrencilerin çokluğu birilerinin dikkatini çekmiş olmalı ki; “mezun edin gitsinler” mantığından hareket ederek Orta Okulu, Liseyi zar zor bitiren genç, bu kez Yüksek Okul mezunu oldular.

Orta Okulu ve Liseyi zor bitirmesi sağlanan gençler ellerine aldıkları Yüksek Okul diploması ile işe girme çalışmaları başladı, ellerinde diplomalarla “ben Yüksek Okul mezunuyum her işte çalışmam ben amsa başında iş arıyorum” diyerek elde ettikleri belgelerle işe girme mücadelesi başladı.

Okullardan mezun olan her geçin işe girme ve çalışma ihtiyacı vardır, devlet kurumlarında işe girmek kolay, torpilin varsa KPS den az puan almak bile işe girmeye yeterli oldu, 80-90 puan alanlar işe giremediler, torpili olan işe girdi.

Peki işe girenler yeterli bilgiye sahip olmayınca devletin işi millete nasıl yansıyor?, “bugün git, yarın gel” diyen düşünce kurumlarda hakim olmaya başlıyor.

Yukarıda var olan ve yaşanan sıkıntıların giderilmesi için yetkililerin bir şeyler yapması gerekiyordu, geçmişten gelen ve deya eden sıkıntıların başında “ara elemanı” yani yetişmiş eleman meselesinin çözülmesi için AK parti İş-Kur üzerinden bir çalışma başlatınca bir vatandaş olarak ve işletme sahibi olarak; “tamam işte devlet böyle olmalı, ülkemizde ara elemanı meselesi inşallah böyle çözülecek” dediğimiz uygulama şu şekilde başladı.

İş-Kur özel kuruluşlara “eleman ihtiyacınız var mı?” dedi işçi ihtiyacı olan kurumlar İş-Kur müdürlüklerine eleman ihtiyaçlarını bildirdiler, İş-Kur kurumların yapısına göre taleplere cevap verdi ve şu şartı koştu, “size iki işçi veriyoruz, bunların 1 yıllık maaşını ve sigortasını biz ödeyeceğiz, bunlar işletmelerde ciddi çalışma içinde olacak sürekli denetleyeceğiz, 1 yıl sonunda bu elemanların çalışmasını devam ettirebilirsiniz, ama zorunlu olarak 2 kişiden 1 tanesini mutlaka en az 3 ay çalıştırmak zorunluluğu var” dedi ve işletmeler bu şekilde işletmelerine eleman aldılar bu proje  AK Parti iktidarının en güzel çalışmaları içinde yer almış idi.

Artık ülkemizde “ara elemanı meselesi kalmayacaktı, her şeyden önce bizler böyle düşündük, gerçekten de İş-Kur ciddi bir çalışma başlatmış bu çalışmalar 10 yıl devam ettiğinde işletmeler yetişmiş elemana sahip olacaktı, “her şey güzel, maşallah” derken, birde baktık ki, İş-Kur un hayati bir konuyu çözmeye başladığında siyasetin yıpratıcı tarafı devreye girdi, ara elemanı meselesini  çözecek kaynaklar, bu kez özellikle belediyelerde işe girmeye çalışan kişilere kaynaklar akmaya başladı, ara elanı için ayrılan kaynaklar evlerinde boş oturan kişilere iş verme meselesine dönüştü, tabi ki bu kaynaklar bu kez her kuruma dağıldı, yani iş arayanlar gerçekten hayatını sürekli çalışacağı işletmelere girmek için değil, 6-8-9 aylık dilimler halinde kurumlarda oturarak devletten para alanlara akmaya başladı.

Okullardan iyi bir eğitim alamadan mezun olanlar, devletin kaynakları ile ikinci bir masraf yapılarak iyi yetişmiş insan olarak, hem kendilerine iş, çalıştığı kurumlara verimli çalışan insan olarak yetişmesi sağlanması imkanları sunulmuştu, bu imkanın yeniden hayat bulmasını istiyoruz.

İş-Kur üzerinden işe giren insanlar çalışmadan para alıyor devletin kaynakları boşa harcanıyor.

Bir şehirde küçük çaplı bir hesap yapıldığında her ilçede 500 kişi İş-Kur üzerinden işe girdiğini hesap yaparsak devlet her ay 15-20 milyon TL parayı havaya uçması sağlanıyor.

Devlet her ay bir ilçede her ay 15-20 milyon para ödeyerek vasıfsız insanı geçici olarak elde tutmaktan vazgeçmeli, bu değerli ekonomik kaynaklar, sıkıntı yaşayan işletmelere aktarılmalı ve İş-Kur un “İŞ BAŞI EĞİTİM PROGRAMI” gerçek şekilde yeniden hayat bulmalıdır.

Devletimiz insanlara “Balık yemeyi” değil, Balık Tutmayı öğretecek çalışmalar yapmalıdır, aksi taktirde geçmiş yıllarda okullarda ve kurumlarda eskiden 1 veya 2 hizmetli bulmakta zorluk çekerken her kurumda işler gayet iyi giderken, bu kez kurumlarda oturarak ve hatta kurumlara gitmeden devletten para alan her kurumda oturarak hayatını devam onlarca insanlar karşılamış oluruz.

Bu sıkıntıları devletin başında ki sayın Cumhurbaşkanımız çözmeyecek, bu sıkıntıların çözümü yerelde olmalıdır.

İnsanlara seçim için bedava para vermek yerine sürekli çalışacak şartların oluşması gerekir.

Şu kurum veya bu kurum da geçinmek için işe girenler çalışmadan aydan aya bankamatiklere giderek para almaktadırlar.

İKTİDAR CAN ÇEKİŞEN İŞLETMELERE SAHİP ÇIKMALI, KAPANAN VE KAPANMAYA YÜZ TUTAN İŞLETMELERİN AYAĞA KALKMASINI SAĞLAMALI İŞSİZLİĞE VE İSTİHDAMA KATKI SAĞLAMALIDIR.

Günün Sözü: AK AKÇE KARA GÜN İÇİNDİR