BİRİNİ YAŞATMAK İÇİN, KENDİNİZİ ÖLDÜRMEYİN!.

Ne kadar anlamlı ve güzel söz!.

Sanki bizler için söylenmiş bir söz!..

Bizler; birilerini yaşatmak için kendimizi öldürüyoruz!…

Bu tedavisi zor hastalıktan nasıl kurtulacağız?

“BİRİNİ YAŞATMAK İÇİN, KENDİNİZİ ÖLDÜRMEYİN!. diyoruz demesine de, bunu nasıl becereceğiz?

Hangisinden başlasak, nereden başlayıp bir iki örnek versek?

Niksar hak ettiği yere gelsin diyerek “YEL DEĞİRMENLERİNE KILIÇ SALLIYORUZ”

Niksar’a hizmet gelsin diyerek, kurum ve kuruluşlarla sürtüşme yaşıyoruz, güçlü makam sahipleri ile sıkıntılı süreçler yaşıyoruz!…

Ne yapalım?

Bizim kaderimiz.

Bizler; birilerini yaşatmak için kendimizi öldürüyoruz!…

Niksar’ı yaşatmak için, yani Niksar halkının, sağlıklı, mutlu huzurlu olması için kendimizi öldürecek derecede yıpratıyoruz, ağır bedeller ödüyoruz, iftiralara kurban ediliyoruz, ağır bedeller ödüyoruz!….

Keşke, Niksar halkının, huzurlu, mutlu ve sağlıklı olması için bizlerin dışında kalan insanlar ölmesinler ama, mücadele yapmasını isteriz.

Bizler şuna inanıyoruz.

Ülkemizde ölüm dışında her şeye çare vardır.

Ülkemiz hem zengin, hem de dikkatli harcama yapılması gereken bir ülkedir.

Kapıyı çalmasını biliyorsan, işini takip edebilirsen her imkan önünüze serilir, yoksa bu ülkede kimse, şu senin hakkın, şu hizmet Niksar’ın hakkıdır” diyerek bir hizmet yapmaz, imkan sunmaz, ödenek göndermez ve hatta yapılacak işin ödeneği çıktığında takip edilmez ise ödenek geri daha çekilir!….

Nasıl bir örnek daha verelim.

Niksar Halk bankası Şubesi kendi binasını bırakıp bir başka bölgeye kiracı olarak çıkmak isteği varmış.

Niksar Halk bankası şubesinin aynı bölgede kalmasını isteyen yüzlerce insan var, hatta kenarda bekleyen insanlar şunu ifade ediyor; “Banka başka bölgeye giderse hesabımı kapatırım, daha halk bankası ile çalışmam” diyor ama, yazılanlara ne beğeni yapıyor, neden yorum yaparak destek veriyor.

Bizler  ne yapıyoruz?.

Şehrin Kimliği artık daha fazla yıpranmasın, Niksar’da birilerini yüzünden insanlar bir birine düşmesin” diyerek önerilerimizi, halkın sesinin duyulmasını istiyoruz, dolayısıyla bizler; “birilerini yaşatmak için kendimizi öldürüyoruz!…”

Halk; sağlıklı, mutlu, huzurlu olması için “KENTSEL Dönüşüm yapılsın” diyerek yıllarca çırpınıp duruyoruz.

Kimler için?

Niksar halkı için,

Niksar tarihi sorumlunu yeniden kazansın diyerek.

Niksar’da KENTSEL Dönüşüm yapılıyor mu?

Tabi ki hayır.

Niksar’da eski binalar yıkılıyor, yerine modern binalar yapılıyor, araç parkı yok, sosyal donatısı olan mahalleler yok.

Peki bu taleplerimizi kimler için istiyoruz?.

Niksar halkı için.

Kimlerden?

Yerel ve Genel yöneticilerden, siyasetçilerden.

Aslında teklifler, uyarılar ve tavsiyeler, yönetimleri dinç tutar.

Meslek körlüğü denen hastalığın oluşmamasını sağlar.

Bizlerde de “meslek körüğü oluşur”

Tek başımıza yapacağımız işlerde hata yapma oranımız yüksektir.

Yaptığımız işi bir başka arkadaşla takip eder, kontrol edildiğinde hata yapma şansımız hiç yoktur!..

Peki bizler; “Hayat pahalılığı olmasın, devletin kurumları gerekli kontrolleri yapsın, marketler sıkça denetlensin” diyoruz.

Kimler için; Niksar halkı için.

Peki başkaları için neden kendimizi “ölüme terk” etmeye ısrarla gayret ediyoruz?

Ülkemizde halk için istekte bulunmak, mücadele etmek, ölüme terk edilmektir.

Mücadele derken nereden KURŞUN yiyeceğini bilemezsin!. Kimden ve nereden darbe yiyeceğini anlayamazsın!..

Halk için mücadele yapmak zordur.

İstekte bulunmak zordur.

Halk için istekte bulunmak, ölüm sürecinin hızlanması demektir, ölmez isen de sürünmeye mahkum kalırsın!…

Halk için bir istekte bulunuyorsan, kendini ölüme mahkum eden insan olarak göreceksin.

Öldürmeseler bile “sürünmeye mahkum bırakılırsın!…

Onca tavsiyelerde bulunduğumuz yazılara herhangi bir yetkiliden veya siyasetçiden olumlu yorum veya mesaj geldiğini gören, okuyan var mı? Bankaları dostça uyaran haber yapsak, dostça telefon açsak, dostça ve arkadaş olarak ziyaret yapsak, halk adına bedelini bizler öderiz!…

Gazeteci aslında her kuruma dosttur!.

Gazeteciyi  dost ve arkadaş olarak görenler her zaman kazanır, hatta gazeteciden daha çok halk tarafından taktir edilir.

Bizler gibi gazeteciler yol gösterir, öneride bulunur, halkın sesidir, halkın düşüncelerinin hayat bulmasını sağlar, aynı zamanda idarecinin hatasını telafi etmesine katkı yapar.

Ama bir başka gazeteci grubu vardır; eline geçirdiği her konuyu karşı tarafa tehdit olarak kullanır, gizliden resim çeker video çeker, her fırsatta karşı tarafı kötüleyici sözlerle insanlar arasında itibar sahibi olmak ister, müzevirlik yapar, dedikodu üretir, yanındakilere yaranmak için kırk takla atar, yağcılık yapar, sonrası malum!….

Memleketi sağlıklı hale getirmek, insanların Sağlıklı, Mutlu, Huzurlu olması için kendimizi öldürecek kadar birilerini yaşatmaya çalışırız!…

Günün Sözü; Ey benim Allah’ım; Hayırlısı deyip sustuklarım ve adaletine güvenip göz yumduklarım var. Ne olur sabrımın karşılığı olarak, Sen bana en hayırlısını nasip et.