Pazartesi günü saat 11 civarı idi işyerinde  arkadaşlarla sohbet yapıyorduk, elimde telefonla da konuşurken işyerimize onlarca insan girdi.

İşyerimize gelen onlarca insandan hiç birisini tanımıyordum, kendileri ile mutlaka bir yerlerde karşılaşmış olabilirdim, gelen insanlar; “Cemalettin bey sizinle görüşmek istiyoruz, müsayitmisiniz” dediklerinde, “buyurun arkadaşlar” dedim ve gelen misafirler kendisini tanıttılar, tanışma faslından sonra arkadaşları dinlemeye başladım.

İşyerimize kadar gelip dertlerini anlatanlar, Tokat ve Erbaa’lı insanlarımız, bölgemizde yerleşim yerlerinde kurulan Pazarlarda sergi açıyorlar hayatlarını böyle devam ettiriyorlar.

Tokat ve Erbaalı hemşerilerimiz dertlerini anlattıkça bizler şaşkınlık içinde dinlemeye başladık, insanların istedikleri haksızlığa uğradıklarını ifade ediyorlar; “Cemalettin bey bizler bu şehrin bu bölgenin insanlarız, Tokat’tan gelerek sergi açıyoruz, Erbaa dan gelerek sergi açıyoruz, çoluk çocuğumuzun geçimini pazarlardan kazandıklarımızla karşılıyoruz, halkımıza hizmet yapıyoruz, 30-40 yıldır bu ticaretin içindeyiz bugün (pazartesi) Niksar Belediyesi bizlere sergi açtırmadı, ne yapacağımız şaşırdık, Niksar’a ne oldu da böyle bir durumla karşılaştık derdimizi anlatacak yetkili bulamıyoruz” deyince üzüldük.

Niksar’a ticaret yapmak için gelen, alış veriş yapan onlarca insan, çarpanları ile birlikte yüzlerce insan Niksar’da mağdur ediliyor, dertlerini anlatacak yetkili bulamıyor, son çare olarak gazetemize geliyorlar.

Misafirlerimize; “belediyeye gideydiniz, başkanla görüşme imkanınız olmadı mı?” dediğimde, “Cemalettin bey belediyeye gittik biz derdimizi anlatmak için gittik başkan bey yanımızdan geçti selam bile vermedi, bizleri zabıtalar karga tulumba dışarı attılar, bu nasıl bir yönetimdir, bu şehre geliyoruz, yabancı muamelesinden kötü muamele ile karşılaşıyoruz, biz kimleriz de böyle bir durumla karşılaşıyoruz” dediklerinde, yaşanan duruma şaşırdım, ama bana sürpriz gelmedi, belediye başkanını tanıyorum, ilginç bir yapısı var, görüntüsünde insani tarafı var gibi gözüküyor ama üzülerek söylemek gerekirse insani duyguları bir tarafa bırakıp çoğu zaman saldırganlık yapıyor, bir makam sahibine yakışmayan, hatta hiçbir insana yakışmayan sözlerle insanları karalıyor, saldırganlık yapıyor!.

Buradan sırası gelmişken şunu bir kez daha hatırlatalım; Peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa  şöyle buyurur; ”Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.”

“İnsanların kusurlarını, ayıplarını örtmek için Gece gibi ol” bu sözler dinimizin emirleri ve kuralları arasındadır, ayrıca şu sözde önemlidir;

“YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL” sözde önemlidir, bir yetkili hem insani olarak hem de makam sahibi olarak yukarıdaki sözlere riayet etmelidir.

Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan’ın bir belediye başkanı olarak dertli olan insanların dertlerini dinlememesi Zabıta arkadaşların resmi sıfatını kullanarak belediyeden insanları zorla çıkartması asla kabul edilemez.

Bakınız sergicilik yapan bir insanımız şunları ifade ediyor. “Tüm müdahalelerimize rağmen Niksar Belediye Başkanı anlamsız bir şekilde gerginliğe sebeb olacak davranışlar da bulunup esnafımızı zor duruma sokmaktadır. Niksar neresi Erbaa neresi sayın başkan biz bir elin parmakları gibiyiz İnsanlar alın teri ile nasipinin peşinde mücadele ederken sizin yaptığınız yakışık almıyor. Kararınızı tekrar tekrar gözden geçirmenizi istirham ederim. (Eray Koral)”.

Evet bu sözler üzerine başka söze gerek yoktur, ama yayzımızı tamamlamak zorundayız.

Bizler;  Tokat ve Erbaalı esnafların dışlanmasını asla kabul etmiyoruz, bazı menfaatçiler bizleri suçlasa da, asla doğrulardan taviz vermeyeceğiz.

Niksar üç-beş esnaftan ibaret değildir, Niksar eskiden göç alan bir şehirdi, sürekli büyüyen çok ilin insanlarının gıpta ile baktığı bir şehir iken belediye başkanlarının, nemelazımcı ekiplerin sayesinde Niksar gibi muhteşem bir yerleşim yeri sürekli göç vermiyor, ekonomik olarak gerilere gidiyor.

Şehirlerin ruhu vardır, sembolleşen özellikleri vardır, şehirlere hayat veren ticareti vardır, kültürü vardır. Niksar Belediye başkanı veya ekibi Niksar’ın var olan son kültür mirasını da yok ediyor!.

Sahi Niksar Belediyesi hangi önemli kuruluşa müracaat etmişti?. “Unesko  Dünya Mirası” listesinde yer aldığını duymuş idik, Niksar aynı zamanda “Tarihi Kentler Birliği üyesi” Niksar tarihi bir kent ise ve bu özelliği ile önemli kuruluşlarda ismi geçecekse neden bir şehrin tarihi dokusunun yok olması isteniyor?.

Pazarcılık bir KÜLTÜR mirasıdır!.

Hayat gerçeklerden ibarettir, birkaç  kişiyi memnun edeceğim diyerek şehirlerin kimlikleri ile oynanmamalıdır, şehrin kimliği ile uğraşmaya devam ederseniz, Niksar Kültürü ile ayakta kalan bir şehir değil, Ekonomik ve Kültürel değerlerini yok etmiş bir köy konumuna düşer.

Konumuza dönersek, Niksar da pazarcılık esnafı le ilgili yapılan haberlere gelen onlarca yorumdan bir kaçını saygıdeğer okuyucularımızla paylaşalım.

Bu yorumları okuyunca, inşallah gazetecilik mesleğini yapan bizlerin ne kadar doğru ve adil görev yaptığını göreceksiniz. Ümit Aksu Niksar Belediyesi Zabıta Müdürü, Ümit bey yapılan habere çok sayıda yorum yaptı, yapılan yorumlardan bir tanesi aşağıda aynen yayınlıyoruz.

“Ümit Aksu: 3:58

Serkan hamarat kardeş bizim pazarcilarimizdan hiçbirini dışarıdaki pazarlara almadıklarını sen daha iyi biliyorsun. Git bakalım Erbaa nın yerel gazetesine Niksar lı olarak bizi pazarlara almıyorlar diye haber yaptırmaya kalk bakalım bir tane yerel gazeteci kendi belediyesini belediye başkanını kotuluyorlarmi?” bu yorumu Ümit bey yaptı, taktiri okuyucularımıza bırakıyoruz.

Bizde yapılan yoruma aşağıdaki düşüncelerimizi ekledik.

“Cemalettin Bilgin · 0:00 Ümit Aksu halen yanlışı savunuyorsun siz belediyeye gelen onlarca insanı zabıta baskısı ile belediye binası dışına atıyorsunuz bizler yapılan yanlışı gördük hiç karışmadık ama çok sayıda insanlar gazetemize geldi dertlerini dile getirdi bizde insanları canlı yayında dinledik doğruda yaptık mağdur olan insanlar derdini anlattı bizde dinledik çözüm üretmek isteyen siz iseniz insanlara baskı yaparak dinlemeyerek kovarak çözüm bulamazsınız insanları dinleyin çözüm bulun siz bir kültürü yok ediyorsunuz, pazarcılık bir kültürdür niksar bugün halen geri gidiyorsa belediye nin yanlışları yüzündendir, elbise satanları oto parka koyarak çözüm üretemezsiniz, şu sözü unutma “insanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır” yeni uygulama bir kaç.kişinin çıkarına geçici çözümdür siz insanların alış verişlerini engelleyerek hizmet yapmış olamazsınız Belediye kapalı oto park yaparak kısmende olsa oto park sıkıntısına çözüm bulmuşken iş rayına oturmak üzere iken işi bozdunuz, sizin işiniz şehrin kültürünü yok etmek olamaz, biz sabah hiç kimseye “güzel olmuş” demedik yanlışı gördük sessiz kaldık sizin dinlemediğiniz insanlar bizi ziyaret etti biz dinledik siz yetkililerin insanları dinleyip çözüm üretmenizi ifade ettik kayıtı dinlerseniz insanların ne istediğini anlarsınız siz bir kültürü yok ediyorsunuz, Buğday hapanının yok olması, toptancı sebze halinin yok olması nasıl sağlandı ise bugün siz pazar kültürünü ortadan kaldırıyorsunuz yanlışta ısrar etmeyin” dedim, yani bir şehrin tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkması gereken arkadaşa gerçekleri görmelerini tavsiye ettim.

Habere gelen onlarca yorum içinden aşağıdaki yorum ilginç ve ayıp, 2-3 esnafın memnun olması için bir şehrin geleceği karartılmaya çalışılıyor.

“Hayrettin Delibaş · 0:00 Niksarlı konfeksiyoncularıda çeksene ne diyirler Niksar’ın menfaatini Erbaya mı satıyorsun”, diyen bu yorum çok utanç vericidir, bu tür yorumlara bakınız nasıl tepkili yorum yapılıyor.

“Murat Çağlak: 6:07

Bizde niksarlıları koymayız kendileri bilir”, görüyormusunuz beyler Niksar Erbaa Tokat kavgası nasıl başlıyor?. Bir başka yoruma bakalım.

“Süleyman Temiz: 4:35

Niksarda bizim Erbaa ya mı ambargo koydu ABD nin İran’a ambargo su gibi garip insan hemşerisi nin ekmeğiyle oynarmi ticaret ahlakı nerede?” işte en güzel cevap ve yorum bu olsa gerek.

Süleyman Temiz kardeşimiz güzel bir benzetme yapmış, ABD nin Türkiye’ye uygulamak istediği ambargo gibi, Niksar belediyesi Erbaa ve Tokat il merkezinde pazarcılık yapan insanlara uygulamak istediği ambargoyu.

Bizler bu şehirde ve bölgemizde asla huzursuzluk istemiyoruz, kavga istemiyoruz, bu bölge bir bütündür, Tokat ili ve ilçeleri ile bir bütündür.

Niksar’ın ekonomik geri gidişatından sorumlu olan belediye başkanları ve ekipleridir, bir belediye başkanı ve ekibi kendi şehrine gelen kendi insanlarının ticaretini kısıtlayarak çözüm bulamaz.

Niksar belediye başkanı Özdilek Özcan haftanın bir günü pazarcılık yaparak geçimini sağlayan insanların Niksar’a gelişini engelleyerek insanlarımız arasında husumetin doğmasına neden olur, başkan böyle bir harekete gireceğine şehrin ekonomisinin, bu şehrin ticaret yapan işletmelerine en büyük darbeyi vuran Ulusal marketlerin mahalle aralarına şube açmasını engellesin, hem kendi esnafına sahip çıkmış olur, hem de ekonomisinin dışarıya çıkmasına mani olur.

Niksar Belediye başkanı seçimler yaklaşırken  bölge insanlarının bir biri ile husumete kalkmasına sebep olmamalıdır, seçimler siyasetçiden hesap sorma zamanıdır.

Niksar- Tokat’tan, Erbaa dan ayrı düşünülemez, üş-beş yandaşı memnun edeceğim diyerek bölge insanının kaderi ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur, Belediye başkanı Özdilek Özcan yaptığı haksızlık ile insanların ekmeği ile oynuyor, hata yapıyor, işin çözülmesini sağlamalı, bir pazarcı Kültürünün yok olmasını sağlamamalıdır.

Günün Sözü: “YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL”.