Klavye tetikçileri “bana neden saldırıyor?”.

2.5 yıldır mücadelesini verdiğim FETÖ terör örgütü ile ilgili yaptığım mücadele çok şükür sonuçlanmış, bizler mutlu sana ererken devletimde kendisine ait olması gereken binaya kavuşmuş, devletimin hazinesine 5 milyon TL lik katkı sağlanmış oldu.

Peki; milletin yaptırdığı binayı pata külle ile satanlar, devletin “terör” örgütü dediği bir ekipten, gruptan satın alanlar mı suçlu veya hatalı?, yoksa “milletin malının devletin olması gerekiyor” diyerek mücadele yapan bizler mi suçluyuz?.

2.5 yıllık zorlu mücadelemiz sonuçlandı devlet yetkilileri  doğruyu 2.5 yıl sonra gördü ve “bu bina devletindir” dedi, Maliye Hazinesine kayıt yaptı, bina devletimizin oldu.

2.5 yıldır bizlere kan kusturmaya çalışanlar, her fırsatta iftiraları ile bizleri yıldırmaya çalışanlar, FETÖ terör örgütü ve ona ait olan FEM dershanesi (Özel Asrın Lisesi olmuştu) devletindir, dediğimizde kendilerine “iftira attığımızı” iddia ederek sürekli C. Savcılığına şikayet edenler, suçlu ve hatalı olmuyor, bizler milletin malına sahip çıkıp “devletin malı olmalı” mücadelesi verdiğimiz için birileri tarafından hem suçlanıyoruz, hem de tehdit ve şantajlarla karşılaşıyoruz!. İlginç değil mi?.

Önümüze öyle ağlar dizilmiş ki, bir ağdan kurtulsak, bir başka ağa takılmamak mümkün değil. Engin denizlere yaşamız gerekiyor, uçsuz bucaksız bozkırlarda yaşama mücadelesi veriyoruz, “bir elimi yağda, bir elimiz balda olsa”, belki engin denizlere yaşamak için yerimizden kıpırdamayacağız ve ağlara takılmayacağız ama, yaşamak için, günlük nafakamızı bulmak için engin denizlere açılmak zorundayız, açılırken de mutlaka ağın bir tanesine takılmakla yüz yüzeyiz!..

Bazı yetkililere; “neden bu işlere sahip çıkmıyorsunuz?”, dediğimde bana; sen zaten ilgileniyorsun, mahkemeye düşmüşsün biz daha ne yapalım” gibi basit, düşündürücü sözlerle karşılaştım, ama söylenen sözlerin ne anlama geldiği hiç önemli değil, önemli olan kimin ne için mücadele yaptığı ve mücadele sonunda kimin haklı?, kimin haksız olduğunun ortaya çıkmasıdır.

Bizler; milletin malı devletin olsun” diyerek mücadele yaparken, kendilerini sosyal demokrat, vatansever, millet sevdalısı olarak görenler veya topluma gösterenler bizlere her çeşit saldırıyı yaptılar yapmaktan geri durmadılar.

2.5 yıl önce başlattığım zorlu ve haklı mücadeleyi, haksızmış gibi savunanlar, hakkımda her türlü iftirayı atanlar, 2.5 yıl sonra kimin haklı olduğu ortaya çıkmasına rağmen neden halen bana saldırmaya devam ediyorlar?.

2.5 yıl önce devleti yönetenler, milletin yaptırdığı binaya sahip çıkıp, yapılan satış iptal edilmiş olsa idi, bizler çileli bir zaman geçirmemiş olacaktık, kavgalar mahkeme koridorlarına taşınmayacaktı.

Peki beni 2.5 yıl önce haksız görenler, 2.5 yıl sonra ilahi adalet yerine geldikten sonra halen neden suçlamaya devam ediyorlar?.

“Aişesi iştir kişinin, aynaya bakılmaz” sözü bugün için söylenmiş söz gibi, bizler milletin yaptırdığı bir dershane binasını, “bu devletin malıdır” dedik mücadeleye başladık, devletten nemalananlar, kendilerini toplumun önde olan insanları olarak topluma göstermeye çalışanlar ise; “hayır bu malı biz aldık, kimden aldığımız önemli değil, önemli olan bu mala bizlerin sahiplenmesi, biz terör örgütü falan anlamayız” mantığından hareket edenler halan yanlışı doğru gibi topluma yansıtmaya çalışıyorlar.

Vatan ve millet sevdalısı nasıl olunuyor?, devlet ve millet için nasıl bir çalışma yapmak gerekir ki” doğrular ortaya çıksın?.

Ülkemizde siyasetin kirlenmesi için ne yazık ki şu veya bu düşünceyi savunduğunu gördüğümüz kişiler yapmaya devam ediyor.

Bizlere saldıranların çoğu, takma isimlerle saldırıyor ve hakaret yapıyor, bir kısmı da yaptığımız mücadeleyi küçümseyerek bizleri halan karalamaya çalışıyorlar!…

El insaf artık, 2.5 yıl önce yapılan hata bugün düzeltilmiş ve bina devletin yani yine milletin olduğu halde milletin malını savunması gerekenler, halen kişisel çıkarları için bizlere saldırmaktan geri durmuyorlar, bu kadar saldırı karşısında yine bizler yalnızları oynuyoruz, saldıran tarafa; “yeter be kardeşim haksızlığınızı artık kabul edin” diyenlerin sayısı çok az!…

Birileri yine tetiğe bastı, bu memlekette suç işleyenler artık karşı tetikçiliğe soyunarak kendilerine çıkar elde etmenin yollarını ararken bize saldırıyorlar ama nafile.

Kim ne halt yaparsa yapsınlar bizler asla hedefimizden, devletimizin ve milletimizin huzur ve mutluluğunu bozan hainlerden, şer güçlerden, devletime ve milletime ihanet edenlere mücadelemizden vaz geçmeyeceğiz.

Bizlere atılmadık iftira, söylenmedik söz bırakmayanlar bugüne kadar amaçlarına ulaşamadılar, bundan sonrada ulaşamayacaklardır.

Pek çok hakaret ve iftira dolu yazılar ve yorumlar içinden, hakaret içermeyen ama yalanları ile insanları yanıltmaya çalışan İsmet Yalçınkaya isimli kişinin yazdığı yoruma bakalım.

İsmet Yalçınkaya Cemalettin bey seni pek tanımıyorum. Ben de Köşe yazarlığı yaptığım için sizi Facebook’a arkadaş olarak ekledim. Siz bu okul sahipleriyle ilgili yeterli bilgiye sahip değilsiniz herhalde. 20 küsür yıl ortaklık yaptığım, dershanecilik yıllarında (yaklaşık 25 yıl) FETÖ üyeleriyle savaş veren rekabet eden birine Fetö’cü demek için uzaydan gelmek gerekir. Bunu ne akıl, ne vicdan ne de din kabul eder. Biz büyük dershane ve final Dershanesi olarak fetö ve yandaşlarıyla yaptığımız kavgaların, onların ticari ahlaksızlıklarından uğradığımız zararların haddi hesabı yoktur. Bu kavgada Asrın lisesi kurucusu olduğunu düşündüğüm Osman bey de benim ortağımdı. Fetöcülerin canı cehenneme, o zihniyet ve devlete zarar verenlerle sonuna kadar mücadele ediyoruz, edenlere de destek veriyoruz. Bu milli meselemizdir. Ancak alakası olmayanları da fetöcülükle suçlamak da insani olmayan bir davranıştır ve bu devlete bilerek veya bilmeyerek düşman kazandırmaktır. Bildiğim kadarıyla binayı fetöcüler yaptırmış, asrın lisesi sahipleri binayı satın alıp okul hizmeti sunuyorlar. Taştan yapılmış bir bina fetö’cü olabilir mi? Taşın sucu ne? İnsanları boşuna mağdur etmenin hiçbir alemi yoktur. İlahi adalete uygun bir takip olmadığını düşünüyorum.” Diyor, bizleri bilmeden yazı yazmakla hatta; “Taştan yapılmış bir bina fetö’cü olabilir mi?” diyerek bir eğitimciye yakışmayan anlamsız sözle işi basite alan İsmet bey, bu bina taştan yapılıp FETO damgası yememiştir, bilmediğin konu hakkında yorum yaparak bizleri suçlamaya çalışmışsın, bir eğitimci dersine iyi çalışıp öğrencilerin karşısına çıkmalıdır, siz dersine çalışmamış, yakanızda tuttuğunuz kimlikle insanları suçlamaya veya baskı altına almaya çalışıyorsunuz, bunları yazmamın nedeni kendinizi, “bilgi sahibi, devletin ve milleti” savunan konuma getirirken bizi bilgisizlik ve yalanla itham etmeye çalıştığınız için yazıyorum. İsmini verdiğiniz dershane mücadelenizi biliyorum, millet ve devlet için değil mücadele vermediniz, FEM dershaneleri veya FETÖ terör örgütüne ait dershanelerle sizler ekonomik çıkar çatışması için mücadele ettiğinizi bizler biliyoruz, konu ile ilgili olan herkeste böyle biliyor, yani sizler kişisel çıkarlarınız için, dershanenizin daha çok öğrenci alması ve para kazanmanız için FEM ve benzer dershanelerle mücadele yaptınız, keşke devletim için mücadele yapmış olsa idiniz, devletin malını gasp etmek isteyenlerle bizleri değerlendirirken daha dikkatli olurdunuz, taştan yapıldığını söylediğiniz binanın piyasa değeri,  4-5 milyon TL iken senin savunduğun kişiler FETÖ terör örgütü elemanlarından binayı resmi rakam 820 bin TL ye satın almışlardır, bu satış dolayısı ile verilen paralar ortada yoktur, ayrıca bu bina resmi olarak 820 bin TL ye gözükse de, satışı bilenlerin ifadesine göre satış için Ayvaz park bölgesinde 5 tane daireyi yeni yapılan binadan verildiği söylediler, bunların araştırmasını devletin yetkilileri ve kurumları yapar bizden bu kadar, şunu da bilmenizi isterim, yıllarca FETÖ terör örgütü ile mücadele yaptığınızı ve Osman Yılmaz’ın mücadele yaptığını söylüyorsunuz, o zaman şu sorunun cevabını savunduğun Osman Yılmaz’a sor; FETÖ terör örgütünden alına mal terör örgütüne ekonomik katkı sağlamak değil mi?, FETÖ cüler bu binayı satmak için çok çırpındılar, alıcı bulamayınca kavga ettiğinizi söylediğiniz hainlerden devletin malını neden aldınız? diye sor, ayrıca siz diyorsunuz ya; “Biz büyük dershane ve final Dershanesi olarak mücadele yaptık” diyorsunuz ya, peki Osman Yılmaz Tokat’taki FETÖ dershanesinde (FEM veya benzeri dershanelerde) eğitim görmüş, benim bilgilerim içinde 10 tane öğrenciyi kendi ortağı olduğu dershaneye neden kayıt yaptı?, yaptığı kayıt karşılığında nasıl bir menfaat sağladı?, buna benzer çok soru sorarız.

Şu bilinmelidir, bizler hiç kimseye iftira atmayız, her yapılan yanlışında peşine düşmeyiz, ancak devlete ve millete yapılan ihanetler karşısında da asla taviz vermeyiz, İsmet Yalçınkaya bey siz doğruları bilerek yazın, bizde işimizi yapalım. Bilerek ve isteyerek, herkesin bildiği devletin malına sahip çıkan bizleri yormayın, hem de vatan sever görüntü içine girerek.

Günün Sözü: GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ.