Niksar’da seçim havasını yeni hissetmeye başladık.

Seçime 4 gün kala seçim havasını hissetmeye başladık, pek çok arkadaşımız; seçimde ne olur?” demeye başladı, demek ki halen karar vermemiş seçmenlerimiz var.

Seçimde ne olur? sorusunun cevabını vermek kolayda şimdi yazmayacağım, benim oyum alenen ortaya çıkacaktır, şu ana kadar gerekli işareti almadığım için şimdilik gizli kalsın!.

Oy gizlidir değil mi, alenen olması için yaptığımız teklif henüz sonuçlanmadı.

Seçimler yaklaştıkça halkımızın aklı ile alay etmeye çalışanları görüyoruz, bence bu saatten sonra insanların aklı ile alay edilmemelidir, kim alay etmeye çalışırsa sandığa mutlaka gömülecektir.

Birkaç gündür insanlarımız şunu soruyor; “Niksar’da seçimden bir gün önce araç konvoyu yapılacak mı? yürüyüş olacak mı?” diyorlar, bizlerde işin yetkililerine konuyu sorduk, Tokat İl Seçim Kurulu müdürü Recep Aymak kardeşimizi telefonlar arayarak “müdürüm araç konvoyu yapmak yasak mı? yürümek yasak mı?” dedik, müdür bey telefonda; “Cemalettin bey Yüksek seçim kurulunun gündeminde kanununda yürümek için, araç konvoyu yapmak için bir izin söz konusu değil, miting yapılacak alanlar belli bizler miting alanları için veya seçim büroları açmak için yapılması gerekenleri izah ediyoruz, izinsiz toplantı veya araç konvoyu için hata yapılırsa güvelik kuvvetleri tutanak tutarlar ilgili seçim kurullarına dilekçe ile konuyu anlatırlar bundan sonrası seçim kurullarının görevidir” dedi.

Bizler konuyu hukuki çerçeve dışında da anlamaya çalıştık, anlaşılan nokta şudur, seçim kurullarının gündeminde, kanununda yürüyüş izni gibi bir madde yok, yürünürse güvenlik kuvvetlerinin veya mülkü amirlerinin de bu konuda “izin verme” yetkileri yok, yürüyüş seçim yasakları içinde ise, araç konvoyu seçim yasakları içine giriyorsa, güvenlik kuvvetleri bir tutanakla konuyu seçim kuruluna  bildirmeleri gerekirmiş.

Seçimlerle ilgili hususlar seçime giren tüm siyasi partilere, temsilcilerine anlatıldı, toplantılar yapıldı, ancak bizim ülkemizde şu kural halen geçerlidir, “kervan yola çıkınca düzelirmiş”.

Bu konu ilk defa Niksar’da gündeme geldi, bugüne kadar böyle bir müracaat olmayınca, Yüksek seçim kurulu kurallar içinde ihtiyaç görülmediği için; “bizim kanunumuzda böyle bir izin yok” diyebilir ama, ortada bir kanun boşluğunun olduğu kesin.

Pek çok insan “konvoy var mı? diyor, bizde muhataplarına konuyu sorduk, yukarıda yazdık.

Şimdi tekrardan bize soruyorlar; “peki daha önceden her seçim de araç konvoyu oluyordu, adaylarla yürüyüşte oluyordu, bu seçimde neden böyle bir konu gündeme geldi?” deniyor, insanlarımız haklı tabi ki, bizde “kervan yolda düzelir” sözü hayat bulduğu için, bugüne kadar hiçbir kimse konuyu resmi kurallar içinde değerlendirmedi için bugün gündeme geldi.

Peki kanun da nasıl bir boşluk olabilir? kanun adamı değiliz ama, boşlukları bulmakta sıkıntı  yaşamayız!.

Seçimlere giren partiler seçmenlerine bilgi veriyor, “şu saatte şurada buluşalım, oradan sonra şu mahalleye veya güzergaha gidip mahalle toplantısı yapacağız” deniyor, partilerin seçmenleri bir yerde toplanıp yol boyunca yürüyor, yürüyüşte halka selam veriliyor, güvenlik kuvvetleri  bir olayın olmaması için gerekli güvenlik tedbirini alıyor, herkes bir birine saygılı olduğunda gayet güzel başlayan yürüyüş, huzurlu şekilde son buluyor.

Araç konvoyları da aynı şekilde gelişiyor, siyasi partiler bir birleri ile bir araya gelip durum değerlendirmesi yapıyorlar bu seçime kadar her parti yapacağı araç konvoyları için bir birleri ile istişare yaparak saatler de anlaşma yapıyorlar , bir parti şehirde araç konvoyu yapınca  saat 14 de, diğer saat 15 de başlıyor, Cumartesi günü akşam saat 17’e kadar seçim çalışmaları yapılıyor, saat 17 den sonra her parti seçim kuralları içinde propaganda yapma işini bırakıyor, peki seçim yasakları başladığı halde siyasetçilerimiz seçim çalışması yapmıyor mu? tabi ki yapılıyor hatta seçim sandıkları kapanana kadar her siyasi parti hangi seçmen sandığa gitmedi ise, o seçmeni tespit edip sandıkta oy kullanması için çalışma yapıyor.

Kanunlar uygulanmak için çıkıyor, ancak pek çok kural kanunlar olmadan konuyor ve uygulanıyor.

Bu seçimde yürüyüş olursa, konvoy olursa ki olacak gibi gözüküyor, kanun koyucu eldeki maddelerde bir kanun maddesi yoksa, belki şikayet olursa dilekçeyi alır ama nasıl karar verir bilemeyiz, kanunda olmayan ceza verilir mi? sanmıyoruz, çünkü söz konusu uygulamayı bütün siyasi partiler yapacağı için, kim kimi neden şikayet edecek.

Değerli arkadaşlar, az kaldı sabır artık, şu ana kadar kim ne dedi, kim ne söyledi belli, artık siyasetçiler son rutuşlarını yapıyorlar.

Söz hakkı seçmenin, bu güne kadar siyasetçiler konuştu, vurdu dağıttı, esti üfürdü, ama Pazar günü son sözü ve en güçlü sesi seçmen çıkartacaktır.

Bu ana kadar seçim çalışmaları ile ilgili pek fazla sıkıntı yaşanmadı, seçmenlerimiz sağduyulu hareket ediyor, tahriklere gelmiyor, söylenen sözler olsa da, konulara sağlıklı yaklaşıyor.

Şu konuda bir not daha yazmayı uygun buluyorum.

Seçmenler üzerinde çok baskı var, özellikle muhtar adayları seçmenleri baskı altına almak için türlü senaryolar yazıyorlar, seçmene yapılan baskı doğru değil, ayrıca belediye başkanlığı seçiminde yine seçmenlere çok ağır tehditlerin olduğunu duyuyoruz, bazı geri zekalılar seçmenlere veya çalışanlarına; “oyunu kullanınca telefonda resim çekeceksin, çekmezsen seni işten atarım veya attıracağım” diyorlarmış.

Geri zekalılara şunu hatırlatıyoruz, seçmenler oy verme kabinine telefonları ile girmeleri zaten kanunen yasak, kanuna karşı gelmenin bir cezası olduğunu  hatırlatırken, seçmenlere baskı yaparak; “kullandığın oyun resmini çekip göndermezsen seni işten attıracağım” diyenler ayrıca suç işliyorlar ve suça teşvik ederek bir başka suç işliyorlar, bu konuların takipçisi olacağız, her insan hür vicdanı ile oy kullanmalıdır.

Günümüzde insanları “işten atarım, attıracağım” demek adiliktir, kahpeliktir, şerefsizliktir.

Günün Sözü: gün ola harman ola.