Dün 10 Kasım Atatürk’ü anmak ve anlamak günü idi.
Niksar’da 10 Kasım Atatürk’ü anmak ve anlamak için yapılan programa katıldık, ebedi yolculuğa giden bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü andık, ama anlamaya çalışmak için halen bir şeylerin noksanlığını gördük.
Atatürk’ü andık ama tam değil, insanlar doğar, büyür, olgunlaşır ve ebedi yolculuğa mutlaka çıkarlar, bu her canlı için geçerlidir.
Bize hayat veren, doğmamızı emreden, ölmemiz için de kuralları koyan Cenabı Allah’tır.
Bir gün doğduk, bir gün mutlaka öleceğiz.
“Her nefis ölümü tadacaktır”, bundan kaçmak ve kurtulmak söz konusu değildir.
10 Kasım “Atatürk’ü anmak ve anlamak” programında neler yapılıyor, belki de 80 yılın 70 yılı hep aynı sözler, aynı şiirler, aynı resimler, şiirlerde veya yazılan kompozisyonlarda farklı gençler ve çocuklar yazdıkları için, bazı cümleler veya kelimeler farklı olmuştur bunun dışında her anma programı rutin devam etmekte.
Atatürk’ün en sevdiği şarkılar, en sevdiği türküler, görev yaptığı yerler, elinde tuttuğu sigaralı görüntüler, yüzlerce resim ve ebediyete intikal eden bir değerin, bir özel insanın arkasından yapılan anma programı!.
Ne demiştik; “HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR” o zaman ölmeden önce yaptıklarımız bizlerle ebedi yolculuk yapmış olacak, sonra iyi bir evlat, iyi bir nesil, iyi bir millet bırakmış isek onların bizler için yapacağı en önemli husus hayırla anılmak ve hayır dualarının yapılmasıdır.
10 Kasım günü program yapıldıktan sonra kısa bir sohbet yapılırken bir arkadaşımız şunu ifade etti; “programlarda neden Atatürk’ün elinde sigaralı görüntüler oluyor, bence buna dikkat edilmeli” diyerek gençliğe örnek olan bir devlet adamının sigaralı resminin olmasına gönlü razı değil, bu fikir doğru bir fikir dikkat edilmesinde fayda vardır.
Sonra biz kendi düşüncemi Niksar Milli Eğitim müdürü sayın Muzaffer Bolat’a söyledim; “müdürüm Atatürk’ü anmak, anlamak ölmüş bir insanın arkasından şarkı ve türkü söylemekmidir?, insan ahirette güzel anılmalı ve en önemlisi hayır dualarının yapılmasıdır” dediğimde Muzaffer bey; “abi biz elimizdeki resmi program akışını uygulamak zorundayız, program içine Kur’anı Kerim okutsak, dua yapılmasını sağlasak sıkıntı yaşarız” dedi, o zaman bende buna itiraz ediyorum ve şair Halim Yağcıoğlu’nun şu anlamlı sözleri ile işin anlaşılmasına vesile olmasını istiyorum.
Siz beni hâlâ anlayamadınız,
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,
Hep tutturmuş “yıl 1919, Mayısın 19’u” diyorsunuz,
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.
Mustafa Kemal’i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,
Mustafa Kemal’i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Diyor ve ekliyor;

Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,
Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.” diyerek devam ediyor, bizlerde diyoruz ki; Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyetinin kurucusudur, ama cihan imparatorluğunun bir paşasıdır, bir subayıdır, İslam terbiyesi ile yetişen önemli bir devlet, siyaset ve komutandır, “Her Nefis Ölümü tadacaktır” sözünden hareket edince bu ülkenin kurucusu insanın ebedi istirahatgahın da duaya ihtiyacı vardır.
Bir insanın ölüm yıl dönümü kutlanırken makam ve mevkii ne olursa olsun duaya ihtiyacı vardır.
Bizler bu ülkenin kurucu Gazi Mustafa Kemal paşamızı anarken 2 dakikalık saygı duruşunda içimizden duamızı okuyor, onun ruhuna ve tüm şehitlerimizin ruhuna duamızı kısa sürede okuyoruz, ama bizlerin içinden okuduğu duanın dışında 10 Kasım anma programında da duaların okunmasını istiyoruz, arzuluyoruz.
10 Kasım anma programında Gazi Mustafa Kemal paşamız ve silah arkadaşlarının ruhlarına Kuranı Kerim okunmasın güzel ne olabilir?, tabi ki anma programında Cumhuriyetin kurucusunun öz geçmişi yaşadıkları, nasıl kahramanlıklar gösterdiği anlatılmalı, zaten anlatılıyor.
Programlar yalnızca protokol da olan insanlar için yapılmıyor ki, okul öğrencileri de yapılan programları izliyor ve yeni nesiller bu ülkenin değerlerini bilerek yetişmelidir.
Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal paşamız bu ülkenin milli ve dini değerlerinin yaşaması için mücadele yapmıştır, milli ve din değerler için savaşan bir komutanın ve devlet adamının programında mutlaka manevi olarak önemli olan dualar yapılmalıdır.
Bizler işin çok detayına inmedik, inmek gibi bir düşüncemizde yoktur. Bizler ölen her kim ise Müslüman olduğuna göre mutlaka duaların okunmasını arzu ediyoruz.
Neden ve niçinlere bakmıyoruz, önemli olan İslam dininin emirleri ve kuralları içinde mutlaka ölen insanların ruhları için Kuranı Kerim okunmalıdır.
Bazı insanlar zaman zaman Diyanet İşleri Başkanlığını eleştiriyor; Cuma hutbelerinde neden şu konuda konuşma yapılmadı, neden dua yapılmadı” diyerek, bizlerde bu yapılan ihmalkarlığın mutlaka düzeltilmesini istiyoruz ve teklif yapıyoruz, İslami kurallar içinde insan yaşadığı günlerin yad edilmesi doğrudur ama en makbul olan anma programı, insanların hayatta yaptığı çalışmalar ortaya konduktan sonra Dualarla ruhların yad edilmesi olmalıdır.
ATATÜRKTEN SON MEKTUB’UN DEVAMI İLE NOKTA KOYALIM
Bana muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan;
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı,
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı,
Mustafa Kemal’i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil
Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,
Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.
Mustafa Kemal’i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız,
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
Mustafa Kemal’i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
Görüyorum ki hâlâ aynı yerdesiniz hiç
ilerlememiş;
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek
dururken,
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız
gülen,
Mustafa Kemal’i anlamak işitmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla,
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla,
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,
Paydos öğünmeye, paydos avunmaya, yeter,
yeter,
Mustafa Kemal’i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Halim Yağcıoğlu

Günün Sözü: DUA RUHUN GIDASIDIR