31 Mart seçimlerinin galibi Cumhur İttifakı evet, tamamda!, galip gelmek yetiyor mu?.

31 Mart seçimleri ülkede sürprizleri beraberinde getirdi, Cumhur İttifakını oluşturan partiler seçim başarısı ile sandıktan çıktı ama, Ankara’yı kaybettikten sonra başarının bir anlamı yok.

İstanbul seçimleri henüz netleşmiş değil, bu konuda iş netleşmeden bir şey söylemek mümkün değil.

31 Mart seçimlerinin galibi yine halk oldu, halkımız siyasetçilere gereken mesajı verdi, peki mesaj alındımı?, bekleyip göreceğiz.

Bu seçimde dikkatimizi çeken bir hususu paylaşmak isterim.

CHP yetkilileri her seçimde sandıklar konusunda feryat figan ederlerdi, “sandıklarda nöbet tutacağız, oyların çalınmasına fırsat vermeyeceğiz, Elektrik trafolarında nöbet tutup kedilerin trafoya girmesine fırsat vermeyeceğiz” şeklinde sözler sarf ederlerdi, bu seçim öncesinde hiçbir CHP yetkilisinin ağzından böyle sözler duymadık, hayret edici bir durum idi, sonra sandıklar açıldı, Ankara ve İstanbul da flaşlar patladı.

Yani diyeceğim şu ki; AK parti güç sarhoşu olmuş, her seçimi çantada keklik görmüş, AK Partili yetkililer uyurken, CHP ve destekçileri ilk önce sandıkların başındakileri ele almışlar, iyi ders vermişler, iyi eğitmişler, iyi eğitilen sandık başkanları ve destekçileri sandıklara hakim olmuşlar ve sonuç kaçınılmaz olmuş!.

Sandıklar önemli, her seçimde önemli, bu seçim de daha da önemli idi.

Ankara dan ve İstanbul dan aldığımız sinyaller seçimlerde sürprizlerin olacağı idi, seçim öncesi alınan sinyaller, seçim sonunda yaşandı.

İstanbul seçimlerine itirazlar AK Parti tarafı gerekli girişimlere başladı, bu seçim de ilginç sonuçlar görüyoruz.

17 yıllık AK Parti iktidarı, henüz devletin kurumlarında hakim değil, iktidar ama, halen muktedir değil!.

Ülkemizde iktidar olmak başka şey, muktedir olmak başka şey!.

İstanbul seçimlerinin sonunda AK Partinin adalet bakanlığı içinde halen hakim olamadığı, yani muktedir olamadığı belli, bu yaşanan süreçleri tarihe not düşmek için yazıyoruz.

Hani CHP li yöneticiler pek çok defa AK partinin devlet içinde kadrolaştığını söylerlerdi, ama AK Parti 17 yıllık iktidarında halen muktedir olamamış, muktedir olsa AK Partinin seçimler sonunda açık ve net yapılan hataları delilleri ile birlikte seçim kuruluna sunuyor, ilçelerde oylar yeniden sayılırken, CHP kurmayları İl seçim kuruluna itiraz ederek sayılmakta olan oy pusulalarının sayımını durduruyor!, bu neyin göstergesidir?.

CHP belediye başkan adayı sayın İmamoğlu seçimi açık ara ile kazandı ise, oyların yeniden sayılmasından neden rahatsızlık duyuyor?.

CHP Ak Partinin oyların sayılması için yaptığı itirazı desteklemesi gerekir, şayet CHP belediye başkan adayı seçimleri açık ara ile kazandı ise, oy pusulalarının yeniden sayılması sonucu CHP adayının kazandığı netleşince CHP ikinci bir zafer kazanmış olacak!.

Yanlış bir şey söylemedik, CHP oy pusulalarının yeniden sayılması sonucu kazandığı ortaya çıkarsa, ikinci zaferini halka anlatmış olacaktır!.

Seçimlerin sonucunu bekleyeceğiz, AK Parti 17 yıllık iktidarı döneminde en zafiyet gösterdiği seçi bu seçim olmuştur, güç sarhoşluğu yaşamış, partinin kuruluşundan bugüne kadar gelen süreçte AK partiye gönül veren insanlar dışlanmış, partiye zarar veren ve verecek olanlar söz sahibi olmuştur!, bu tavırlar belki pek çok küçük şehirlerde çok  dikkat çekmiyor ama, Ankara ve İstanbul’da kendisini göstermiş oldu.

Makamlar bazen insanları “güç sarhoşu” yapar, bölgemizde de bunu gördük ve yaşadık. Tokat ve ilçelerinde seçim sonuçları AK Parti açısından pek parlak olmadı, evet Tokat merkezde seçimi AK Parti kazandı, yani sayın Eyüp Eroğlu le seçim kazanıldı, ama kolay bir seçim olmadı, sayın Eroğlu’nun halk tarafından sevilmesi yapılan hizmetlerin halk tarafından takdir  görmesi AK partinin seçim kazanmasında etkili oldu.

Seçim sonuçları hakkında düşüncelerimiz en çok bölgemiz için olacak, sıcak gündem olduğu için İstanbul ve Ankara dedik.

Bizler sabah işyerimizi açıp Bismillah deyip notlarımızı yazmaya başlayınca benim  dostlarım içinde olan Duran kardeşim bugün erken saatte beni ziyaret etti, konuşurken söylediği sözler ilginç idi; “seçimi kim kazandı” dedi ve ekledi; “seçimi Lamba kazandı, Duran kaybetti” dedi, buradaki ayrıntıyı dikkatinize sunarım.

Benim dostlarımın verdiği mesajlar bizi son derece etkiler, seçim öncesi yine konuşurken işareti vermişlerdi!. Amma lakin süreç başlamış, geri dönüşü olmayan yola girilmişti, sonuç değişmedi, herkes kendisine düşen payı alacaktır.

Bu seçim sürecinde hiç taraf olmadık, olmamaya özen gösterdik, bizlere sunulan yemeği yemek zorunda idik.

Koskoca Kış ayını bitirdik, Bahar günlerini güzel yaşayalım istedik, zorlu geçen Kış günleri sonrasında, Bahar ayının soğuk geçeceği haberleri geldi, sonuçta öyle oldu, zorlu kış günlerinden sonra soğuk bir bahar ayı yaşandı, Mart ayında sert soğuklar oldu, Bahar müjdecisi olan Erikler yanmaya mahkum kaldı.

Ankara ve özellikle İstanbul seçimlerinin her aşamada mağlubu AK parti olmuştur, AK parti güç sarhoşluğu yaşamıştır, teşkilatlar sayın Cumhurbaşkanımıza sağlıklı bilgi sunmamışlar, Refah Partisi ile başlayan İstanbul seferleri AK Partinin en güçlü olduğu dönemde sona ermekle yüz yüzedir.

İstanbul da yaşayıp otobüsler dolusu insanlar Anadoluya uçarak gelirse, sonra her iki tarafta yazılan seçmenlerin hiçbir yerde oy kullanmaması AK Partinin seçim kaybetmesine neden olmuştur.

İstanbul seçmeni olup Anadoluya muhtar seçmen için, belde belediye başkanı seçmen için koşarak gelenler, keşke tekrardan Ankara ve İstanbul’a bırakılsa orada oy kullansa idiler, bugün AK parti iktidarı iki büyük şehirde seçim kaybetmeyecekti!.

Günün Sözü: AKILSIZ DOSTUN OLACAĞINA AKILLI DÜŞMANIN OLSUN