Tarihe not düşmeye devam ediyoruz.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin sefere çıkmasını hazmedemeyenler, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölgenin huzuru için başlattığı ve ABD nin masaya oturmak zorunda kaldığı meselelerin çözümü için başlayan anlaşmaları hazmedemeyenlere sesleniyoruz.

23 saat 59 dakika ülkemize ve milletimize kötülük yapın ama, 1 dakikanızı vatan ve millet için harcayınız!. Ey Gaflet ve ihanet içinde olanlar!.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ABD Suriye meselesinde belli ölçülerde anlaşmaya oturdu, ülkemiz için önemli kazanımların elde edildiği anlaşma yürürlüğe girdi.

Bazı insanlar gaflet, hatta gözleri kör, kalpleri kararanlar da ihanet içinde bulunabiliyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri Barış Pınarı harekatına 9 Ekimde çıkmış, SEFER BİZDEN, ZAFER CENABI ALLAH’TAN” diyerek Suriye’ye barış  ve huzuru getirmek için kutlu bir yola çıkmıştır.

Suriye de 7 yıldır akan kan ve göz yaşlarının dinmesi için yola çıkan Türk Silahlı kuvvetleri Baş Komutan sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın; “Ey Güçlü Ordu, Ey Güçlü Asker, Allah gazanızı mübarek etsin, ayaklarınıza taş değmesin, gazamız hep birlikte mübarek olsun” düşüncesinden hareketle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sefer yolculuğu başlamış oldu.

“Ey Güçlü Ordu, Ey Güçlü Asker, Allah Gazanızı Mübarek etsin”  demek çok önemli, bu güzel temenni ile yola çıkan Mehmetcik çok şükür 9 günlük yaban ellerdeki yolculuğa şimdilik nokta koyarak, önemli bir operasyona daha imza attı ve  7 yıldır kan ve göz yaşı içinde inim inim inleyen Suriyeli insanların rahatlamasına vesile oldu.

Türk Devleti çıktığı kutlu yolda bütün şer güçleri amaçlarını yerle bir etmiş, başta ABD olmak üzere dökülen kan ve göz yaşının durması için Türk Silahlı Kuvvetlerinin üstün başarısı sonunda pes ederek masaya “barış için oturmak zorunda kalmıştır.

Türk Milleti ve Türk Ordusu Suriye topraklarında destanlar yazarak masum ve mazlum Suriye halkının daha fazla katledilmemesi için büyük gayret sarf etmiştir.

Şimdi Türk Ordusunun başarısını,yazdığı destanlaşan seferini çekemeyenler, türlü iftiralar içine girerek; “ peki neden harekat ilerlemiyor?, neden harekat durduruldu?” diyerek laf söylüyor, hatta birazda ileri giderek çirkin sözler sarf ediyorlar.

Türk Devletinin ve Silahlı Kuvvetlerinin üstün başarısını hazmedemeyenler; Trump mektup yazmış, bu mektup çöpe atılmış böyle rezalet görülmemiş” diyenler şunu unutuyor, ABD Devlet Başkanı Trump sayın Devlet başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a  mektup yazmış, bizim Devlet Başkanımız da ABD başkanına Suriye topraklarında destan yazan sefere çıkarak çok önemli ve devlet adamına yakışan cevap vermiştir.

ABD başkanının  kağıt üzerine yazdığı çirkin mektubun içeriğine ulaşmaya çalışan satılmış beyinliler, Türk Askerinin başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığı emirle Suriye topraklarında yazdığı destanı ne gözleri görüyor, nede okunan destanını kulakları duyuyor!, bu düşünce gaflet içinde olmak değil de nedir?.

Ey gaflet içinde olanlar, yeter artık uyanın, bu topraklarda doğdunuz, bu topraklarda yaşıyorsunuz, bir gün olsun doğduğunuz bu topraklarda yaşayan insanlara saygı duyunuz.

Biliyoruz gaflet uykusundan uyanmak istemiyorsunuz, 23 saat 59 dakikanızı bu ülkeye ve yönetimine kötülük yaparak yaşamak isteseniz de hiç değilse 1 dakikanızı bu topraklarda, vatan ve millet sevdası ile yaşayan, aziz Türk milletine, masum ve mazlum Suriye halkına saygı duymaya çalışın.

Türk Silahlı Kuvvetleri çıktığı kutlu yolculukta üstün başarılar sağlamıştır, sonunda kan ve göz yaşının akmasına vesile olan ABD ve koalisyon ortakları Mehmetciğin sağladığı başarılar sonunda masaya oturarak daha fazla kan ve göz yaşının akmaması için çalışmalar başlatmıştır.

Türk devletimizin yetkilileri ABD nin “yeter silahlar sussun” düşüncesi karşısında her iki taraf masaya oturarak önemli anlaşmalara imza atıştır.

Devlet Başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan oturulan masada şu şartı koşmuştur; “Suriye halkının can ve mal güvenliği için, 32 kilometre derinlik ve 444 kilometre geniş alanda bulunan teröristler sınır dışına çıkacak, elinde bulunan silahlar bırakılacak, açtıkları kuyular kapatılacak bu işlerin yapılması için size 120 saat süre veriyoruz, bu süre içinde yazılı metindeki konular çözülmez ise, Ordumuz çıktığı kutlu sefere devam edecek, gerisini siz düşünün” dedi.

Devlet Başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan 7 yıldır ABD başkan ve yetkililerine “Suriye de güvenli bölge oluşsun, ülkemizdeki 3 milyon 600 bin kişi kendi ülkelerinde yaşasın” sözlerini dikkate almayan ABD başkan ve yetkilileri, ilk uyarı olan “Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı” operasyonlarının ne kadar başarılı olduğunu gören ABD ne yazık ki gaflet uykusundan uyanmamaya gayret etti, buna rağmen Devlet Başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan; “ey ABD ve koalisyon ortakları uyanın artık Suriye de akan kan ve göz yaşı dursun, aksi taktirde BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ” dedi, bu önemli uyarılara rağmen, Suriye de Kan ve gözyaşlarının aklaması için cinayetlere devam eden ABD ve koalisyon ortakları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin “Barış Pınarı” Harekatı  ile gaflet uykusundan uyanmış oldular.

Ne mutlu Türküm diyene, Türk Devleti dünyada var olduğu günden bugüne kadar, tüm insanlık için, barış, huzur ve mutluluğun hakim olmasına gayret etmiş, her bulunduğu topraklarda yaşayan milletlerin huzurlu bir hayat yaşamasına çalışmıştır.

Türk Devletinin ve milletinin bir ferdi olarak, Devlet Başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’la ve Türk Ordumuzla gurur  duyuyorum, Cenabı Allah Devlet Başkanımıza sağlıklı bir ömür, Türk Ordumuzu her yerde Muzaffer kılsın.

Bir kez daha vatandaşlık görevimizi yapıyorum.

23 saat 59 dakika ülkemize ve milletimize kötülük yapın ama, 1 dakikanızı vatan ve millet için harcayınız!. Ey Gaflet ve ihanet içinde olanlar!.

Günün Sözü: SEFER TÜRK ORDUSUNDAN, ZAFER ALLAH’TAN.