Sudi Arabistan vatandaşı, ABD  pasaportuna sahip gazetecinin öldürüldüğü artık kesinleşmiş oldu.

Peki dünyanın takip ettiği bir ölüm olayı neden 17 gün sonra Sudi yetkililer tarafından itiraf edildi?.

Ülkemizi farklı bir senaryo ile köşeye sıkıştırmak isteyen hainler adam öldürmekte amaçlarına ulaştılar ama, ülkemize çamur atma konusunda başarılı olamadılar.

Şu artık çok net anlaşıldı ki, İslam ülkelerinin çoğunun boynunda ABD tasması var, ABD kedinin fare ile oynaması gibi İslam ülkesi görünümünde olup ABD ve İsrail egemenliğindeki ülkelerle oynuyor.

Sudi Arabistan yönetimi neden Türkiye de böyle bir olayın olmasını arzu etti, bizler yaşanan olayın Sudi Arabistan yönetiminin ölüm olayına çokta sıcak baktıklarını sanmıyorum, lakin sonuçta ölen gazeteci Cemal Kaşıkçı Sudi vatandaşı, öldürenlerde ABD nin kendi yetiştirdiği yine Sudi infaz timidir.

Gazeteci rahmetli Cemal Kaşıkçı’nın ölüm olayından ABD başkanı Trump’un haberini olduğu kesin,  ABD başkanı Sudi Arabista’nın en yetkili insanları ile konuşuyor, ama bir türlü Kaşıkçı’nın öldüğünü açıklamıyor, bir Tv programında ABD başkanı “Sudi Arabistan’la ilişkilerimi kesemeyiz olayı takip ediyoruz” dediğinde ABD nin yine Sudi Arabistan’ın tepesine çökeceği sinyalini vermişti.

ABD son ölüm olayı sonrasında yine Müslümanların hakları olan Petrol gelirlerine el koymuş olacak, Sudi Arabistan bu ölüm olayında kendi insiyatifi dışında ABD destekli bir ölüm olayının altından kalkması söz konusu olamaz, Sudi yönetimi olayın olduğu ilk günde doğru haberi dünyaya anlatmış olsa idi, olay özellikle bir cinayette olsa, “yaşanan arbede “de ölüm olayı gerçekleşmiş, suçlular gerekli cezayı alacaklardır Türk Hükümetinden de özür dileriz” şeklinde bir açıklamada bulunsa idi, ABD nin kucağına düşmeyecekti.

Sudi gazetecinin ölüm olayını ülkemiz çok doğru kararlar vererek iyi yönetmiştir.

Ülkemize oyun oynandığında çoğu zaman şansımız yaver gidiyor, bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Sudi gazeteci rahmetli Cemal kaşıkçı evlenmek üzere ilk müracaatını ABD de bulunan Sudi Arabistan Büyükelçiliğine müracaat ediyor, orada aldığı cevap dikkate değerdir; “sen bu işlemleri Türkiye’deki elçilikte yapacaksın” demeleri üzerine gazeteci ülkemize işlemlerini yapmak için geliyor, bu ayrıntılar ölmüş bir insan için bizleri pek ilgilendirmiyor gibi gözükse de, ülkemize kumpas kuran ABD nin ne kadar hainlik içinde olduğunu görmek için önemlidir.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı bir hafta önce Sudi Arabistan elçiliğine geliyor orada çok güzel karşılanıyor, elçilikte kendisine karşı o kadar samimi ve sıcak davranıyorlar ki Kaşıkçı karşılaştığı muamele karşısında şaşırıyor, görüşmelerden sonra kendisine; “1 hafta sonra şu saatte gel” diyerek kaşıkçıyı gönderiyorlar, Kaşıkçı kendisine karşı gerçekleşen sıcak davranıştan şüpheleniyor, yaşanan süreç çok insani ama rahatsızlık duyuyor, bir hafta sonra tekrar Sudi elçiliğine giderken nişanlısı ile birlikte elçilik bölgesine gidiyor, Nişanlısının dışarda kalmasını istiyor, cep telefonunu nişanlısına veriyor, kendisinin karşılaşacağı bir aksilik karşısında çıkışı geç olduğunda nişanlısına; “gecikirsem şu telefondaki insanları ara haber ver mutlaka” diyor.

Sudi yöneticilerinin veya infaz timinin hesaplayamadığı Nişanlının elçilik dışında kalması ve çıkışın gecikmesi halinde yaşanan süreçler hesap edilmiyor, Kaşıkçının infazına karar veren infaz timi, amacına ulaşıyor, ama ölüm olayı gerçekleşmiş olsa da, Türkiye’nin üzerine atacakları suçlama gerçekleşmemiş oluyor.

Sudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Türkiye’ye giriş yaptığı belli olacaktı, nişanlısı ile beraber elçiliğe gelmeyip kendi işlemlerini yapmak üzere tek başına elçiliğe gitmiş olsa idi, bugün ülkemiz üzerinde çok senaryolar yazılıp oynanacaktı, çok şükür ayaklarına dolandı ve ülkemiz için güzel bir sonuç ölen insan için talihsiz bir ölümle olay ortaya çıkmış oldu.

Danıştay saldırısı unutuldu gitti, ülkemizi kaosa sürüklemek isteyen hainlerin çok defa senaryolar yazdılar çok şükür hep senaryoyu yazanlar ve oynayanların ayaklarına dolaştı.

Danıştay saldırısında Avukatı Polis memuru durdurmamış olsa idi, infazı gerçekleştiren Avukat yakalanmamış olsa idi, ülkemizin nasıl bir karanlık tablo ile karşılaşacağını düşünmek bile istemeyiz, infazın yapıldığı yer bu ülkenin en önemli  yargı kurumları arasında, hükümet ile yargının nasıl bir kavga içine sokulacağını düşünmek bile insanı ürkütüyor.

17 gün önce Sudi elçiliğinde yaşanan hain plan ülkemiz üzerine leke olarak kalmış olsa idi, zaten Sudi yönetimi ile limoni olan ilişkiler Allah korusun gelecek günlerde ve yıllarda ülkemizden Hacca gitmek isteyen insanların önünün nasıl kesildiğini görmüş olur idik!.

Hani şu güzel söz var ya; “ZALİMİN ZULMÜ VARSA, GARİBİN ALLAHI VAR”, gerçekten de, Cenabı Allah ülkemizi seviyor, insanımızı seviyor ve bizleri en sıkıntılı zamanda koruyor, hainlerin amaçlarına ulaşasına mani oluyor.

ABD nin oyuncağı olan Sudi Arabistan yönetimi ABD  nin yine oyununa geldi artık milyar dolarlı rakamlar ABD nin kasasına girmeye devam edecektir.

Türkiye’nin neden güçlü olması gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Neden Türkiye’nin güçsüz olması için başta ABD sürekli ülkemiz içinde ve dışında oyunlar oynadığını ülkemizi sıkıştırarak ülkemizin boynuna tasma takmak istediğini anlıyoruz.

AK Parti iktidarı yanlış yapmıştır, yanlış da yapabilir, sayın Erdoğan eleştirilmesi normaldir, çünkü o bir insandır, ama şu gerçeği unutmamak gerekir Cumhurbaşkanımız gibi güçlü bir devlet ve siyaset adamı ülkemizi yönetiyor olmasa idi, bugün ülkemizde Allah korusun kardeş kanı akıtmaktan asla geri durmazlardı.

Bugün ülkemizin yönetimi sayın Cumhurbaşkanımızda olmasa idi, Allah korusun ülkemiz kan gölü içinde olurdu.

Gazeteci Cemal kaşıkçı olayı sıradan bir ölüm olayı değildir, Sudi Arabistan’la ülkemizin arasını açma çalışmaları, beraberinde ABD nin İran’a uygulamak istediği ambargo ve bölgemizde ve ülkemizde yaşanacak her türlü krizi düşünmek bile tüyler ürperticidir.

Bir ölüm olayını 17 gün geciktiren bir devlet yetkilileri, 17 gün sonra elçilikte arbede olmuş orada ölüm olayı gerçekleşmiştir” diyerek işin içinde sıyrılmak istiyorlar, ne ilginç değil mi?, günlerdir koskoca devlet adamları, “elçilikte Cemal Kaşıkçı yok” diyerek işi kapatmaya hatta ülkemizi suçlamak için çalışmalar yapacaktılar, ama ülkemizdeki TV ve gazetelerin sürekli konuyu gündemde tutmaları, zaman zaman bazı belge ve bilgileri yayınlamaları, Cumhurbaşkanımızın olayın aydınlanması, ancak olay aydınlatılırken devletlerin sıkıntıya düşmeden işin çözülmesini istemesi, yaşanacak kaosları önlemiştir.

Günün Sözü: “ZALİMİN ZULMÜ VARSA, GARİBİN ALLAHI VAR”.